• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 3 °C

Dünya Hava Kargo Pazarı Büyüyor

Dünya Hava Kargo Pazarı Büyüyor
2008 yılında dünyada işletilen kargo uçaklarını ve yük trafik akışına göre, 20 yıl içinde yük trafiği üç katına çıkarken kargo uçak filosu iki katından fazla artış gösterecek. Önümüzdeki yirmi yılda teslim edilecek yeni kargo uçaklarının değerinin de 210

2008 yılında dünyada işletilen kargo uçaklarını ve yük trafik akışına göre, 20 yıl içinde yük trafiği üç katına çıkarken kargo uçak filosu iki katından fazla artış gösterecek. Önümüzdeki yirmi yılda teslim edilecek yeni kargo uçaklarının değerinin de 210 milyar dolar civarında olması öngörülüyor.

Hava kargonun ve uçak filosunun önümüzdeki yirmi yılını değerlendiren dünyanın dev uçak üreticisi Airbus, 20 Yıllık Küresel Pazar Tahmini Raporu’nu hazırladı. Buna göre bugün operasyonda olan kargo uçaklarının yüzde 72’si 2028 yılında emekliye ayrılacak.

2008 yılında kargo uçak filosu, 1,731 uçaktan oluşuyordu. Bunların 53’ü ‘kombi’ (ana gövdede yolcu ve yükü birleştiren) uçaklar, 59’u da çabuk değişir (paletli koltukların birkaç saat içinde çıkartılması ile yolcu ve yük operasyonları arasında değişim yapılabilir) uçaklardı. Geçmişte bu uçaklar bazı ülkelerde posta servislerini hızlandırmışlardı. Filoda kalan bu kombi uçaklar gittikçe daha fazla oranda tam kargo uçaklarına çevrilmektedir ve üreticilerin artık yeni kombi teslimatı yapmaması sonucu birkaç yıl içinde pazarda tamamen yok olması beklenmektedir.

Mevcut filo toplam 190 operatör tarafından işletilirken bunların büyük çoğunluğunun uçak sayısı oldukça sınırlı. Önde gelen yük tümleyiciler, toplam filonun yüzde 50’si ile en büyük payı işletiyorlar.

Bunların en fazlası ise, 40 operatörün dünya filosunun yüzde 57’sinden fazlasını kullandığı Kuzey Amerika’dan işletilmekte. Bunun sebebi de, önde gelen tümleyicilerin çoğunluğunun ABD’de yerleşik olmasından kaynaklanıyor. Kuzey Amerika’dan sonra en büyük kargo uçak filosuna sahip olan bölgeler Avrupa ve BDT ve onları da dinamik Asya-Pasifik izliyor. Halen Orta Doğu’da daha az sayıda kargoya özel uçak olmasına rağmen bu bölge çok hızlı büyüyor. GMF’nin tahminlerine göre, ister yeni, ister dönüştürülmüş olsun, kargo uçakları 35 yaşına varıncaya kadar işletiliyor. Küçük kargo uçakları 37 yıl operasyonun ardından emekliye ayrılıyor. Kombilerin ve diğer uçakların ortalama 20 yıldan sonra kargo uçağına dönüştürüldüğü göz önüne alınırsa, bunların yaklaşık 15 yıl boyunca yük uçağı olarak kullanıldığı söylenebilir. Önümüzdeki 20 yıl içinde bugünkü kargo uçağı filosunun yüzde 72’sinin hizmetten çekilmesi bekleniyor. Bu da 1,257 uçağın emekliye ayrılması anlamına geliyor. Halen uçmakta olan küçük kargo uçaklarının yaklaşık yüzde 94’ünün 2028 yılında ömürlerinin biteceği, 563 uçağın da karlı operasyon yürütemeyecek kadar yaşlı olacağı öngörülüyor. Diğer taraftan, diğer kargo uçağı sınıflarından daha genç olan büyük kargo uçaklarının önümüzdeki 20 yıl içinde yalnızca yarısının hizmetten alınacak, bu da bu segmentte daha düşük talep olacağını gösteriyor.

Yirmi yılda kargo trafiği üç katına çıkacak

2003’ten itibaren süren istikrarlı büyümenin ardından hava kargo trafiği global ekonomik şartlara ve tüketici taleplerindeki azalmaya bağlı olarak sert bir düşüş ile karşılaştı. Ancak tahmincilerin çoğunluğu, ekonomik gereklerin bir kez daha malların özellikle havayolu ile taşınmasına talep doğuracağı beklentisi ile pazarın iyileşeceği konusunda hemfikirler.

Hava kargo, diğer taşıma araçları ile karşılaştırıldığında özellikle ileri teknoloji veya çabuk bozulabilir türde malların taşınmasında hız avantajı sunuyor. Ayrıca sermayenin daha çabuk serbest bırakılması ile katma değer sağlıyor. Borçlanmanın daha zor ve likiditenin daha önemli olduğu günümüzde, havayolu ile taşımacılığın sağladığı bu fayda müşteriler ve freight forwarderler tarafından daha fazla değer görüyor. 

Yakıt fiyatları, hava kargo ekonomisinde yolcu taşımacılığında olduğundan da daha önemli bir parametre. Çünkü kargo taşımacılığında yolcuya bağlı maliyetler söz konusu değil. 2005’den 2008 yılı ortalarına kadar yakıt fiyatları son derece artarak küresel filoda önemli değişikliklere neden oldu. Pek çok eski tip uçak verimsizlikleri nedeniyle baskı altına girdi. Bu durum ayrıca bazı havayollarını yüksek operasyon masraflarını karşılamak için yakıt ek ücretlerini fiyatlarına yansıtmaya sürükledi ve bu durum navlunun havadan diğer taşıma modlarına kaymasına neden oldu.

Krizin etkilerinin başlamasından ve hava kargoya talebin bundan olumsuz etkilenmesinden itibaren stoğa kaldırılan eski tip uçakların sayısı da arttı. Bu uçakların en iyileri talep yeniden arttığında hizmete girebilir ancak eski, yakıt verimliliği düşük olan bu uçakların büyük çoğunluğu bir daha uçmayacaklar ve bu da emekliye ayırma hızını artıracak.


Asya-Pasifik kargo uçak filosu 5 katına çıkacak

Asya-Pasifik son yıllarda en dinamik bölge oldu ve önümüzdeki 20 yıl içinde de büyüme açısından önde gelen bölge olarak kalması bekleniyor. Ekonomik büyüme batılı ülkelerden daha yüksek ve nüfusun önemli bir kısmı gittikçe artan biçimde tüketimci hale geliyor. Ayrıca mesafeler, arazi yapısı ve büyük nüfus merkezleri açısından bölgenin coğrafyası kara taşımacılığını zorlaştırarak hava kargo taşımacılığı için fırsat yaratıyor.

Ancak, özellikle iç taşımalarda deniz taşımacılığı hava kargonun güçlü bir rakibi. Bazı durumlarda düşük işçi maliyetleri, bazılarında ise tüketici mallarının ve endüstriyel ürünlerin dünya çapında üretimine odaklanılması nedeniyle, Asya ülkeleri tekstilden bilgisayara ve ev aletlerine kadar geniş yelpazede ürünün üretilmesinde kilit bir merkez haline geldi. Bu üretimin bir kısmı iç pazara giderken çoğunluğu bölge dışındaki gelişmiş ülkelere, genellikle de Kuzey Amerika ve Avrupa’ya ihraç ediliyor. Hava kargo tam zamanında üretim süreci eğiliminin yayılmasında oldukça önemli bir rol oynamıştır. Şirketler ve bireyler, önemli düzeyde stok ve maliyet indirimi elde etmek için mallarını çok kısa zaman çerçevesinde almak istiyorlar.

Kuzey Amerika

Kuzey Amerika ve özellikle de ABD, dünya yük trafiğinde en önemli nokta. 20 yıl içinde bu bölge her yıl yük tonajının yüzde 40’ından fazlasından sorumlu olacak. Bugün ABD iç pazarı, yük trafiği miktarı bakımından dünyanın en önemli pazarı. Ancak bu pazar yılda yüzde 1,5 oranında büyürken Çin-ABD ve Çin iç pazarı daha hızlı büyüme göstererek bu sıralamayı zorlayacaklar. Bugün kargo uçağı filosunun yüzde 57’si bu bölgede, çoğunlukla da ABD’de yer almakta. Dünyadaki kargoya özel filo büyür ve ticaret ve ekonomi Asya’da olduğu gibi dünyanın diğer bölgelerinde gelişirken, bu payın 2028 yılında yüzde 40’a düşmesi öngörülüyor. Aynı dönemde Asya’daki kargo uçak filosu 1,147’ye ulaşırken bu bölge toplam dünya filosunun da yüzde 37’sini elinde bulundurur hale gelecek. Kuzey Amerika filosunu bir bütün olarak ele aldığımızda ise yüzde 58 oranında büyüme ile 1,550 uçağa ulaşacak.

FedEx, UPS gibi yük tümleyiciler her tür küçük paketin kapıdan kapıya taşınmasında zamanında teslimatın yapılması ihtiyacına dayanarak kara ve havayolunu kullanmak suretiyle bölgede etkileyici ekspres yük işletmeleri kurmuşlardır. Bu iş de 727 ve DC9 gibi küçük kargo uçaklarına ihtiyaç doğurmuştur. Ancak son zamanlarda bu uçakların kullanımı, yaşlanmadan dolayı azalmış ve yerlerini pek çok durumda kara taşımacılığında kullanılan uzun yük kamyonlarına bırakmışlardır. Ne var ki, hız, mesafe ve maliyet ile ilgili kaygılar, bu sınıftaki uçaklara talebi devam ettirecek, A320 tipi yolcu uçaklarının tümü olmasa da çoğu kargo uçağına dönüştürülecektir.

Çin pazarları uluslararası trafiği yönlendiriyor

ABD-Çin akışı dünyadaki toplam FTK’nin yüzde 15’ini oluşturacak. Çin Halk Cumhuriyeti pazarları, yük trafiğine hükmeder durumda. Son 10 yılda Çin ekonomisindeki muazzam büyüme özellikle ülkeden yapılan hava kargo taşımalarda önemli ölçüde artışa neden oldu. Önümüzdeki 20 yıl içinde Çin’i diğer ülkelere bağlayan trafik akışlarının büyümeye devam etmesi bekleniyor. Örneğin 2028 yılında Çin ile ABD arasındaki akış toplam FTK’nin (navlun ton kilometre) yüzde 15’den daha fazlasını teşkil ederek dünyanın bir numarası olacak. Bu, Çin endüstrisinin sürekli gelişmesi, üretilen ürünleri batı ülkelerine ve diğer Asya pazarlarına ihraç etmesi ile açıklanabilir. 2028’de Çin iç pazarı da toplam FTK’nin yüzde 8.2’si ile ikinci büyük pazar olacak. Bu büyümenin sebebi ise ülkenin devam eden endüstriyel gelişmesi sürecinde yer değiştirmesi gereken malların seviyesi.

Çin’in doğu ve güneydoğu bölgeleri son derece endüstriyelleşmiş olmakla birlikte batı ve güneybatı gibi diğer bölümleri halen kırsal kesim olarak varlığını sürdürüyor. Bugün Çin hükümeti geliştirilmiş ulaşım ağları ile bu bölgelerde büyümeyi hızlandırmaya çalışıyor ve hava kargonun bu çabada önemli bir rol oynaması bekleniyor. Örneğin batıdaki Siçuan eyaletinde, özellikle ileri teknoloji işi yapanların bu bölgeye yerleşmesi için Chengdu havalimanı geliştiriliyor. Sonuç olarak çok sayıda havayolu şirketi Siçuan ile Hong Kong ve ülkenin doğu kısmı ile düzenli kargo faaliyetlerini başlatmış durumda. Uluslararası anlamda, Çin ile Afrika arasındaki bağlar, ticaretin ve dolayısıyla da malların iki ülke arasında geçişinin gittikçe artmasına bağlı olarak çok hızlı biçimde gelişiyor. Günümüzde Çin şirketleri Afrika’da büyük çapta yatırım yapıyor ve bu da Çin anakarası ile Nijerya arasındaki gibi, çoğunlukla yağ endüstrisi ve büyük altyapı projelerine dayalı hava kargo güzergahlarının açılması ile sonuçlanıyor.

Orta Doğu avantajlı

Yenilmez coğrafi konumu ile Orta Doğu; Avrupa, Asya ve Afrika’ya kolay ulaşma açısından diğer bölgeler üzerinde açık bir üstünlüğe sahip. Bu bölge son 10 yılda petrole ve diğer endüstriyel gelişmelere bağlı olarak gösterdiği olağanüstü ekonomik büyüme sayesinde çok gelişti. Bu dönemde bölgenin altyapısı da gelişerek Avrupa ve Kuzey Amerika’daki havalimanlarının karşılaştığı bazı sınırlamalara maruz kalmaksızın daha yüksek kapasitelere olanak tanıdı. Dubai Uluslararası Havalimanı, çok modlu taşımacılığa odaklanılmasının da etkisiyle 90’lı yılların ortalarından bu yana istikrarlı bir büyüme ile dünya kargo faaliyetlerinin en yoğun olduğu havalimanlarından biri haline geldi. Artık Orta Doğu’nun dünyanın her yeri ile yük trafiği bağı var. Önümüzdeki 20 yıl içinde Kuzey Amerika bölgenin en önemli ortağı olarak kalacak ancak Çin, bölge için ekonomisi geliştikçe daha önemli hale gelecektir.


Latin Amerika potansiyel taşıyor

Bu bölge halen küresel FTK’nin yüzde 7.5’unu temsil etse de nüfusun dinamizmi ve ekonomik şartların gelişmesi sayesinde büyüme potansiyeline sahip. Çin bu bölge ile ticari bağlarını genişletmek istediğinden, en büyük yükseliş Çin Halk Cumhuriyeti ile Güney Amerika arasında olacaktır. Orta ve Güney Amerika’nın, Kuzey Amerika pazarının en önemli çabuk bozulabilir ürünler tedarikçisi olması nedeniyle bu üç bölge arasındaki güçlü bağlar önemini sürdürecek.


Afrika çeşitlilik gösteriyor

Afrika’nın ekonomik gelişimi de, sahip olduğu bitki ve hayvan türleri kadar geniş bir çeşitlilik gösteriyor ve bölgedeki pek çok ülke güçlü bir büyüme potansiyeli sergiliyor. Afrika’dan ihraç edilen ürünlerin başında hammadde, çiçek ve taze sebze meyve gibi ürünler geliyor.  İlginç bir biçimde gelişmekte olan ve petrol ve diğer hammadde kaynaklarını elinde tutmak isteyen ülkeler Afrika pazarlarına ve kaynaklarına ilgi gösteriyor. Ancak bu ilgi sadece doğal kaynaklar ile sınırlı değil. Örneğin Hintli üretici TATA Motors, araç üretimi için Afrika’yı hedef belirleyerek 2008 yılında Kenya’nın Mombosa bölgesinde otobüs üretim tesisi kuracağını açıkladı. Ayda 10 ile 60 arası otobüs üretecek olan tesis, ithalat vergilerinden muaf tutulacağı için yüzde 25 daha ucuza mal olacak ve satışları arttıracak. Bu durum ayrıca TATA’nın Tanzanya, Ruanda, Uganda, Etiyopya, Zambiya ve Malavi pazarlarına da araç satmasını sağlayacak. Bölgeye yapılan bu tür yatırımların artması ile madencilik ve çiftçiliğin ötesinde ekonomilerin de büyümesine ve dolayısıyla da hava kargo taşımacılığı ihtiyacının büyümesine neden olacaktır. Bugün en fazla FTK Avrupa ve Kuzey Amerika’ya giderken önümüzdeki yıllarda bu kıtanın ticaretinin büyük bir bölümünü Çin de dahil olmak üzere diğer gelişmekte olan ülkeler ile yapılacak faaliyetler oluşturacak.

Hindistan yük trafiği katlanacak

20 yılda Hindistan yük trafiği dörde katlanacak, filo 13.5 kat büyüyecek. Hindistan bölgesi ülkenin büyüklüğü ve iç ve dış ekonomisinin büyüme hızı sayesinde hızlı biçimde gelişiyor. Ülkenin mevcut filosu şu an sadece 12 uçak ile sınırlı olmakla birlikte, 2028 yılında bu sayının 164’e çıkacağı tahmin ediliyor. Şirketler ve insanlar, mal ve belgeleri gittikçe artan biçimde acil olarak gönderme ihtiyacı duyacağından, bu gelişmenin bir bölümü, ekspres piyasasının genişlemesine bağlı olacak. Uluslararası navlun dünya ortalamasından biraz daha hızlı büyürken önümüzdeki 20 yıllık dönemde yurtiçinde ekspres taşıma operasyonlarının hızla gelişmesine bağlı olarak yıllık yüzde 16.5 oranında yükselme bekleniyor. 2000 yılından itibaren kargo uçak filosu düzenli olarak artmaya başladı. Önceleri sınırlı sayıda olan tek koridorlu uçaklar varken, 2005 yılından itibaren A310 gibi geniş gövdeli uçaklar filodaki yerini almaya başladı.


Küçük jet kargo uçakları

Bugün, tek koridorlu uçaklar en çok Kuzey Amerikalı operatörler tarafından kullanılmakta olup oldukça yaşlanmış durumdalar. Mevcut filonun, ekonomik ömürlerinin sonuna geleceğinden, önümüzdeki 20 yıl içinde hizmetten çekilmesi bekleniyor. Bunların yerini sadece A320 gibi dönüştürülmüş uçaklar alacak. Özellikle ABD iç pazarı yeterince olgunlaştığından, bu segmentte uçan uçak sayısındaki büyüme sınırlı kalacak. Bu dönüştürülmüş uçakların çoğu Asya-Pasifik bölgesinde uçarken Çin ve Hindistan’da genel kargo ve ekspres operasyonlarda önemli ölçüde artış olacak.


Bölgesel ve uzun menzilli kargo uçaklarının sayısı artacak

Bu dinamik pazar segmenti önümüzdeki 20 yıl içinde yüzde 4.6 oranında artış gösterecek. Bunun sebebi öncelikle bu segmentin gerekli hizmeti almamış olması. Üreticilerin artık 767 ve A330 gibi havayolu şirketlerinin ihtiyaçlarına uygun uçaklar sunması ile operatörler filolarını büyütme konusunda teşvik edilmiş oluyorlar. Bir başka sebep de önümüzdeki 20 yıllık dönemde Çin ve Hindistan’da tümleyici etkinliklerinde gelişme olacak. Bu havayolları ve operasyonlar müşterilerine çok sınırlı bir süre çerçevesinde hizmet verebilmek için daha yüksek taşıma ve menzil kapasitesine sahip uçaklara ihtiyaç duyacaklar.


Büyük kargo uçakları

Mevcut filo oldukça genç olduğundan, pazarın bu segmenti diğerlerinden farklı bir özelliğe sahip. Bu da önümüzdeki 20 yılda büyük kargo uçaklarından az sayıda bir oranın operasyondan çekileceği anlamına geliyor. 2028 yılına kadar bugün hizmette olan uçaklardan yüzde 44’ünün hizmette kalacağı, bu segmentin de yüzde 5 oranında büyüyeceği öngörülüyor. Bu oran, filoya 750 kadar uçağın eklenmesi demek ve bu durumu yaratması beklenen gelişme de, Çin ile Güney ve Orta Amerika arasındaki ticaretin büyümesi beklentisidir. Önümüzdeki 20 yıl içinde Kuzey Amerika’dan Çin Halk Cumhuriyeti’ne operasyonlardaki büyüme yılda yüzde 8’in üzerinde olacak. Bu rotada hizmet veren operatörler de daha büyük kapasiteli uçaklara ihtiyaç duyacaklar. Bu ihtiyacın yarısı 777 veya 747 gibi yolcu uçaklarından dönüştürmelerle karşılanırken diğer yarısı da fabrika üretimi kargo uçakları ile giderilecek. Büyük kargo uçakları, küçük uçaklara oranla çok daha yüksek günlük kullanımı olan ve uzun mesafelerde kullanılan uçaklardır. Bu tür pahalı yeni bir ekipmana yatırım yapmayı makul kılan en önemli fayda etkenleri verimlilik ve güvenilirliktir. 2028’de ileri teknoloji ürünlerini Kuzey Amerika ve Avrupa’ya taşıma ihtiyacı nedeniyle Asya-Pasifik büyük kargo uçakları açısından en önemli bölge olacak.


Dünya filo gelişimi

2008 yılında 1,700 olan kargo uçak filosu, 2028 yılında yeni ve dönüştürülmüş uçaklar ile 3,864’e çıkacak. Bir başka deyişle, kargoya özel uçak filosu bugünkünün 2.2 katı artmış olacak. Önümüzdeki 20 yılda büyüme oranının yüzde 1.5’ta kalması beklenen, olgunluğa erişmiş Kuzey Amerika pazarında daha çok yenilemelerin olması bekleniyor. Daha genç dönüştürülmüş uçaklar, göreceli olarak eski tek koridorlu uçakların yerini alırken az sayıda yeni kargo uçağı Kuzey Amerikalı havayollarının daha büyük uçak ihtiyacını karşılayacak. Evrensel anlamda 3,439 uçak kargo filosuna katılırken bunların yüzde 75’i dönüştürülmüş uçaklar olacak. Büyük uçaklar toplam yeni teslimatların yüzde 60’ını oluşturacak ve bunların da büyük çoğunluğu Asya-Pasifik bölgesindeki operatörler tarafından işletilecek. Önümüzdeki 20 yıl içinde teslimatı yapılacak yeni kargo uçaklarının değeri yaklaşık 210 milyar USD civarında olacak. Latin Amerika’nın filosunda, daha çok bölgesel uçan küçük ve dönüştürülmüş uçaklar ile yüzde 86’lık bir artış söz konusu olacak.

En büyük artış, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya’ya doğru uzun yük güzergahlarının gelişmesine bağlı olarak Asya Pasifik bölgesinde yaşanacak. Bu bölgede 277 uçaklık mütevazı filo, 2028 yılında 1,447 uçağa ulaşacak.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77