• BIST 107.599
  • Altın 151,871
  • Dolar 3,7038
  • Euro 4,3543
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C

Emirates'in Türkiye Yatırımları Artıyor

Emirates'in Türkiye Yatırımları Artıyor
EMİRATES Havayolları, Türkiye’deki kargo operasyonlarını her geçen yıl artırıyor. Filosundaki uçak sayısı sürekli büyüyen şirket, sunduğu hizmetlerle kargo taşıyan iddialı havayolu firmaları arasında yer alıyor.

Emirates Havayolları Türkiye Kargo Müdürü Feza Erdoğan, KargoHaber Dergisi’ne pazardaki durumlarını ve hedeflerini anlattı.

 

> Sayın Feza Erdoğan, Emirates’in kargo taşımalarında Türkiye pazarındaki son durum ve gelişimi değerlendirir misiniz?

- Emirates Havayolları, 1987 yılının Ağustos ayında Türkiye’ye başlatmış olduğu seferlerini, aradan geçen 21 yıla yakın zamanda artırmaya devam etti. Tabiki Türkiye’den, Afrika, Orta Doğu ve Uzak Doğu’da artan ticari ilişkilere paralel olarak, kapasite isteği bizde Türkiye’ye olan yatırımlarımızın hızını artırmaya itti. Konumunu sağlamlaştıran Emirates, gerek kapasite artışı gerekse kargo rezervasyon sistemlerine yaptığı yatırımlarla pazardaki yerini sağlamlaştırdı ve en iyi servisi sunmaya devam ediyor. Emirates’in geleceğe yönelik yatırım planları ile ilgili kapasite artışı olmak üzere Türkiye ile ilgili çeşitli planları bulunuyor.

> Geçen yılın ilk yarısı ile 2008’in ilk altı ayını kıyasladığımızda Türkiye hava kargo pazarında nasıl bir değişiklik var? Emirates’in tonajı ve müşteri portföyü geçen yıla göre nasıl değişti ve gelişti?

 

- Aslında 2007 yılının ilk altı ayı ve 2008 yılındaki ilk altı ayın mukayesesinden ziyade, Türkiye’deki hava kargonun hareketine ve trendine baktığınız zaman parasal karşılığında tonajdaki karşılığı yakalamak mümkün olmadı. Sadece bu dönemlerle ilgili değil 2004 - 2005 yıllarından başlamak üzere denge böyleydi. Rakamlara baktığınız zaman navlunların yıllık ortalama artış değeri yüzde 8,5’i geçemedi. Bazı dönemlerde tonaj artışları parasal rakamların yüzde 50 daha üzerinde. Ortalama yüzde 14-15 gibi gözükürken parasal konulardaki artış, yüzde 8-9 civarında. Spesifik olarak ihracat bazında 2007’nin ilk altı ayı ile 2008’in ilk altı ayını mukayese edersek Türkiye’deki hava kargonun tonajı ciddi şekilde arttı. Gözüken o ki bu artış ivmesi devam edecek. Gözle görülür ciddi bir artış sağlanmış olacak. Neticede 2008 yılının altı ayının olumlu olduğunu söylemek mümkün.

 

> 2008 yılında taşıdığınız yüklere baktığınızda, hangi sektörler başı çekiyor? Önceki senelere göre  yük potansiyeli ciddi oranda artan sektörler hangileri?

- Geçtiğimiz 10 yıla bakarsak, Türkiye’nin ithalat kalemlerinin içinde en yüksek oran yüzde 85 ile tekstilde. Bugün Türkiye’nin tekstil ihracatı yüzde 35-40’lara inmiş durumda. Daha çok sanayi ürünleri, mamul, yarı mamul, ham madde, özellikle kimya sektörü, kumaş ve otomotiv sektörü tekstilden kaybedilen açığı kapatıyor. Otomotiv sektörünün ihracata yapmış olduğu artış, hakikaten kayda değer. Zannediyorum önümüzdeki yıllarda da aynı şekilde devam edecek. Otomotiv sektörü lokomotif olmaya devam edecek gibi gözüküyor.

 

> Yıl sonuna kadar taşımayı hedeflediğiniz kargo miktarı ve ulaşmak istediğiniz ciro nedir?

- Ton olarak taşıyacağımız kilodan ziyade bir kombinasyon içerisinde Emirates Hava Yolları olarak, hedeflerimizi koyarken yalnızca tek bir ortalamanın alınmasından yana olmadık. Tonajla beraber parasal gelirler volümün ne kadar arttığı kapasitenin ne kadar kullanılabildiği gibi hedeflerimizde var. 2008 yılının sonuna kadar beklediğimiz artış toplamda ortalama olarak yüzde 22 civarında, bu hedefimize yıl sonu itibari ile ulaşacağımızı düşünüyoruz. Lot faktörünün bizim için tonaj ve parasal karşılığından daha fazla önemi var. Tüm bunların ortalamasında sağlamak istediğimiz artış yüzde 22 civarında.

 

> Emirates’in Türkiye’den tarifeli olarak kaldırdığı uçaklar hakkında bilgi alabilir miyim? Yolcu uçuşlarında yeni destinasyonları ve artan frekansları dikkate aldığınızda kapasite tonaj olarak ne kadar arttı? Bunu 2007 ile kıyaslarsanız karşımıza nasıl bir tablo çıkıyor?

- Emirates Havayolları, 2002 yılından başlamak üzere Türkiye’de kargo uçakları operasyonlarını sürdürüyor. 2005 yılının Temmuz ayından itibaren haftada 5 kez olmak üzere, A310 300 Freighter tipi uçaklar ile yaklaşık 36 ton kargo taşıyabiliyoruz. Boeing 777 300 tipi uçaklar da, çok geniş yolcu kapasitesine sahip 424 koltuklu uçaklar. Buna rağmen aynı şekilde İstanbul’a günlük olarak bu uçaklardaki kargo için periyodumuz, 20-22 ton civarında. Kargo seferlerimize ilave olarak her gün İstanbul’dan kalkan yolcu uçaklarımızdaki kapasite de 20-22 ton. Dolayısıyla toplama baktığınızda 2007 yılından bu yana geçen zaman diliminde Emirates Havayolları, Kasım ayı itibari ile kapasitesini yüzde 50 artırmış olacak. Bir yıl öncesine göre, Emirates Havayolları’nda yaptığımız yatırımlarda şunu kriter olarak alıyoruz. Bir pazarda sunum olmadan talebin olmayacağına inanan bir konsepti benimsemiş bir havayolu şirkediyiz. Bir pazarın genişlemesini beklemeden yatırımlarımızı yapmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla bu kapasiteyi memnun edecek iş potansiyelinin bu olacağına inanıyoruz.

 

> Petrol fiyatlarındaki hızlı ve yüksek artış, kar oranlarınızı ne yönde etkiledi? Bu konuda ne gibi önlemler alıyorsunuz?

- Petrol oranları bütün havayolu şirketleri için ciddi bir problem haline gelmeye başladı. Havayollarının yakıt giderleri yüzde 60 oranında. Fakat buna yönelik tedbirler içerisinde olan Emirates Havayolları’nın öncelikli amacı çevreye yatırım yapmak, bu fikri desteklemek açısından da uçuşlarımızda yapacağımız değişiklikler söz konusu. Yeni nesil uçakları kullanarak emisyon oranlarını düşürmek, emisyon oranlarını düşürerek çevreyi korumak ve aynı zamanda yakıttan da tasarruf etmek gibi bir düşüncemiz var. İnanıyorumki dünyadaki bütün havayolu firmaları için iyi bir örnek teşkil edecek. Bunun yanı sıra artan yakıt maliyetlerini karşılamak için elimizde olmadan maalesef fiyat artırımı yapmak zorunda kaldık. 1 Eylül’den itibaren Emirates, kargo taşımalarında Türkiye’de fiyat artırımı yapacak. 1 Ağustos’ta ilan ettiğimiz üzere, yine bir takım destinasyonlarda daha uzun mesafelerde daha yüksek yakıt ücreti, daha yakın olan mesafelerde daha düşük yakıt ücreti şeklinde kombinasyonlar yaparak, bu şekilde devam ettirmeyi düşünüyoruz.

 

> Türkiye’nin Avrupa ve Asya arasındaki hava kargo trafiğini kendi üzerinden geçirmesi için neler yapılması gerekiyor? Dubai’nin bugün ulaştığı seviyede devam eden yatırımları bizim hedef koymamızı imkânsız kılar mı?

- Geçtiğimiz 20 yıl içerisinde Dubai’nin gelişimini yakından izliyoruz. Dubai’nin bugün varmış olduğu noktada ki en büyük etken engelsiz hava sahasını kullanma, ticari hava ve kargo uçaklarına herhangi bir engel olmadan hava alanlarının açılmasıdır. Türkiye’nin en büyük sıkıntısı altyapı yetersizliğidir. Talep ve potansiyel artışını karşılayacak altyapıyı sunmadan Türkiye’nin bu yönde herhangi bir gelişme göstermesi şu an için çok mümkün değil. Bunun haricinde özel antrepolar her ne kadar Türkiye’deki hava kargo taşımacılığına kalite getirdilerse de bu yadsınamaz bir durum. Tabiki 10 yıl öncesine kadar özel antrepoların şu an verdiği hizmetle mukayese edilemeyecek kadar iyi. Bunun yanı sıra uygulanan ücretleri transit kargo için, dünyaya anlatmak mümkün değil. Türkiye’de transit geçen bir kargonun ambar kabul ücretinin alınması, hava taşımacılık teamüllerinde dünyada rastlanmayan benzeri olmayan bir uygulama. Bir ülkeden transit geçen kargonun ne ihracatçısı, ne ithalatçısı bu ülke topraklarında ikamet etmedikleri için bu ülkeden geçen kendine ait malların ambar kabul ücreti, transit ücretler gibi ücretleri kabul etmesi, ödemesi uygulanmamaktadır. Bazı durumlarda Türkiye’nin herhangi bir limanından diğer bir limanına kargonun aktarımı, ilgili kargonun ödenmiş olan hava taşıma navlunundan daha yüksek ücretleri gündeme getirmektedir. Bu oranda yüksek ücretlerin izah edilmesi mümkün olamamaktadır. Bu konu, özel antrepo işleticileri tarafından birlikte bir konsorsiyumda ele alınmalı. Türkiye’nin, hava kargo ve diğer nakliye modelleri içinde transit kargo geçişlerini artırmak istiyorsa bu konuları çözmesi gerekmektedir.

> Bu iş Ulaştırma Bakanlığı’na düşüyor değil mi?

- Şu an uygulanan liberal ekonomi. Herhangi resmi bir organ, şirketleri üzerinde ücretleri belirlemek gibi bir yetkiye sahip değil. Bunu ancak tavsiye kararı olarak belki işleticiye bildirebilir. Bunun ötesinde yaptırım gücü yoktur. Tabiki şirketler kendi ücretlerini belirlemek hakkına sahiptirler. Ama işin volümünü artırmak, ülkeden geçen transit kargonun miktarını artırmak, bunların gözden geçirmesiyle birebir ilgili. Ulaştırma Bakanlığı’nın, açık hava sahası politikasının bir devlet politikası olması nedeniyle hassasiyetine binaen çok dikkatli ve incelendikten sonra böyle bir karara varması uygun olacaktır. Bu kararı alırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerini almakta fayda vardır.

 

> Örneğin Dubai’deki projeler hedeflendi ve devlet de bunu ülke politikası haline getirdi. Sizce  doğru yer neresi olabilir?

- Bence herhangi bir yer sıkıntısı yok. Yer bulunabilir, bu yerle ilgili bir sıkıntı değil. Bu tamamen konsept ve mantalite ile ilgili bir durum. Bunların yapılabileceğine inanıyorum. Yeterki irade gösterilsin. Ama şu anki durumda Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan, Atatürk Hava Limanı’na artan seferi yapılacak olan kargonun, gerek araç trafiğe çıkma yasağı saatleri, gerek yan masraflar ile ilgili şeylerle karşılaşınca iki havalimanı arasındaki kargoyu hareket ettirmek mümkün olamayabiliyor. Türkiye’de havalimanları arasında çalışan 24 saat çalışan bir sistem olmadığı müddetçe lojistik sektöründe, dünya pazarında söz sahibi olunması mümkün değil. Havalimanları arasında karayolu, denizyolu, demiryolu gibi bütün imkânlar kullanılabilir.

> Gümrük mevzuatı ve gümrüklerin işleyişi hava kargo sektörünü nasıl etkiliyor?

- Geçtiğimiz yıllar içerisinde sürekli gümrük teşkilatları ile ilgili eleştirilerimizi sürdürürken, gümrükçüler üzerlerine düşen görevleri yerine getirdiler. Hizmetlerini ve servislerini gayet hızlı bir şekilde yerine getirirken özel sektör, diğer altyapı ile ilgili yatırımlarında hiçbir gelişme gösteremedi. Dolayısıyla bugün gümrük, mevcut altyapının üzerinde bir performansla çalışıyor ve çalışmalar düzgün bir şekilde yürüyor.

 

> MNG Logistic ile bir iş ortaklığınız var. Çalışmalar nasıl gidiyor? Başka iş ortakları var mı?

- MNG Logistic ile yaptığımız işbirliği, 2000 yılından bu yana artarak devam etti. 2002 ve 2004 yılında tazelediğimiz anlaşmalarla MNG Logistic, Emirates Havayolları’nın Türkiye’deki stratejik partnerlerinden bir haline geldi. Dolayısıyla sadece ambar ve depo hizmetleri değil,  MNG Logistic Emirates için toplam dağıtım dediğimiz hizmeti vermekte, gelen ihracat ithalat kargolarımızın gümrüklü ve gümrüksüz nakliyesini sağlamakta. Bunun haricinde yeni yapmış olduğumuz anlaşmayla ilgili olarak havaalanından kapıya, kapıdan havaalanına hizmetini de sunmakta. Partnerlik devam ediyor. Servis sağlayıcımızın bize katkısı, iş ortaklığımız yüzde 35 civarındadır.

> MNG Havayolları’nın kapasite konusunda Emirates ile bir çalışma yapması söz konusu olabilir mi?

- Şu an için Türkiye pazarında olmasa da, dünyanın çeşitli noktalarında çeşitli taşıyıcılarla, çeşitli anlaşmalar yapmak suretiyle kendi kapasitemize sunamadığımız coğrafyalarda yine uçak şirketlerinden kapasite satın alarak offline destinasyonlarımıza kargo taşımak gibi çeşitli ortaklıklarımız var. Dolayısıyla yalnız MNG değil diğer bir takım havayolları ile yurt dışında bağlantılarımız var.

 

> Emirates Türkiye ofisi olarak, hava kargo taşımacılığında en iyi performans ödülü aldınız. Bize biraz bundan bahseder misiniz?

- 2007 yılında havayolumuzun uçmakta olduğu bütün istasyonlar içerisinde, gerek dış istasyonlar gerekse merkez ofisimizde çalışan departmanlarımızın vermiş olduğu bilgiler ve oylamalar sonucunda, bölgesel olarak bir takım istasyonlarımız ödüllere layık görülmekteler. Ödülümüz, Avrupa ve Amerika’nın en iyi performans gösteren istasyonu ödülüdür. İletişim, satış-pazarlama sistemi, randımanlı kullanma ile ticari birtakım değerleri kapsamakta. Bizde bunların kapsamında 2007 yılında bu ödül almaya hak kazandık.

> Peki Feza Erdoğan olarak 20 yıllık iş deneyiminizle bir ödül daha aldınız. Bu ödül hakkında neler söylemek istersiniz?

- Emirates, 20 yıllık çalışma hayatını dolduranlara uzun çalışma sertifikası ve bir ödül veriyor. 1 Mayıs 2008 tarihi ile 20 yılımı doldurduğum için Bölge Ticaret Müdürümüz, Bulgaristan Romanya Bölge Müdürümüz Bahar Birinci’nin de katıldığı seremonide ödülü bana verdiler.

 

> Pazarı ve müşterilerinizi değerlendirdiğinizde işler nereye gidiyor? Müşteriler yapılan işlerden tatmin oluyor mu? Gelecekte hava kargo sektörü nereye gidecek?

- 10 yıl önceki havca kargo taşımacılığı ile şimdiki arasında çok büyük farklılıklar var. Bugün ihracatçı müşteri, bakıldığı zaman servis sağlayan ve iyi servis veren havayolları olmaya devam ediyor. Şu anki eğilimde, havayolunun verdiği servis kalitesi gibi kriterler de çok önemli. Emirates Havayolları; sürekli kendini yenileyen, filosuna yatırım yapan, teknolojisini geliştiren bir havayolu olduğu için bütün bunları getirmiş olduğu Türkiye pazarında da  kullanmak durumunda. Yeni rezervasyon sistemimiz New Generation Skychannel’ın, Türkiye’de kullanılmaya başladıktan sonra bize olan katkısı yüzde 20 oranında gerçekleşti. Acentelerimiz de bu sistemden çok memnunlar. Kısa mesaj ve telefonla bile sistemden bilgi almak mümkün. Bu sayede, Türkiye ve dünya pazarındaki avantajlı konumumuzu sürdürüyoruz.

 

> Gelecekte karların daha da düşmesiyle ilgili tehlike sinyali var mı?

- Diğer taşıma modellerinin kendisini yenilemesi ile beraber kısa mesafelerde hava kargonun taşınması zorlaşmaya başladı ve artarak sürecek. Yakın değil, uzak mesafeler için de yeni taşıma modellerinin gündeme gelmesi ile beraber hava kargo taşımacılığı yalnızca uzun uçuşlarda efektif olabilecek. Kısa mesafelerde sadece 100, 200, 300 kilogram ağırlığındaki kargoları taşımak mümkün olacak. Bütün bunların altında yatan nedenlerin bir tanesi, bugüne kadar hava kargo taşımacılığında kargonun yerde kaybettiği zamanı kısaltmanın çok mümkün olamaması. Türkiye’den Avrupa’nın her hangi bir noktasına uçuş 2-2,5 saat sürerken kargonun 16 saat önce havalimanına teslim edilmesi, ardından uçuş tamamlandıktan sonra 19 saatte destinasyona varması, vardığı destinasyonda da en azından 3-4 saat kaybetmesinden dolayı 24 saate yakın bir zamanda kargonun müşteriye teslimi, hava kargo açısından risk taşıyan faktörlerdir. Kargonun yerde kaybettiği zamanın kısalması gerekiyor. Sadece bu değil, bununla ilgili dokümantasyonda da azaltmalar yapılmalıdır. Hava kargonun geleceği açısından bu süre, en azından 12 saate indirilmeli. 2009 yılından itibaren fiziki konşimentonun da ortadan kaldırılarak kargonun tamamen elektronik ortamda, hatta gerekirse chip etiketler yapıştırılarak manifestosunun taşınması gündemde. Bu anlaşmalar gümrük birliği açısından kargonun yerde kaybettiği zamanı azaltacak.

 

> Son olarak sunduğunuz ürün ve hizmetlerden bahseder misiniz?

- Emirates Havayolları, soğuk hava zincirini ihracatın kullanımına sundu. Geçtiğimiz ay içerisinde Pakistan’a yaklaşık olarak 3 konteyner soğuk zincir taşıması gerçekleştirdik. Soğuk zincir kırılmadan bu taşıma gerçekleşti. İstenilen dereceleri konteynırlarda sağladık. Pille çalışan ve konteynırı istenilen sıcaklıkta tutabilen ürünler dünyada çok rağbet görüyor. Türkiye’de ilk defa Emirates Havayolları bu sistemi kullandı. Ayrıca bu sene stoklarımızda termal battaniye denen yeni paketleme sistemini kullanacağız. Paketleri ve konteynerlerin ambalajlanma halinde sıcaklığını kaybetmeden 24 saatlik süre içerisinde varış yerine taşımak mümkün olabiliyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77