• BIST 117.522
  • Altın 161,839
  • Dolar 3,7875
  • Euro 4,6596
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 8 °C

Filozof İle Filoların Masrafları Azalıyor

Filozof İle Filoların Masrafları Azalıyor
Madeni yağ tedarikçiliği yanında müşterilerinin partneri olarak filoların yatırımlarını korumalarını amaçlayan Castrol, bu hedef doğrultusunda geliştirdiği müşteri teklif paketi ‘Filozof’ ile müşterilerinin sorunlarına çözüm üreterek masraflar

Madeni yağ tedarikçiliği yanında müşterilerinin partneri olarak filoların yatırımlarını korumalarını amaçlayan Castrol, bu hedef doğrultusunda geliştirdiği müşteri teklif paketi ‘Filozof’ ile müşterilerinin sorunlarına çözüm üreterek masrafları azaltmayı planlıyor. Bunun dışında yeni madeni yağ Elixon 0W–30’u geliştiren Castrol, bu yağ ile de yüzde 5 oranında yakıt tasarrufu sağlama güvencesi veriyor.

Castrol’ün müşteri teklif paketi Filozof ve yeni madeni yağı Elixon hakkında bilgi veren BP Ağır Vasıta .... Volkan Erdoğan, yenilenen Castrol’de üç boyutlu bir figür olduğunu ve yeni Castrol’ün ‘yağın ötesinde’ mesajını verdiğini açıkladı. Erdoğan, marka lansmanı çerçevesinde tüm ambalajların da değiştiğini, bunun görsel tarafı olduğu gibi bir de niteliği olduğunu vurguladı. Nitelik olarak ürün ve servisler, hizmetler boyutunun olduğunun altını çizen Erdoğan, Castrol’ün müşterileri ile ortaklıklar kuran, onların sorunlarına çözüm üreten, onlarla aynı havayı soluyan, beraberce kendi gelişimleri için paydalar yaratan bir şirket olduğunu söyledi.


Castrol, filoların çözüm ortağı olmayı hedefliyor

Müşterilerinin madeni yağ tedarikçisi olmanın yanında onların çözüm ortağı da olduklarını ve sorunlarına çözüm ulaştırmaya çalıştıklarını kaydeden Erdoğan, “Bu çerçevede yeni marka lansmanına da paralel olarak, yeni dünya görüşünü harekete geçirmek için 2005 yılı içinde pazar araştırmaları yaptık. Bu araştırmayı yapmamızdaki neden şuydu: Müşterilerin kendi işleri ile ilgili sorunlarını bulmak çok önemliydi. Bu sorunlara çere olabilir miyiz diye düşündük ve bunun çerçevesinde Filozof ortaya çıktı. Bizim paketimiz kara nakliyesinde faaliyet gösteren tüm filo araçları için, özellikle de ağır vasıta ve hafif ticari araçlar için gerçekleştirilmiş bir müşteri teklif paketidir.” dedi.

Castrol olarak 100 yılı aşkın bir bilgi ve teknoloji birikimleri olduğunu ifade eden ve Castrol’ü dünya liderlerinden biri yapan şeyin sadece ürettikleri ürünler olmadığını vurgulayan Erdoğan, gelişimin ve ilerlemenin müşterilerle birlikte mümkün olacağını bilincinde olduklarının altını çizdi. Filozof’un Türkiye’de nakliye sektörünün sorunları için özel olarak üretilmiş bir müşteri teklif paketi olduğunu belirten Erdoğan, Filozof’un yük taşımacılığından insan taşımacılığına kadar karayolunda taşımacılık yapan işletme üzerine kayıtlı tüm filolarda kullanılabileceğini söyledi. Filozof’un filo sahiplerinin yatırımlarını koruduğunu ve filoya para kazandırdığını iddia eden Erdoğan, müşterilerin yeni işleri ile ilgili sorunlarına çare bularak masrafları azalttığını açıkladı. Erdoğan, bu doğrultuda Castrol’ün sadece madeni yağ tedarikçisi değil, işlerin ilerlemesi ve çözümü için çalışan bir partner olduğunu kaydetti.

Nakliye sektörünün yedi tane temel sorununu tespit ettiklerini ve bu yedi maddenin bir bölümünün filonun genel kurumsal kültürüne hizmet eden, bir kısmının ise; müşterilerin kendileri yaptıklarında çok yüksek maliyette yapacakları yatırımları ücretsiz vermeye yönelik olduğunu kaydeden Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:  

Ücretsiz emniyetli ve ekonomik araç kullanımı eğitimi...

“Filoların öncelikli olan ana sorunları; emniyetli araç kullanımı. Nakliye sektörü kaza riskinin ve kaza nedenli iş gücü kayıplarının azalmasını istiyor. Yine kaza sonrası onarım giderlerinin ve kullanım dışı kalmanın, işletim maliyetlerinin düşmesini istiyor. Sürücülerinin seferleri sırasında takip edilmesini istiyor. Yorgunluk, zaman baskısı, kış şartları, gece sürüşü gibi kritik emniyet faktörlerini sürücülerin öğrenmesini talep ediyor. Araştırdığımızda kazaların yüzde 98’ine sürücülerin neden olduğu oraya çıkıyor. Her yıl 100 binin üzerinde ağır vasıta kazası oluyor. Diğer konu ise; filoların en önemli yatırımlarından biri olan araçlar. En önemli değişken masraf kalemlerinden biri de araçlarla ilgili masrafları. Yakıt, lastik, yedek parça gibi pek çok masraf kalemi bulunuyor. Filo sahipleri, yedek parça değişim sürelerinin uzamasını, aynı yolu daha az yakıtla tamamlamayı, ikinci el değerlerinin yüksek kalmasını, lastik, frenler, akslar gibi yedek parçaların daha uzun süre dayanmasını istiyorlar.”

“Diğer bir sorun ise; 100 binlerce dolar verilerek alınan araçlar yola çıktıktan sonra sadece sürücünün kontrolünde olması. Filolar da bunları takip etmek istiyorlar. Özellikle de verilen hız limitinden yüksek gidip gitmedikleri, aracını emniyetli ve ekonomik kullanıyor mu? Rotasında gidiyor mu? Rölantide uzun kalıyor mu? Gün içinde istediği saatlere işe başlayıp bırakıyor mu? İzin verilmeyen yollara giriyor mu? Sürücü suiistimallerine karşı güvende mi? Sorularının yanıtlarını almak istiyorlar.”

 

CSD ile araç takibi artık daha ekonomik

Uydu araç takip sistemi konusunda da Türkiye’de bilgi ve teknolojisi en gelişmiş firmalardan biriyle anlaştıklarını kaydeden Erdoğan, “Filolarımız bizimle uzun süreli madeni yağ satın alma anlaşması yaparlarsa araç takip sistemlerini -piyasadaki fiyatı 600 dolar- hiçbir ücret almadan takıyoruz. Bunun yanında bunların merkez takibi için araç başı ortalama her ay 10 ile 15 dolar ödenen parayı da almıyoruz.” şeklinde açıklama yaptı.

Uydu takip sistemlerinde temel olarak da uydudan alınan bilginin GPS modülüyle araca transferinin sağlandığını ve araçta bunun işlenerek bir program vasıtası ile belli bilgilere dönüşerek bu bilgilerin GSM şebekesi ile merkeze transfer edildiğini kaydeden Erdoğan, merkezde de yine bir programın harita takibi üzerinde işlenerek kullanıcının önüne konulduğunu belirtti. Özellikle uluslararası nakliyede GPRS kullanımında yüksek GSM giderleri oluştuğunun da altını çizen Erdoğan, kısaca GSM şebekesinden faks çekmek diye tanımlanabilecek yepyeni bir teknoloji olan CSD (Circuit Switched Data)’yi kullandıklarını söyledi. Dolayısıyla GSM giderlerinin çok aşağıya düştüğünü vurgulayan Erdoğan, filoların bunu çok pozitif karşıladıklarını belirtti.

Bu ürünü kullanan müşterilerin; ekonomik sürüş takibi, emniyetli sürüş takibi, rölanti takibi, sürücünün performans kontrolü, belirlenen yol güzergahında ihlal ve kontrolü, çalınma durumunda arıcın takibi ve işe başlama bitiş zaman ve yeri, toplam çalışma süresi, kural ihlalleri, hız aşımı, izinsiz bölgeye giriş, çalışma saatleri ihlali, faaliyet bölgesi dışına çıkış, sensor alarmının takip edilebildiğini açıklayan Erdoğan, madeni yağ tedariki konusunda kendileri ile uzun süreli anlaşma yapan tüm filolara bu paketi sunduklarını kaydetti.

Castrol Elixon yüzde 5 yakıt tasarrufu sağlıyor

Firmaların bu çözümler arasından istediklerini seçebileceklerini ya da tercihen tümünü alabileceklerini söyleyen Erdoğan, “Sürücüleri emniyetli ve ekonomik araç kullanımı konusunda eğitiyoruz. Takip sistemi ile de şoförü takip edebiliyoruz ve böylece de eğitimin realizasyonu sağlanıyor. Biz filo ile sürekli birlikte oluyoruz; çalışma sürecimizde de takip ediyoruz, performansını yükseltmeye çalışıyoruz. Filonun koluna girerek masraflarını azaltmaya çalışıyoruz.” dedi.

Castrol’ün yeni madeni yağı Elixon 0W–30 ile ilgili de bilgi veren Erdoğan, müşterilerin madeni yağdan beklentilerini araştırdıklarını ve normal yağlara göre çok daha uzun giden, yakıt tasarrufunu sağlayan Elixon’u geliştirdiklerini açıkladı. Dünyadaki ilk 0 W değerine sahip Castrol Elixon 0–30 yağının lansmanını yaptıklarını belirten Erdoğan, Elixon’un yüzde 5 yakıt tasarrufu sağladığını ve 15–40 yağlara göre 4 kata varan uzama fazlalığı sağladığını söyledi.

Elixon’un performansını kanıtlamak için İstanbul Teknik Üniversitesi ile birlikte bir test yaptıklarını açıklayan Erdoğan, 38 bin 442 kilo olan 1999 model bir aracı İstanbul’dan Ankara’ya üç kez gönderdiklerini ifade etti. Aracın her seferinde 863 kilometre yaptığını kaydeden Erdoğan, “Aracın kilometre ağırlığını, lastik hava basınçlarını, ne kadar yakıt aldığını, hangi yağı kullanmakta olduğunu ve diğer tüm gerekli bilgileri kayıt altına aldık. Testin ilk gününde araç 15–40 W değerinde bir yağ kullanıyordu. Deposunu doldurduk ve mühürledik. Testin bu ilk bölümünde niyetimiz bu aracın motorindeki kendi yağı ile birlikte ne kadar yatık kullanacağını belirlemekti. Araca taktığımız araç takip sistemi ile aracın nere olduğunu, kaç kilometre hız yaptığını, ne kadar durduğunu an an izledik. Testin ikinci bölümünde morun yağını değiştirdik ve Castrol 0–30 Elixon yağını koyduk. Aynı zamanda şanzımanın yağını da değiştirdik ve Castrol Syntrans AT koyduk. Aracın diğer hiçbir özelliğini değiştirmedik. Yakıt aynı miktarda koyuldu, araç aynı ağırlıktaydı ve yine aynı noktadan yola çıktı. Testin bu aşamasında amacımız sadece yağ değiştirildiğinde yani Castrol kullanıldığında ortaya çıkan yatık tasarrufunu kanıtlayabilmekti. Testin ikinci bölümünde Castrol Elixon 0–30 kullanan aracımız İstanbul –Ankara arasını 360 litre yakıt tüketerek kat etti. Araç yağı değiştirdikten sonra aynı sıcaklıkta, aynı ağırlıkta, aynı mesafeyi 18 litre daha az yakıt tüketerek kat etti. Bu sonuç da Elixon’un uluslararası alandaki iddiasını kanıtlıyordu.”

Testin üçüncü bölümünde de emniyetli ve ekonomik sürüşün yakıt tasarrufunda ne kadar önemli olduğunu kanıtlamak için yola çaktıklarını kaydeden Erdoğan, ekonomik ve emniyetli araç kullanımı uzmanlarından birinin sürüşünde Castrol Elixon kullanan aracın İstanbul-Ankara arasında 360 litre yakıt tükettiğini, daha sonra Türkiye’deki ağır vasıta sürücülerinin ortalamasını temsil eden az yakıt kullanmak için eğitimli olmayan bir sürücü ile bu testi yaptıklarında aracın bu sürücü ile aynı yolda tam 446 litre yakıt yaktığını açıkladı.  

Üniversite raporuna göre yağ ve ekonomik kullanımın yüzde 24 tasarruf sağladığını belirten Erdoğan, yüzde 5 Elixon düşürüldüğünde yüzde 19’da ekonomik kullanımdan tasarrufun söz konusu olduğunu vurguladı.

365 gün 24 saat çekici ve vinç hizmeti

Nakliyecilerin diğer bir sorununun da kaza ve arıza sonrası yönetim olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye’nin herhangi bir bölgesinde araç kaza yaptıysa ya da arıza çıkardıysa şoför orda yapayalnız. Ulaşabilirse merkeze ulaşıyor. Yaralanma durumunda iş daha da vahim boyut alıyor. Bu hem sürücü hem de filo için maddi ve manevi sorunlara neden oluyor. Biz bununla ilgili de dördüncü çözüm olarak sektörün lider firmalarından biriyle ‘Dosteli, yol yardım ve sağlık desteği’ni oluşturduk. Türkiye’nin neresinde olursa olsun yılın 365 gün, 24 saat boyunca müşterilerimiz Castrol numaralarını ararlarsa araçlarına ücretsiz çekici ve vinç verilecek. Bunlar 1 milyar lira bedele kadar geçerli olan hizmetler. Ayrıca hasar görmüş aracın korunması, ambulans, tıbbi danışmanlık, sürücü hastanede yatıyorsa refakatçisinin oraya nakli, ilaç gerekiyorsa ilaçların alınması değil ama bulunup sevk edilmesi, refakatçinin konaklaması gibi hizmetleri ücretsiz alıyor.”

Diğer bir konunun da yanlış insan seçimi olduğunu vurgulayan Erdoğan, sürücülerin değişim ve işten ayrılış hızının yüksek olmasının filolar için ciddi bir sorun olduğunu ve yine sürücülerden istenilen performansı alamamanın da sorun yarattığını belirtti. İşe alınacak sürücünün karakterinin önceden bilinmemesinin de problem yarattığını söyleyen Erdoğan, bununla ilgili olarak yine dünyanın en iyi firmalarından biri ile ‘karakter belirleme profil’ çalışması yaptıklarını kaydetti. Bu çalışma ile bir sürücünün; hız yapma eğilimi, sabrı, güvenilirliği, işte kalıcılığı, güven ihtiyacı, sadakati, kurallara uyumu, girişimciliği, risk alma eğilimi, değişim ihtiyacı, avcı mı yoksa çiftçi mi olması, stres altında davranış gibi tüm özelliklerinin filo sahibi tarafından görülebildiğini ifade eden Erdoğan, bunun da hem sürücü için kariyer hedefleri açısından hem de filo için doğru insanı seçme açısından çok önemli bir hizmet olduğunu iddia etti.

Proje 2007 yılında yurtdışına transfer edilecek

Sürücünün performans gelişiminin de diğer bir sorunu teşkil ettiğini ifade eden Erdoğan, başarı ve ödüllendirmenin sürücülerin performans gelişiminde çok önemli bir faktör olduğunu söyledi. “Araçları ekonomik kullanılıyor mu? Araçları emniyetli kullanılıyor mu? Varış noktasına zamanında ulaşıyor mu? Sürücülerinizi ne kadar motive ediyorsunuz? Sadece direksiyon sallayan sürücü işinin gelişimine katkıda bulunamaz. Sürücülerin hedefleri ve yaptıkları işleri sahiplenmemeleri gelişimi zorlayan faktördür.” diyen Erdoğan, bununla ilgili olarak birçok performans ödül programı oluşturduklarını belirtti.

Sürücülerin yıl içindeki kazaları, trafik suçlarının incelendiğini ve böylece puanlamaya tabi tutulduklarını belirten Erdoğan, “Yine araç takip sisteminden incelenen sürücüler buna göre puanlanıyorlar. Sürücüler gittikleri yol ile ilgili kaza yol risk analizi yapıyorlar. Bunlar raporlanıyor ve raporlar değerlendiriliyor. Bu raporlamadan da puan veriliyor ve toplamda kazanılan puanlara göre şoförler her altı aylık periyot içinde beyaz eşya ya da televizyon ile ödüllendirilecekler. Performans ürün programının ödülü ilk olarak 2007’de verilecek.” dedi.

Bu hizmetleri fiyatlara yansıtmadıklarının altını çizen Erdoğan, “Her şirketin birtakım pazarlama harcamaları vardır. Biz tüm bu projeyi o pazarlama harcamalarımızdan büyük bir bölümünü bu kanala aktararak gerçekleştirdik. Fiyatlarımızda herhangi bir artış yok.” açıklamasını yaptı.

Bu projenin tamamen Türk insanının ürettiği fikir ve yaratıcılık olarak ortaya çıktığını vurgulayan Erdoğan, projenin diğer ülkelerde de beğenildiğini ve yurtdışına uyarlanarak 2007 yılı içinde diğer ülkelere de transfer etmeye başlayacaklarını söyledi.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77