• BIST 92.909
  • Altın 211,687
  • Dolar 5,2763
  • Euro 6,0248
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 10 °C

Hataylı Taşımacılar RO-RO İle Çıkış Arıyor

Hataylı Taşımacılar RO-RO İle Çıkış Arıyor
UND’nin Yeni Hatay Temsilciliği Törenle Hizmete Açıldı

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Hatay Temsilciliği, 18 Ekim 2010 tarihinde gerçekleştirilen törenle hizmete başladı.

Törende açılış konuşması yapan UND Yönetim Kurulu Başkanı Ruhi Ergin Özmen, geçen yıl ve bu yılın ağustos dönemleri karşılaştırıldığında Hatay bölgesinde, 500 milyon dolara yakın bir ticaret kaybının olduğunu belirterek; hem Hatay hem de bu olumsuz koşullardan zarar gören çevredeki nakliyecilere hükümetin bu dönemde destek vermesini beklediklerini söyledi.  Özmen, vergileri öteleme ve düşük faizli-uzun vadeli kredi imkanları gibi çözüm yollarıyla bu geçici sıkıntı dönemi atlatmanın mümkün olabileceğini ve hükümetten bu konuda gerekli yardımların yapılmasını beklediklerini aktardı.

“UND, faaliyette olduğu alanda ve faaliyette olduğu süre içerisinde, rahmetli ikinci Başkanımız Saffet Ulusoy’un derneğe kazandırdığı gayrimenkullerin dışında yaklaşık 10 yıl 15 yıl sonra bu yönetim ilk defa derneğe bir mülk alarak kazandırdı. Bunu şunun için önemsiyorum:  500’ yakın firmanın faaliyette olduğu Antakya bizim için önemli” diyen Özmen, İstanbul’da kurulan taşımacılık firma sayısı azalırken Hatay ve Gaziantep’te ise çoğaldığını söyledi. Özmen, “Bu da şunu gösteriyor ki ticaret sadece Batı’da değil, Doğu’da da gelişiyor. Suriye’deki olayların dinmesinden hemen sonra o bölgedeki ticaretten en büyük payı Türkiye alacaktır. Türkiye’nin alacağı bu paya baktığınızda da en yakın yerler Hatay; Antakya, Gaziantep, Mardin’dir” dedi.

“Bugünkü konjonktürde buradaki nakliye firmalarının çektiği sıkıntıların geçici olduğunu hepimiz biliyoruz. Türkiye’nin içinden geçtiği dönemde Suriye ile olan sıkıntılar ilk başladığı dönemdeki gibi değil. Cilvegözü Sınır Kapısı’nda 5-10 kilometre TIR kuyrukları mevcuttur” diyen Özmen, şöyle devam etti: “Bu kuyruklar şunun için var: Suriye Sınır Kapısı’ndan içeri giriyoruz. Oradan aktarma yaparak ihraç ürünlerimizi Suriye plakalı araçlara vererek ihracatımıza devam etmeye çalışıyoruz. Bu tamamen, buradaki nakliyeci arkadaşlarımızın özverisiyle; inatla, ısrarla çalışma isteklerini ortaya koyması sonucunda olmuştur.

Özmen: “Ticaret engel tanımaz”

Açılan hizmet binasının sektördeki tüm üyelerin bir araya gelip toplantılar yapabilecekleri ve fikirlerini tartışabilecekleri bir ortam sunduğunu belirten Özmen, nakliye sektörünün her türlü zorluğa rağmen ayakta durarak ‘ticaret engel tanımaz’  sloganıyla bu yatırımlara bugün olduğu gibi bundan  sonra da devam edeceğini kaydetti. İnsanların mutluluğu için ticaretin devam etmesi gerektiğini ifade eden Ruhi engin Özmen, Hatay için çok büyük bir öneme sahip olan Suriye ile olan ticari faaliyetlerin de bir an evvel eski canlılığına kavuşmasını arzuladıklarını söyledi.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın sınır kapısını iki kez kapattığını söyleyen Özmen, “Buradaki arkadaşlarımız kapının açık kalması için sürekli olarak baskı yaptılar ve kapının bir şekilde çalışmasını sağladılar. Dolayısıyla ticaretin önünde çok fazla engel yok.  

Ticareti engelleme adına istenildiği kadar baskı yapılsın, kısıtlama getirilsin, bunun başarılması mümkün değil. Çünkü ticaretin gelişmesi huzuru, mutluğu bir arada getiriyor. Beraber yaşamanın, beraber olmanın, birlikte huzur içerisinde yaşamanın temeli ekonomik gelişmişliktir.  Bu bölgedeki olaylara ve Suriye’deki yaşanan olaylara baktığınızda bu bölgenin ciddi anlamda travma yaşaması gerekirken, kentin savaş psikolojisinde olmaması bu bölgenin savaş psikozuna girmediğini gösteriyor” diye konuştu.

Hatay’ın nakliye sektöründe İstanbul’dan sonra en büyük filoya sahip olan il  olduğunu belirten  Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz ise şunları söyledi: “Suriye olayları nedeniyle bu sektörde bir yavaşlama oldu, fakat hükümet tarafından alınan tedbirler ve alternatif yollar bu alanda tekrar gelişmelerin yaşanmasına neden oldu. Ağustos ayının sonlarında İskenderun Limanı’ndan Mısır’ın Port Said Limanı’na RO-RO seferleri başlattık. RO-RO seferleri sisteminin çok sağlıklı bir şekilde işlediğini, ‘TIR şoförlerinin’ memnun olduğunu gördük.”

Hatay’ın İstanbul’dan sonra kara taşımacılığı alanında 2′nci büyük filoya sahip olduğunu, ihracat sıralamasında ise 9′uncu sırada bulunduğunu vurgulayan Lekesiz, “Cilvegözü Sınır Kapısı’nın kapanması ve hatta kapanmadan önce de nakliyecilerin güvenlik sorunu dolayısıyla rahat gidip gelememesi, nakliye ve ihracat sektörünü olumsuz etkiliyordu. İskenderun Limanı’ndan RO-RO seferlerinin başlamasıyla eylül ayından itibaren kentin ihracat rakamları artmaya başladı” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından Vali Lekesiz, Başkan Özmen, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Hikmet Çinçin, Emniyet Müdürü Ragıp Kılıç ve dernek yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla hizmet binasının açılışı yapıldı.


Hatay’da Lojistik Konferansı Düzenlendi

18-19 Ekim 2012 tarihinde Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Tayfur Sökmen Yerleşkesi Atatürk Konferans Salonu'nda düzenlenen zirvenin 1’inci oturumuna konuşmacı olarak Uluslararası Nakliyeciler Derneği Başkanı Ruhi Engin Özmen, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Üretenleri Derneği (UTİKAD) Genel Müdürü Cavit Uğur, Demiryolu Taşımacılar Derneği (DTD) Başkanı İbrahim Öz, İskenderun Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Kavsak ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İİBF Dekanı İsmail Bakan katıldı.

Moderatörlüğünü Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İİBF dekanı İsmail Bakan’ın yaptığı zirvenin ilk konuşmacısı Uluslararası Nakliyeciler Derneği(UND) Başkanı Ruhi Engin Özmen oldu.

Özmen, ülke çapında faaliyet gösteren yetki belgeli uluslararası eşya taşımacılığı yapan firmaların yaklaşık yüzde 14’ünün Hatay bölgesi civarında olduğunu belirtti. SRC belgeli profesyonel sürücü istihdamının yüzde 14’ünün ve ADR belgeli tehlikeli madde taşımacılığı alanında çalışabilecek profesyonel sürücü istihdamının ise yüzde 6’sının yine bu bölgede olduğunu sözlerine ekleyen Ruhi Engin Özmen, “Gıda taşımacılığı ve proje taşımacılığı alanında öne çıkan bu bölgenin, gerek üniversite mezunu çalışan oranı, gerek yabancı sermaye ilgisi veya yeni pazarlara açılma eğilimi gibi kriterlerde performans açısından İstanbul ve Marmara Bölgesi’ni yakından takip ettiği görülmektedir” şeklinde konuştu.

Ekonomi Bakanlığı’nca yapılan bir araştırmada Hatay’ın ülkelerdeki talep değişimlerine uyum sağlamak suretiyle dünyadaki pazar payını artıran ilk beş ilden biri olduğunu söyleyen Özmen, “600’ün üzerinde ihracatçı firmanın, 300’e yakın ithalatçı firmanın yerleşik olduğu bu bölgemiz, aynı zamanda Avrupa Birliği’nin halen revize etmekte olduğu ‘Trans-Avrupa Ulaşım Ağları’ kapsamında öngörülen 5 ana eksenden biri olan ‘Güneydoğu Aksı’nın da önemli bir unsuru olmaya aday konumdadır” dedi.

İskenderun ve Hatay’ın etkin birer lojistik merkezi haline gelmesinin Türkiye’nin Uluslararası ticarette daha fazla pay almasının önünü açabileceğini ifade eden Özmen, şunları söyledi: “İskenderun, bu potansiyelini, özellikle son 1 yıldır, Ortadoğu’ya kara ağırlıklı seyreden ticaretimizin transit ülkesi konumunda olan, yakın zamana kadar ortak sınır kapısı inşası aşamasına kadar geldiğimiz, ancak bugünkü savaş koşullarında Türk ticaretine karadan geçit vermez hale gelen Suriye güzergahına sunduğu RO-RO alternatifi ile kanıtlamaktadır. Eylül ayında faaliyete geçen İskenderun-Mısır RO-RO hattı, Cilvegözü Sınır Kapısı’nın yarattığı kaybın telafisini sağlamaya adaydır. Bu niteliğiyle Mersin ve Taşucu limanlarındaki faaliyetleri de takviye etmektedir.”

 

Cavit Uğur: “Uluslararası ulaştırma projeleri, taşımacılık koridorlarında Türkiye’nin etkinliğini artıracak”

Özmen’in ardından konuşan Lojistik Hizmetleri Üretenleri Derneği (UTİKAD) Genel Müdürü Cavit Uğur, Demiryolu Taşımacılar Derneği(DTD) Başkanı İbrahim Öz, İskenderun Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Kavsak ise bağlı bulundukları kuruluşlarla ilgili kısa bir açıklama yaptıktan sonra İskenderun, Hatay ve Osmaniye’nin lojistik sektöründeki önemine değindi.

Konuşmasında, bölgesel olarak planlanan lojistik köy ve merkezlerin ülkenin genelini kapsayacak lojistik master planla entegrasyonunun önemine dikkat çeken UTİKAD Genel Müdürü Cavit Uğur, bu entegrasyonla kurulacak lojistik köy ve merkezlerin doğru bir şekilde planlanmasının sağlanacağını söyledi.

Türkiye'nin coğrafi konumunun sağladığı avantajlar ve yapılan yatırımlarla küresel lojistik üs olma hedefine bir adım daha yaklaştığının altını çizen Uğur, “Türkiye'nin dahil olduğu uluslararası ulaştırma projeleri, taşımacılık koridorlarında daha etkin bir rol oynamamızı sağlayacak” şeklinde konuştu.

Özellikle Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu, TRACECA, Samsun-Kavkaz Tren Ferisi, BALO, Marmaray  ve Viking Treni Projeleri'nin tamamlanması ile birlikte Türkiye'nin küresel lojistik üs olma iddiasının güçleneceğini kaydeden Uğur, “Türkiye'nin lojistik performansı her yıl yükseliyor. Bugün sektörümüzün en önemli konusu olan Lojistik Master Plan Strateji Belgesi ve Lojistik Master Plan eşliğinde çıkarılacak Lojistik Kanunu, bu performansın daha da artmasını sağlayacaktır” dedi.

Türk dış ticaretinde Hatay'ın önemli bir paya sahip olduğunu ve bu payın yapılacak yatırımlarla daha da artacağına yönelik değerlendirmelerde bulunan Cavit Uğur, bölge ekonomisini şekillendiren tarım, sanayi, ticaret, ulaştırma ve inşaat sektörlerine yapılacak yatırımların önemine dikkat çekti.

Hatay'ın Türkiye'nin, Akdeniz, Körfez Ülkeleri, Ortadoğu ve Afrika'ya açılan en önemli ticaret kapılarından biri olduğunu belirten  Uğur, Kuzey-Güney Koridorunun tamamlanması ile Akdeniz ile Karadeniz’in birbirine bağlanacağını kaydetti. Uğur, "Toplam 18 karayolu güzergahı sayesinde Akdeniz ile Karadeniz Orta Anadolu'ya ve Akdeniz ile Karadeniz limanları birbirine bağlanacak. Avrupa-Asya-Ortadoğu arasındaki yük hareketliliği hızlanacak" diye konuştu.

Denizyolu konteyner elleçlemesinde Hatay'ın işlem hacminin her geçen gün arttığını ve havayolu taşımasında Hatay'ın Akdeniz Bölgesi’nin en büyük havalimanı olma hedefinin sürdüğünü dile getiren UTİKAD Genel Müdürü Cavit Uğur, “Bölgede demiryolu-liman bağlantısının kurulmuş olması limana gelen ve sevk edilecek yüklerin demir yolu bağlantısıyla ulusal ulaşım ağına bağlanabilmesine imkan vermektedir” dedi.

Karayolu taşımacılığında son zamanlarda yaşanan sorunlara da değinen Uğur, “Hatay'ın en önemli ticari partnerleri Ortadoğu ülkeleri. Ancak son zamanlarda Ortadoğu’da yaşanan siyasi sıkıntılar bu güzergaha yapılan taşımaların ciddi miktarlarda azalmasına neden olmuştur” diye konuştu.

 

İbrahim Öz: “Sene sonunda Demiryolu Kanunu’nun çıkmasını bekliyoruz”

DTD Başkanı İbrahim Öz ise konuşmasının başında, DTD’nin kuruluş amacını ve faaliyetlerini özetledi. Amaçlarının demiryolu taşımacılığının gelişmesi ve payının arttırılması olduğunu söyleyen Öz, “Ülke olarak petrole bağımlıyız. Her yıl petrole 55 milyar dolar ödüyoruz. Bunun 22 milyar dolarını ulaştırmada harcıyoruz ve tüketirken de çevre kirliliği yaratılıyor. Bundan dolayıdır ki bizim de dernek olarak görevimiz çevreci bir taşıma türü olan demiryolu taşımacılığını geliştirmek. Demiryolunun payını artırmak için uğraşıyoruz.”

Hedeflere ulaşmak için özel sektörün demiryolu taşımacılığında etkinliğini artıracak serbestleşme olması gerektiğini belirten Öz,  “Bu sene sonunda Demiryolu Kanunu’nun çıkmasını bekliyoruz. Kanun çıktığı zaman, karayolunda yaşanan süreç demiryollarında da yaşanacak. En ucuz, en kaliteli ve en hızlı şekilde ihracatçımızın yükünün taşınmasını hedefliyoruz” diye konuştu. 

İskenderun Deniz Ticaret Odası Başkanı Bülent Kavsak ise toplantıda yaptığı konuşmada; İskenderun Körfez’nin, Türkiye’nin en büyük deniz hareketini sağlayan körfezlerden biri haline geldiğini belirterek, geliştirdikleri proje hakkında bilgi verdi. Kavsak, hurda gemilerin sökümünü içeren projeyle, yöredeki demir-çelik fabrikalarına kaliteli hammadde sağlamalarının yanı sıra ülkeye döviz kazandıracaklarını ve istihdam yaratacaklarını kaydetti.


UND Başkanı Ruhi Engin Özmen: “Devletten isteğimiz; çok düşük faizli, uzun vadeli kredi tesisiydi”

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özmen, Suriye’de sınır kapısının kapanmasının Türkiye-Suriye ilişkilerindeki taşımanın durması değil, Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan kapı olan Suriye üzerinden gerçekleşen ihracatının durması anlamına geldiğini belirterek, “Suriye ile son dönemlerde 2,8 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizin bir anda sıfıra inmesi Ortadoğu ülkeleriyle olan ticaretimizin zora girmesi çok önemliydi. Bu bölgedeki arkadaşlarımızın yaşadığı sıkıntıları biliyoruz. Devletten isteğimiz; buradaki arkadaşlarımızın hayatta kalmalarını sağlayabilecek çok düşük faizli, uzun vadeli kredi tesisiydi. Vergilerin ve SSK primlerinin ötelenmesiydi. Fakat bunu başaramadık. 1,5 yıldır bu konu üzerinde duruyoruz. Buna rağmen yöredeki taşımacılar kendi çabalarıyla ayakta kalmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

“Sektörümüzde 1 araç 3 personel istihdam ediyor. 5 bin araç ise 15 bin kişiyi istihdam ediyor ve 60 bin kişi ekmek yiyor. Arkadaşlarımız çalıştırdıkları insanların işinin devam etmesi için 1,5 yıldır maaş ödüyor” diyen Ruhi Engin Özmen, şöyle devam etti: “Suriye’deki karışıklıklar sona erdiğinde, ülkenin yeniden imarında Hatay ilinin birinci derecede pastadan en büyük payı alacağını, bölgenin yeniden inşasında rol oynayacağını biliyorum. Biraz daha sabrediyoruz. Ama devletin de buna bir katkı sunması gerekiyor.

Her bölgenin spesifik olarak çalıştığı alanlar var. O alandaki bir daralma sonrasında araçların başka pazarlara girmesi piyasanın bozulmasına sebep oluyor. Hatay’daki arkadaşlarımızın bir kısmı Kuzey Irak’a, bir kısmı da Rusya ve Avrupa pazarlarına yöneldi. Geldiklerinde o pazarlarda da istikrarsızlık oldu. Dolayısıyla Antakya’daki iş kaybının tek Antakya ile sınırlı kaldığını söylemek mümkün değil. Tüm sektörü etkiledi.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77