• BIST 107.763
  • Altın 151,770
  • Dolar 3,7007
  • Euro 4,3511
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C

Koluman Kögel Yatırımlarını Artırıyor

Koluman Kögel Yatırımlarını Artırıyor
KOLUMAN Kögel yöneticileri ve sektörel basın mensupları, 14 Ekim 2008 tarihinde Mersin’de gerçekleştirilen fabrika ziyaretinde biraraya geldi.

Ziyaret, Koluman Kögel Treyler Sanayi A.Ş. İcra Kurulu Başkanı Doğan Yüncüoğlu’nun ekibi ile birlikte düzenlediği basın toplantısı ile başladı. Yüncüoğlu, yaşanan global krizin sektöre olan etkileri, nakliyecilerin sıkıntıları, finansal zorluklar ve Mersin’in altyapısını değerlendirdi.

Bulgaristan’daki geçişlerde yaşanan sıkıntılardan da bahseden Yüncüoğlu, nakliye sektörünün yakından etkilendiğini, ancak yatırıma devam edildiğini ve kamyondan çekici+treyler kombinasyonuna dönüş olduğunu söyledi. Krizi Avrupa kadar hissetmediğimizi söyleyen Yüncüoğlu, hala sipariş aldıklarını ve bu anlamda da üretimin devam ettiğini vurguladı.

“Ürün gamımız genişliyor. Akaryakıt tankerleri üzerine geliştirme çalışmalarımız var. Geçen senenin aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 80 büyüdük” diyen Yüncüoğlu, daha yüksek planlarının olduğunu ancak Rusya’nın ihracatının etkisinin büyük olduğunu ifade etti. Özel proje çalışmalarının da piyasanın genel krizinden etkilendiğini kaydetti. 

Koluman Kögel’de ürün gamı genişliyor, yeni yatırımlar sürüyor. Buna istinaden Yüncüoğlu, 5 milyon Avro’ya yakın bir yatırımla üretim tesisini genişletirken personel yapılarını yeniden organize ettiklerini, 300 kişiye yakın yeni istihdam gerçekleştirdiklerini söyledi. Yüncüoğlu, “Gelecekle ilgili planlarımız, ürün gamımızı çeşitlendirmek gerekirse, alternatif pazarlara açılmak olarak özetleyebilirim. Klasik alışılmış pazarlarda  daralma gerçekleşecek. Büyüme hedeflerimizi oralara yönelttik” dedi.

Yaşanan global krizin öncesinde Bulgaristan ve Gürcistan’da yaşanan sıkıntıların sektörü oldukça etkilediğini ancak şu anda Avrupa piyasalarında devletin de müdahalesiyle durulma olduğunu ifade eden Yüncüoğlu, “Piyasada güven zemini sarsıldığı zaman işin matematiği tutmuyor ve bu anlamda 2001 krizinin bize ders olduğunu görüyoruz. Türkiye bu şartlar karşısında sarsılmadı” dedi.
 

Nakliyeciler kombine taşımacılığa dönüyor

Finansal dalgalanmalar bittikten sonra çekici ve treyler piyasasının senede 10-15 bin arası oturacağını hatta daha da büyüyeceğini düşündüğünü söyleyen Doğan Yüncüoğlu, şöyle devam etti: “Yönetmelik ve kanunlardaki değişikliklerden dolayı geleneksel kamyonculuk işi transformasyona girdi. Avrupa’da profesyonel süreçten geçiyor. Düşüncemiz, bu sektörde bir takım çekilmeler yaşanacağı, kooperatifleşme olacağı, bunun da büyük şirketler içinde erimeye gideceği ve akabinde de ana grupların ortaya çıkacağı yönünde. Avrupalı büyük lojistik firmalarının Türkiye’ye hızla girmeye çalışmaları belki bu sene değil ama önümüzdeki yıllara dağılacak. Kamyonlar çekiciye dönerken, nakliyeciler kombine taşımacılığa yönelecek. Bu başladı ve aratarak sürecek.”

Limanların özelleştirilmesi ve maliyet açısından büyümesini Yüncüoğlu örnekle şu şekilde açıkladı: “Arkas’ın Mersin’den İstanbul Marport’a yaptığı bir nakliyenin avantaj getirdiği kombine taşımacılığı, lojistik firmaları maliyet baskısı açısından daha çok konuşacak. Sektör akaryakıt arayacak, kombine taşımacılık kaçınılmaz olacak. Karayolu taşımaları kısmen demiryoluna entegre oldu ve önümüzdeki süreçte bu durum daha da netlik kazanacak. Bu iş intermodale doğru gitmeye başladı, bilinçli olanlar bunu şimdiden sormaya başladı.”

Yüncüoğlu, Kögel lisansı ile treyler üretimine devam ettiklerini, onun dışında konteyner ailelerinin olduğunu bunun da kendi geliştirdikleri ürün gruplarının olduğunu belirterek, “Bunlar doğal olarak swap body diye tabir ettiğimiz ürünlere yönelik bir çalışma. Bu sene 350-400 arası ihracatımız var. Yıl sonunda iç pazar ve ihracat toplamında bin 400 - bin 500 civarında araç satmış olacağız. Bunun içine 250 adet projemiz de giriyor. Akaryakıt tankerinde de yılı 80-90 adetle kapayacağız” dedi.

Finans sistemi yeniden yapılanacak

“Finans sistemi kendini yeniden yapılandırmaya sokacak. Bankaların ana geliri kredi vermek olacaktır. Sadece değerlendirirken daha dikkatli olacaklardır” diyen Yüncüoğlu, bu durumun lojistik sektörü için çok da iyi bir durum olmadığını, bilânçoların o kadar sıhhatli olmadığını, bu nedenle de farklı kriterler oluşturmak zorunda kalacaklarını söyledi. 

“Ürünü en optimum tasarım altında optimum maliyetlerle üretmeye çalışıyoruz. Treyler üretiminde 3 bini geçtik ve önümüzdeki sene içerisinde 3 bin 500, 4 binlere doğru planlanan yatırımlarımız var. Bunun içerisinde akaryakıt damperlerini kapasiteye uygun değerlendiremiyoruz ve amacımız ihracatı artırmak” diyen Yüncüoğlu, treyler sektöründe ihracattaki en büyük sorunun özellikle Türkiye sınırlarından çıktıktan sonra lojistik maliyetlerin artması olduğunu belirtti.

Lojistik maliyetleri farklı yöntemlerle aşmaya çalıştıklarını ancak malın ana fiyatının içerisinde ciddi bir oranı kapsadığını ifade eden Yüncüoğlu, “Bu tür ürünler için ihracat çok da kolay değil. Dolayısıyla pazarların tercihleri oluşuyor. Lojistikçinin bir sorunu varsa biz de aynı şekilde hissediyoruz. Ürün çeşitliliğimizi artırıyoruz. Az rekabetin olduğu ürün gamında genişlemeye çalışıyoruz” dedi.

Yüncüoğlu: “Ürün kapasitesi Avrupa’dakilerle kıyaslanamaz”

“Avrupa’da mevcut yol koşullarına göre ürün tasarımı yapıyorlar. Bizde sonuçta ürün çalışması içindeyiz” diye konuşan Doğan Yüncüoğlu, müşterilerinin operasyon sahası içinde tutmak zorunda olduklarına, çünkü hangi hatlarda çalıştıklarına bakmanın gerektiğine ürünü de ona göre satmanın uygun olduğuna değindi.

“Daha düşük maliyetlerle üretim yapma ihtimali var mı?” sorusuna Doğan Yüncüoğlu, “Türkiye’deki hiçbir treyler üreticisinin kapasitesi Avrupa’dakilerle eş değer değil. Daha çok butik üretime yöneliyoruz. Ana üreticilere baktığınızda, üç tane ana üreticinin toplam üretim kapasitesi senede 150 bin adetlere ulaşıyor. O yüzden biz farklılaştırmaya, nispeten butik üretime yöneliyoruz. Lojistik maliyetlerde onların dezavantajı oluyor ancak bir orta yol tutturmak gerekiyor” şeklinde cevap verdi.
 

Koluman Mersin Bölgesinde Büyümeyi Sürdürüyor

MERSİN kökenli bir grup olan Koluman, bu bölgedeki yatırımlarını artırarak sürdürüyor. Koluman Grubu olarak yılda toplam 4 bin 500, 5 bin ünite satış yapıldığını, bu satışın bin adedini de Mersin/Tarsus ekibiyle gerçekleştirdiklerini belirten Koluman Mersin Bölge Müdürü Gürtan Tandoğan, “Mersin bugün altyapı çalışmalarını tamalayan, Türkiye’nin lojistik merkezi olma yolunda karar almış, tüm kurum ve kuruluşları ile bu yönde işbirliği içerisinde çalışmalarını yürütmektedir. Sayın Bakanımız Kürşat Tüzmen’in de bu konuda bize desteği var. Bakan Tüzmen, Çukurova’ya yönelik merkez olma yolunda büyük adımlar atacaklarını, lojistik bünyesinde taşımacılık alanında bu işin liderinin Koluman olduğunu belirtti. Koluman’ın kökeni Mersin olduğu için Mersin’e yatırım yapmak evine yatırım yapmak gibi” dedi.

Mercedes Axor fiyatı ve kalitesiyle cazip

“Yeni nesil Actros 3’ler Türkiye’ye geleli 45 gün oldu. Euro5 normlarındaki bu araç, 10 bin km’lik test sürüşlerine tabi tutuldu. Yakıt anlamında bir önceki modelin Euro3 versiyonuna göre yüzde 19 daha tasarruflu. Türkiye’de de 1 Ocak 2009 itibari ile Euro4’e geçiyoruz. Mercedes bu altyapıyı hazırlamış durumda” diyen Tandoğan, kamyon segmentindeki araçlara da Euro4 motor koyulacağını söyledi.

Tandoğan, Axor’un fiyatı, kalitesi, marka imajı ve yakıt tasarrufu ile çok cazip bir ürün olduğunu ifade eden Tandoğan, 2008 yılında Koluman Mersin olarak 300 civarında Axor sattıklarını söyledi.

Mercedes-Benz Türk’ün Aksaray fabrikasında 12 bin adet araç üretildiğini ancak ilave üretimin ihracatlar kesinleştiği zaman yapıldığını vurgulayan Koluman Kögel Treyler Sanayi A.Ş. İcra Kurulu Başkanı Doğan Yüncüoğlu ise, “Fabrikada arkadaşlarla genel pazarı değerlendirdik. Kesin bir şey söylemek, kısa vadeli strateji belirlemek zor ancak biz yatırımları sürdürüyor, planlarımızı gerçekleştirmeye yönelik çalışıyoruz. Koluman büyüyecek ve büyük pazarlarda önemli yerlere gelecek, öncelikli hedef budur” dedi.

Bu sektörün üretici, bayii, müşteri ve basını ile bir bütün olduğunu hatırlatan ve Mersin’in bu anlamda ciddi bir misyonu olduğunu belirten Yüncüoğlu, “Gelecekte de böyle olacaktır. Satışlarımız Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Kafkaslar’a kadar uzanır. Bu hedef, gerek üretim gerekse lojistik potansiyeli açısından bizce kaçınılmazdır” dedi.

Mersin Limanı katma değer yaratıyor

Mersin Limanı’nın katma değer yarattığına değinen Tandoğan, şöyle devam etti: “Lojistik, hammaddeyle başlayıp müşterinin ayağına ürünü götüren zincirler bütünüdür. Liman, antrepo sahalarımız var ancak yeterli değil. Soğutucu ürünleri koyup da belli bir süre koruyacak depolarımız yok. Bu konuda yeni yeni gelişmeler yaşanıyor. Bunlar tamamlandığı ve hizmet bütününe cevap verildiği zaman bu sorun Mersin adına çözülmüş olacak.”

Tandoğan, Mersin’in öneminden ve global bakıştan şöyle bahsetti: “Mersin, pozisyon itibari ile Orta Doğu ile Türkiye arasında köprü vazifesi görmesi ve üretici olması açısından önemli. Kuzey Irak bu bölgenin bir parçasıdır. Global bakıldığında Azerbaycan, Türkmenistan ve Suudi Arabistan’a da ticaret var. Lojistik hizmet veren firmalar, daha önce yaptıkları operasyonları global boyutlara taşıdılar. Aynı risk zemininde oturmuyoruz.”


Mercedes-Benz çift çeker inşaat kamyonları Türkiye’nin lideri

Çift çeker inşaat kamyonlarında Türkiye pazarında lider durumda olduklarını, pazar paylarının yüzde 67’ye ulaştığını ve bu başarısının Mersin bölgesine de yansıdığını ifade eden Tandoğan, 9’uncu ay itibari ile hedeflerini inşaat kamyonunda tamamlamış olduklarının altını çizdi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77