• BIST 107.599
  • Altın 151,871
  • Dolar 3,7038
  • Euro 4,3543
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C

Otomotiv Sektörünün Rekabet Gücü Yeni Tedarik Zinciri Yönetimi Yaklaşımı İle Artacak

Otomotiv Sektörünün Rekabet Gücü Yeni Tedarik Zinciri Yönetimi Yaklaşımı İle Artacak
Ford Otosan ve TAYSAD’ın desteği ile KoçSistem, Netsis Yazılım ve Koç Üniversitesi’nin otomotiv sektörü için ortaklaşa geliştirdikleri yeni tedarik zinciri yönetimi yaklaşımı, 2 Mayıs 2006 tarihinde gerçekleştirilen bir toplantı ile tanıtıldı.

Ford Otosan ve TAYSAD’ın (Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği) desteği ile KoçSistem, Netsis Yazılım ve Koç Üniversitesi’nin otomotiv sektörü için ortaklaşa geliştirdikleri yeni tedarik zinciri yönetimi yaklaşımı, 2 Mayıs 2006 tarihinde Hyatt Regency İstanbul’da gerçekleştirilen bir toplantı ile tanıtıldı.

Ana sanayi, yan sanayi ve alt tedarikçilerin hızlı ve verimli iletişimini sağlayarak, ürünlerin doğru zamanda doğru yerde bulunmasını kolaylaştırmayı amaçlayan bu yeni yaklaşımın tanıtım toplantısına Ford Otosan Genel Müdürü Turgay Durak, TAYSAD Başkanı Ömer Burhanoğlu, Koç Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu ve Netsis Yazılım Genel Müdürü Murat Ihlamur katıldı.

Global rekabette entegrasyon, bilgi yönetimi ve süratin çok önemli olduğunu ve bunun için de mümkün olduğu kadar bilgiyi kolay dağıtabilmek ve süratini artırmak gerektiğini belirterek konuşmasına başlayan TAYSAD Başkanı Ömer Burhanoğlu, bu bağlamda Netsis’in önerdiği yeni sistemin rekabet kulvarına bir yenisini daha eklemiş olacağını düşündüğünü açıkladı.

Ana sanayi ve yan sanayinin, tasarım aşamasından başlayıp ürünün son lansmanına kadar her aşamada işbirliği yapmak zorunda olduklarının altını çizen Burhanoğlu, “Biz sürekli otomotiv ortamının rekabetçi olması gerektiğini savunuyoruz ve bunun için de devletten, sivil toplum örgütlerinden, TÜBİTAK, KOSGEB gibi kuruluşlardan, ana sanayi ve yan sanayiden bir takım görevler üstlenmelerini beklediğimizi söylüyoruz.” şeklinde konuştu.

Burhanoğlu, yan sanayinin rekabet gücünü artıracağını düşündükleri için TAYSAD olarak projeye destek verdiklerini de açıkladı.

Burhanoğlu’ndan sonra söz alan Ford Otosan Genel Müdürü Turgay Durak ise geçtiğimiz yıl

otomotiv sanayinin bitmiş araç ve parça ihracatı olarak 12 milyar dolar ihracat rakamına ulaştığını ve 560 bin araç ihraç ettiğini belirtti. 2006 yılında bu rakamın 14 milyar dolar ve 600 bin araç üzerinde bir rakama ulaşacağının düşünüldüğünü ifade eden Durak, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu ihracatın çok önemli bir bölümü AB ülkelerine yapılıyor. AB ülkelerindeki müşteriler planlı, programlı müşterilerdir ve her araç seri numarası bazında özel olarak o müşterinin siparişine göre yapılmak durumundadır. Siparişten teslimata uzanan sürecin çok iyi planlanması ve toplanma neticesinde de ‘0’ stok ile parçaların, üretici fabrikaya sayısı uygun olarak, büyük parçalar içinde sıralı, tam zamanlı teslimat yöntemiyle getirilmesi gerekiyor. Özellikle 500’ün üzerinde üretim adedine ulaştığınızda stoklu üretim yapıyorsanız, o kadar parçayı koyacak ambar da bulamazsınız. Bu gibi nedenlerden dolayı yazılım ihtiyacı vardı.”

Ford Otosan’ın Kocaeli fabrikasında montajda kullanılan ana parçaların fabrika ile bütünleşik 11 yan sanayi firması tarafından yalnız Ford Otosan için imal edildiğini kaydeden Durak, dolayısıyla yan sanayi firmalarından da seri numarası bazında parçaların hatta ikmal edilmesi gerektiğini söyledi. Ford Otosan’ın kullandığı bilgi işlem sisteminin tüm yan sanayicilere programı günlük, saatlik olarak ve hatta seri numarası bazında sıralı verebildiğini belirten Durak, ancak yan sanayi parkında çalışan firmaların kendi içlerinde bu programları alıp kendi üretim sistemlerine göre tercüme edebilecek bir bilgisayar sistemleri ya da bazılarında ERP sistemi ile ilgili program olmadığını açıkladı. Durak sözlerine şöyle devam etti: “Yan sanayinin kendine dönük üretim ihtiyacı ve planlaması yapabilmesi, sonra da yolladığı malın parasını aldı mı, borç-alacak durumu nedir gibi tüm sorgulamalara cevap getirebilecek bir sistem gerekliliği ortaya çıktı. Bu ihtiyaç doğrultusunda Ford Otosan’ın mühendisleri ile birlikte Koç Üniversitesi, KoçSistem ve Netsis birlikte çalışarak ortaya yeni sistem çıkardılar. Bizim, ana sanayi firması olarak elde etmeye çalıştığımız; her konuda Orta Avrupa’da ve Uzakdoğu’da rakibimiz olan ülkelere göre göreceli bir rekabet avantajı elde etmekti. Rekabet avantajı Çin’de olduğu gibi büyük pazar olmayla ya da ucuz işçilikle elde edilmiyor. Rekabet için ürünün yaratılması ve yaratılan ürünün ucuz yaratılması önemli olduğu gibi teknolojik unsurlar olması önemli. Malzeme kontrol sisteminde bilgisayar dünyasında böyle bir yeniliğin gelmesinin Türkiye için de rekabet avantajı oluşturacağına inanıyoruz.”

Nalbantoğlu: “Türkiye’deki otomotiv sektörünün rekabet gücünü artırıyoruz”

Koç Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu ise yaptığı konuşmada, uluslararası arenada belli sektörlerin rekabet gücünü kaybetmeye başladığını, buna rağmen otomotiv sektöründeki pozitif ivmenin ve dolayısıyla ihracat rakamlarının yukarıya doğru bir devamlılığının söz konusu olduğunu vurguladı.

“Biz yapmış olduğumuz teknolojik ürünlerle Türkiye’deki otomotiv sektörüne milyar dolarlık bir rekabet gücü veriyoruz. Yarınlara yönelik olarak otomotiv sektörünün uluslararası arenada daha güçlü olabilmesi için güçlü silahlar ve altyapılar sunuyoruz.” diyen Nalbantoğlu; Ford Otosan, KoçSistem, Koç Üniversitesi ve Netsis’in ortaklaşa yaptıkları çalışmalar sonucunda ortaya iki ürün çıktığını açıkladı. Bu ürünlerden bir tanesinin Ford Otosan Bilgi Teknolojileri grubu liderliği tarafından yapılan bir ürün olduğunu kaydeden Nalbantoğlu, bu çalışmanın Ford’un kendi üretim planlama sistemlerine yan sanayiyi tamamen entegre edecek şekilde, bilgi entegrasyonunu sağlayacak ve yan sanayi ile bütünleşik platformda çalışmak üzere başlatılan bir çalışma olduğunu belirtti. Bu çalışmada Koç Sistem ve Netsis’in aktif bir rol alarak Ford Otosan’ın bilgi teknolojileri grubunun kendi ERP sistemleri içerisindeki bilgi akışı ve yan sanayi ile bütünleşik çalışabilmesi için gereken teknoloji entegrasyonunu sağlayan bir ürün geliştirdiğini açıklayan Nalbantoğlu, bu ürünün aslında Ford Otosan’ın aktif olarak 300’ün üzerindeki yan sanayi ile bütünleşik tek bir şirket olarak çalışmasını sağlayacağını kaydetti.

“Diğer ürünümüz ise Türkiye ekonomisi için sessiz devrim diyebileceğimiz bir ürün. Kod adı NEO. NEO, binlerce yan sanayi kuruluşumuza kendi ufak atölyelerden orta boydaki fabrikalar ve daha büyük fabrikalarda bulunan kısıtlı kaynakların aktif planlamasını yapan bir ürün.” diyen Nalbantoğlu, teorik bilgileri gerçekten rekabet gücüne çevirebilecek teknolojiler üretmeye başladıklarını iddia etti. Bunun Türkiye açısından çok önemli bir atılım ve değişim olduğunu ifade eden Nalbantoğlu, bu ürünün; müşterilere uluslararası arenada rekabet gücü getireceğini, işlerin uluslararası kalite standartlarına uygunluğunu ve takibini yapacağını, küçük ve orta boy işletmelerin talep ettikleri teknoloji altyapısını da sağlayacağını belirtti.

Sistem, tezgah yüklemesini otomasyon haline getirdi

Nalbantoğlu’ndan sonra söz alan Netsis Genel Müdürü Murat Ihlamur da yaptığı konuşmada; “Bir müşteri otomotiv siparişi verdiğinde aslında arkada bir sürü şey olmaya başlıyor. Siparişi alan firma ana firmaya yani Ford Otosan’a sipariş veriyor. Ford Otosan planlamaları yapıyor ve tedarikçilere birtakım yan sanayi siparişlerini geçmiş oluyor; o tedarikçiler de alt tedarikçilerine sipariş veriyorlar ve arkada hummalı bir tedarik zinciri yönetimi başlıyor.” dedi.

Şu an tüm dünyada firmaların bu tedarik zinciri içerisinde bilginin nasıl paylaşılacağı, maliyetlerin nasıl düşürüleceği, servis seviyesinin nasıl yükseltileceği konusunu araştırdıklarını söyleyen Ihlamur, “Biz bu sayılan bileşenler peşindeydik. Orda çeşitli rollerimiz vardı. İlk rol, bu bilgilerin elektronik olarak akmasını sağlamaktı. Ana sanayiden tedarikçilere, tedarikçiden alt tedarikçilere bilgi akışını otomatik olarak akıtmaya başladık. Aynı zamanda tedarikçilerin verimliliğini yükseltmemiz gerekiyordu. Zamanında teslim süreçlerini hızlandırdık ve planlamada özellikle tezgah dediğimiz en alt bileşene inerek tüm ürün planlarını yapacak sistem geliştirdik. Bütün amaç, müşterinin ilk sipariş ettiği malı en etkin şekilde yapıp söz verdiğimiz zamanda vermekti. Bütün bunlar biraraya getirildi ve örnek sonuç çıkarttık.” şeklinde konuştu.

Otomotiv üretiminde planlamanın çok önemli olduğunun altını çizen Ihlamur, planlamada hata yapıldığında performans, maliyet gibi faktörlerde de hataların başlayacağını söyledi. Netsis, Koç Üniversitesi ve KoçSistem ile birlikte en gelişmiş planlama sistemini kurduklarını iddia eden Ihlamur, “Tezgah yüklemesi denilen ve çok ciddi zaman alan bir süreci otomasyon haline getirdik.” diyerek sözlerini noktaladı.

Rekabetin yeni adı: NEO

Öncelikle otomotiv sektörünü ve kesikli üretim modelini destekleyen, detaylı üretim planlama, çizelgeleme ve optimizasyon programı olan NEO, mevcut ERP programları ile entegre edilerek çalıştırıldığı gibi tek başına da kurulup çalıştırılabiliyor.

NEO’yu kullanan firmalar; sahip oldukları üretim kapasitelerini tanımlayabilecek, bu üretim kapasitesi ile ulaşabilinecek maksimum üretim miktarını hesaplayabilecek, ortaya çıkacak ani değişiklikler durumunda hızla yeni planlama yapabilecek ve tüm bunları yaparken optimum üretim planlamasını gözetebilecekler.

NEO’nun firmalara sağlayacağı yararlar ise verimlilik artışı, envanter tutma maliyetlerinin azalması, ani talepleri karşılayabilme becerisini yok etmeden stokları azaltabilme ve işgücü tasarrufu sağlayabilme olarak sayılabilir. Böylelikle firmalar; değişen müşteri gereksinimlerine hızlı ve etkili bir biçimde yanıt verebilecek, teslimat zamanını üretim öncesi ve üretim sırasında doğru tespit edebilecek ve teslimat performansında artış sağlayabilecekler.

Kolay ve hızlı kurulabilen ve çalıştırılabilen, tamamen ulusal bilgi birikimi, uyarlama kaynakları ile yaratılan ve desteklenen NEO, Microsoft Windows İşletim Sistemi üzerinde çalışıyor. Mevcut ERP sisteminin hangi işletim sistemi ve veritabanı ile çalışmasından bağımsız olarak Netsis ve SAP ile entegre çalışıyor. NEO, kendi başına kullanılması durumunda da MS SQL Server veya üstü versiyonu veri tabanını kullanıyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77