• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 3 °C

THY Cargo 2010 Hedefine Kilitlendi

THY Cargo 2010 Hedefine Kilitlendi
GEÇTİĞİMİZ yılı tonajda yüzde 13, ihracatta yüzde 10 ve ithalatta yüzde 15 büyüme ile tamamlayan THY Cargo, 2008 yılında filosuna eklenecek yeni kargo uçakları ile birlikte kapasitesini artırmayı ve tonajda yüzde 25 büyümeyi hedefliyor.

GEÇTİĞİMİZ yılı tonajda yüzde 13, ihracatta yüzde 10 ve ithalatta yüzde 15 büyüme ile tamamlayan THY Cargo, 2008 yılında filosuna eklenecek yeni kargo uçakları ile birlikte kapasitesini artırmayı ve tonajda yüzde 25 büyümeyi hedefliyor. Yeni kargo uçaklarıyla birlikte tarifeli seferlerini artıracak olan THY Cargo, potansiyel olarak görülen İtalya, İsviçre ve Arap Yarımadası’ndaki ülkelerde tarifeli kargo seferlerine başlayacak.

Ankara’da antrepo hizmeti vermek için 2007 yılı içinde gerekli yatırımı tamamlayan ve 2008’in ikinci yarısında bu hizmeti vermeyi planlayan THY Cargo, dış hat hava kargo terminali ve dış hat hava kargo gümrüğü bulunmayan Gaziantep’te de bu eksikliği gidermek adına gerekli girişimlerde bulunuyor.

Dergimiz KargoHaber adına yaptığımız söyleşide THY Cargo açısından 2007 yılını değerlendiren ve 2008 yılı hedeflerinden söz eden THY Cargo Başkanı Atilla Lise, 2009 yılında da uzun menzil uçak edinimi altyapı çalışmasını tamamlayarak, Amerika ve Uzakdoğu ülkelerine açılmayı düşündüklerini açıklayarak, “Okyanuslar arasında sıkışmak istemiyoruz” dedi.


- Sayın Lise, 2007 yılını Türkiye hava kargo pazarı ve THY Cargo açısından değerlendirir misiniz?

 

2007 yılı hava kargo sektörü Türkiye’de ithalat, ihracat ve transit olarak düşünüldüğünde iyi bir performans gösterdi. Normal koşullarda ihracatta tekstildeki serbestinin getirdiği sıkıntılar bünye içinde hissediliyor olsa da yine de pazarda bir artış olduğunu görüyoruz. Hava kargo pazarında genel büyüme 2007 yılında ihracatta yüzde 5, ithalatta yüzde 15 olarak gerçekleşti. Toplam olarak ortalamanın yüzde 10 mertebelerinde olduğunu görüyoruz. 2001 yılında 11 Eylül’den sonra havacılık sektöründe yaşanan büyük sıkıntıların akabinde hem kargoda hem yolcu taşımacılığında 2002 yılından beri ilerleme ve büyümeyi gözlemliyorduk. Bu büyüme 2007 yılında da sürdü ve Türkiye genelinde 360 bin ton civarında bir taşıma gerçekleşti.

THY Cargo’da ise 2007 yılında toplam büyüme tonajda yüzde 13, ihracat bacağında yüzde 10, ithalat bacağında da yüzde 15 olarak gerçekleşti. THY tarihinde ilk kez 180 bin ton mertebesine ulaştık. Yine ilk kez bu yıl 275 milyon dolar hava kargo geliri yarattık. Pazar payımıza bakıldığında da geçen yıllarda olduğu gibi pazarın yüzde 50’si bizim elimizde. İthalat, ihracat, transit kargo ve yurtiçi kargo toplamına bakıldığı zaman pazarda dönen tüm hava kargo tonajının yüzde 50’sini elimizde tutuyoruz.

 

- Hava kargoda ihracatta yüzde 5, ithalatta yüzde 15’lik büyümeden söz ettiniz. Bu dengesiz büyüme nereden kaynaklanıyor?

 

İhracatta yüzde 5, ithalatta yüzde 15 büyüme aslında dengesiz bir büyüme. Buna havacılıkta balanssız büyüme diyoruz. Fakat bu, Türkiye pazarındaki giriş ve çıkış değerlerine bakıldığında tolere edilebilir bir fark. Çin pazarı ya da başka pazarlara bakıldığında onlar daha çok tek yönlü trafikle hareket ediyor. Türkiye’de her ne kadar ithalat daha çok büyümüşse de yine de makul bir büyüme diyebiliriz.

Türkiye’nin ihracatı giderek artıyor ve 2007’de 100 milyar doları geçti. Hava kargoda da ihracat arttı ama ihracatın artışı ile hava kargodaki ihracatın büyümesi aynı doğrultuda olmadı. Bunun açık da bir sebebi var. Hava kargo, acil kargolar ya da çok özel ürünler için kullanılıyor. Diğer durumlarda kara ya da deniz tercih ediliyor. Tekstil sektöründe de özellikle Amerika’ya yönelik bir azalma söz konusu. Dünyada tekstil kotalarındaki serbestinin getirdiği uzantılar bunlar. Vaktinden önce yetiştirilen sipariş, hava kargo olarak değil, karayolu ile gönderiliyor. Eskiden tekstilciler siparişi alınca yetiştiremediği durumda son dakika yetiştirmeyi başarıyordu ve mecbur hava kargo ile gönderiliyordu. Şimdi ise böyle bir durum yok. Bu da ihracatın artmasının bizim taşımalarımıza yansımamasının en önemli nedenlerinden biri.

Otomotiv sektöründe minimum stokla, planlama ve üretimin doğru yapıldığı eksende herşey yolunda gidiyor. Üretimde aksama olduğu zaman taşımaları hava kargo moduna çeviriyorlar, bazı özel ürünlerde de planlama aşamasında taşıma modu hava kargo olarak belirleniyor ve bu tür taşımalarımız zaten rutin devam ediyor. Otomotivdeki rutin taşımalarımızda bir artış yaşandı diyebiliriz. Eskiden sadece ithalat yönünde hareketimiz varken artık yedek parçada ihracatta hava modunda da ciddi taşımalar yapıyoruz.


- Kargo uçakları için yatırımlarınız ne durumda. Toplam kargo kapasitenizi öğrenebilir miyim?

 

Türkiye’nin ekonomik büyüklüğü 400 milyar doların üzerine ulaştı. Bu büyüklükle dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi olarak görülüyor. Türkiye her geçen gün ekonomik büyüklük, altyapı ve mevzuat olarak gelişme trendiyle devam ediyor. Bunun lojistik anlamda bize çok büyük yansımaları var. Dolayısıyla THY Cargo olarak biz bu büyümenin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğine inanıyoruz. Bu öngörü paralelinde Airbus 310-300 yolcu uçaklarımızdan 3 tanesini  kargo uçaklarına çevirme kararı almıştık. 2007 yılı Temmuz ayında birinci uçağımızı çevirim için Almanya’ya gönderdik ve Kasım ayı itibariyle uçağımız kargo filomuza katıldı ve aynı zamanda yine Kasım ayında ikinci çevrilecek uçağımızı da Almanya’ya gönderdik. 2008 yılının Mart ayında da bu uçağımız gelecek ve uçuşlara başlayacak. Dolayısıyla 15 Mart itibariyle THY bünyesinde kargo uçağı sayımız 3’e çıkacak. Yıl sonunda çevirilecek son uçağımızı da göndereceğiz. 2009 yılının Mart ayında kargo filomuzdaki uçak sayısı 4 olacak ve bu uçaklarla daha aktif ve daha esnek bir pozisyonda hava kargo operasyonu yapma noktasına geleceğiz. Kargo uçağımızın uçak tipi Airbus 310-300F. Her birinin 38 ton kargo kapasitesi var. Toplam kargo kapasite hesabını böyle yapmak çok doğru değil, adetle konuşmak daha mantıklı çünkü o uçakları tüm network içinde belli bir tarife içinde kullandığımız için onun yarattığı kapasite daha büyük oluyor.   

Bununla da bitmiyor. Yolcu uçaklarımızda da büyümemiz devam ediyor. Takip ettiğiniz üzere 2004 yılında 59 adet yolcu uçak siparişimiz olmuştu. Şu an THY uçak filomuzdaki uçak sayısı 100’e ulaştı. Dar gövde olan Boeing 737-800 ve Airbus 320 ve Airbus 321 model uçakların teslimatları devam ediyor. Planlama ve sipariş beş senelik dönem için yapıldı ve  2008 ve 2009’da filomuza girişleri devam edecek. Bu girişlerle birlikte de büyümeye devam edeceğiz. 

 

- 2007 yılında uçak yatırımları dışında ne gibi yatırımlarınız oldu? 2008 yılı için planlarınız neler?

Bizim Türkiye içinde kara-hava kombine taşımalarımız var. Bununla ilgili tarifeli seferlerimiz 2007 yılında daha düzenli oldu ve frekans yükselttik. Düzenli olarak İstanbul’dan İzmir’e, Ankara’ya, Adana’ya çift yönlü tarifeli kamyon seferi yapıyoruz, aynı zamanda talep oldukça komşu Balkan ülkelerinde, Bulgaristan’da Sofya, Romanya’da Bükreş zaman zaman da Atina’ya kamyon seferleri düzenlediğimiz oluyor. Bunun bize özellikle şöyle bir katkısı var: İç hatlarda genellikle dar gövdeli uçaklarla uçuyoruz ama yurtdışına giderken zaman zaman dar zaman zaman da geniş gövdeli uçaklarla girişimiz ya da çıkışımız oluyor. Yurtdışından geniş gövde ile getirdiğiniz bir kargonun İzmir’e sevkıyatı gerekiyor. Fakat kamyon alternatifi olmazsa İzmir’e dar gövde uçak ile onları götürebilmeniz mümkün değil. Kamyon bize böyle bir esneklik kazandırıyor. Dolayısıyla ürün yelpazemizi ve taşıma alanımızı daha da genişletmiş oluyoruz. Bunun katkılarını çok fazla gördük ve 2008 yılında bununla ilgili daha yoğun taşıma gerçekleştirmeyi planlıyoruz. 2007 yılında ayrıca Atatürk Havalimanı kargo terminalinde kargo kapasitesini büyütebilmek adına tadilatlar yaptık. Kargo kabul körüklerini artırıyoruz ve aynı zamanda yeniliyoruz. İthalat işlemlerimizi uçaktan indirilen kargonun hızlıca ithalat bölümüne aktarılması ve alıcının biran önce alabilmesi için gelen kargo tarafındaki binada iş akışını değiştirdik. Bununla ilgili çalışmalarımız son aşamalara geldi ve 2008’in ortalarına doğru tamamıyla binadaki tadilat işleri bitecek, daha modern, kapasitesi artırılmış, müşteriye daha kaliteli hizmet verebilecek bir yapıya ulaşmış olacağız.

2007 yılında Ankara‘da da kargo binasının tadilatını tamamladık. Aynı zamanda Ankara’da antrepomuz yoktu. Antrepo işletmeciliğini İstanbul’da, Adana’da, Antalya’da ve İzmir’de yapıyoruz. Ankara’da yer olmadığı için yapamıyorduk ve 2007 yılında Ankara’da hem bina tadilatını hem de antrepomuzu tamamlamış olduk. Mevzuat ile ilgili problemlerimiz var; onları tamamlayınca en geç 2008’in ikinci yarısında Ankara’da antrepo işletmeciliğine de başlamış olacağız. İlave olarak üzerine çok düştüğümüz halde sonuçlandıramadığımız bir konu daha var. Gaziantep, Güneydoğu’da sanayi olarak en gelişmiş şehirlerimizden biri fakat orada dış hat hava kargo terminali ve dış hat hava kargo gümrüğü yok. Dolayısıyla bu konuda biz ve Gaziantep’deki ticari kurumlar, Sanayi Odası ve Ticaret Odası talepkarlar. Bu da 2008 planları içinde var. Gaziantep Havalimanı’nda 2008 yılında gümrüklü hava kargo operasyonuna başlamak istiyoruz. Operasyon hayata geçtiğinde hava kargo bacağında Gaziantep direkt hava ithalat ve hava ihracatı yapabilir duruma gelecek. Bu da bizim Türkiye’deki ürün yelpazemizi, istasyon sayımızı, verimimizi ve müşteri memnuniyetimizi artırmış olacak.

2007 yılında sistem ile ilgili müşteri memnuniyeti için iyileştirme çalışmaları yaptık. Internet üzerinden takip, rezervasyon ve sorgulama işlemlerini daha önceden beri sunuyorduk ama bunu geliştirerek kullanıcıya daha anlaşılır ve kolay hale getirdik.2008 yılında bunun daha da çok geliştirilmesi adına çalışmalarımız devam edecek.

Tüm bunların yanında hava kargo işlemleri için 2010 yılından sonra ‘e-freight’ dediğimiz dokümansız hava kargo taşıması ile ilgili bir proje var. Bu projenin uygulanabilir olabilmesi için her havayolu, her acente, her gümrük otoritesinin yapması gereken işler var. Bu proje IATA sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. 2007 yılı içinde THY olarak biz bunları sonuçlandırmaya çalıştık. 2007 yılında başladığımız, 2008 yılında devam edeceğimiz bir çalışma bu. Bu çalışmalarımız da devam ediyor. Normal koşullarda malın göndericiden alıcıya ulaşması için geçen süre dünya genelinde 7 gün. İncelendiğinde bu 7 günün sadece 1 günü havada 6 günü yerde geçiyor. Bunun nedeni de belge bekleme. Doküman olmaksızın kargonun hareket etmesini sağlamak bu projenin amacı. Sistemde herşey dijital ortamda bulunacak ve mesajlar hareket edecek, doküman sonra gidebilecek ama kargo doküman için hareketsiz kalmayacak.

 

- THY Cargo olarak 2008 beklentileri neler?

 

2008 yılında THY Cargo olarak daha fazla büyümeyi hedefliyoruz. İki tane kargo uçağımız gelecek ve dolayısıyla biz 2008 yılında tonajda yüzde 25 civarında büyüme hedefliyoruz. Biraz zor bir hedef ve daha çok çalışmamız gerekecek.

Kargo tarifeli seferleri uzun zamandır Hollanda’da Maastricht, Almanya’da Frankfurt, İsrail’de Tel Aviv, Hindistan’da Yeni Delhi, Kazakistan’da Almati noktalarına yapıyorduk. Bu uçuşları kendi kargo uçağımız ve kiralık uçakla gerçekleştiriyorduk. İkinci uçağımızla birlikte bu noktalarda frekans artışına gittik. Bunların dışında İngiltere’de Londra, Fransa’da Paris, İsviçre’de Zürih, Gürcistan’da Tiflis, Almanya’da da Köln’e uçuş yapmaya başladık.

Airbus 310-300 yaklaşık 7 saat uçabilme kapasitesine sahip ve İstanbul merkez alınınca tüm Avrupa’ya, Türk Cumhuriyetleri’ne, Hindistan’a, Kuzey Afrika ülkelerine ve Arap Yarımadası’nın tamamına ulaşabiliyorsunuz.

Pazarda daha önce gitmediğimiz ama potansiyel olarak gördüğümüz bazı noktalar var, İtalya’da Milano şehrine ve dolayısıyla İtalya bölgesine 2008 başından itibaren tarifeli kargo seferlerine başlayacağız. Aynı zamanda Arap Yarımadası’ndaki ülkelerde tarifeli kargo seferlerimiz başlayacak; biz bu noktalara yolcu uçakları ile gidiyorduk şimdi kargo uçakları ile başlayacağız ve kapasitemiz de artmış olacak.

Uzun menzil uçaklar için de çalışmalarımız devam ediyor ve 2008 içinde uzun menzil kargo uçağı için projelerimizi sonuçlandıracağız. Uzakdoğu’da Çin, Singapur, Bangkok, Hong Kong, Japonya ve Batı’da Amerika’ya ulaşmamız gerekiyor. Okyanuslar arasında sıkışmak istemiyoruz, uzun menzil, geniş gövde, geniş kapasiteli uçakla bunu yapabileceğiz. Bununla ilgili çalışmalarımızı sonuçlandırdığımız zaman yolcu ‘network’unda yaptığımızı kargo ‘network’unda da yapacağız. Uzun menzilden getirip kısa menzile kargo uçağı ile dağıtacağız. Ya da tam tersini de yapacağız. 2008 yılı büyümemiz açısından önemli ve 2009 yılını da dört gözle bekliyoruz. 2009 yılında da uzun menzil uçak edinimi altyapı çalışması, satış pazarlama teşkilatını o paralelde sağlamış olacağız ve dolayısıyla 2009 ve 2010 THY Cargo için çok önemli yıllar olacak. Dünya hava kargo genelinde durumumuzu bir üst kategoriye çıkartacağız. 2010 sonunda herşey yolunda gider ve global anlamda ekonomik sorunlar yaşanmadığı takdirde çok daha farklı konumda olacağımızı düşünüyoruz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77