• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 10 °C

TREDER Sahteciliğe Dikkat Çekti

TREDER Sahteciliğe Dikkat Çekti
2007 yılında kurulan Treyler Sanayiciler Derneği (TREDER), 2 Nisan 2009 tarihinde sektörün durumunun değerlendirildiği bir toplantı düzenledi.

TREDER Başkanı Murat Tokatlı ile yönetim kurulu üyeleri Recep Serin ve Fehir Bulutlar’ın katıldığı toplantıda sektörün içinde bulunduğu durum ortaya konuldu.

Öncelikli olarak sektörü ve TREDER’i birinci derecede devlete, kamuoyuna, otomotiv ve otomotiv yan sanayi sektöründe diğer firma ve kuruluşlara tanıtarak biraraya gelip çalışmalar yapmayı amaçladıklarını söyleyen TREDER Başkanı Murat Tokatlı, özellikle en büyük sorunlardan biri olan finansman güçlüğünü aşmak için faaliyetlerine devam ettiklerini belirtti. 

Tokatlı: “Müşterilerimizi kredilendirmede ciddi sıkıntılar yaşıyoruz”

Türkiye’de üretim sektörünü uluslararası standartlarına taşımak ve bununla ilgili çalışmalar yapmanın da hedefleri arasında olduğunu kaydeden Tokatlı, ADR-ATP gibi süreçlerde artık Türk treyler üreticisin bunlara uygun hale gelmesi yönünde gerekli çalışmalar yürüttüklerini vurgulayarak, mevzuatlarla ilgili faaliyetlerin ardından ihracatın artmasına yönelik çalışmaların da ikinci hedefleri olduğunun altını çizdi.

Özellikle son altı ayda ciddi şekilde piyasada bir takım usulsüzlükler ve sahtecilikler yaşandığını belirten Tokatlı, sektörün yaşadığı sorunları şöyle özetledi: “Bu sorunların başında kanun ve usullere uygun olarak üretim yapmayan firmalar yani merdiven altı üreticilerin sayılarının artması geliyor. Bunun neticesinde doğal olarak sahtecilik inanılmaz boyutlara ulaşmış vaziyette. Denetim olmadığı için sahtecilik de usulsüzlük de artıyor. Hepsinin sonucunda da treyler sektörü olarak müşterilerimizi kredilendirme de ciddi sıkıntılar yaşıyoruz.”

“Rehinli bir aracımız alınıyor herhangi bir yere götürülüyor şase numarası değiştiriliyor üzerinde ki kazınmış olan yere yeni şasi plaketi vuruluyor ve sanki sıfır kilometre bir araba gibi başka bir marka ile ve buna da gayet rahatça belgelendirerek piyasaya çıkarılıyor” diyen Tokatlı, bu şekilde 5-10 yaşında bir aracın 0 kilometre bir araç gibi piyasaya sürüldüğünü kaydederek hem merdiven altı hem de üreticilerin bunu yaptığını belirtti.

Tokatlı, açıklamalarına şöyle devam etti: “Örneğin araç konteynır taşıyıcısıyken platforma dönüyor. Yani mevzuata aykırı bir şekilde aracın tipi tamamen değiştiriliyor. Bunu kullanıcı yapıyor ve anlaştığı bir üretici ile daha sonra tekrar yeni bir araç gibi tadilat projesi ile trafiğe tescil oluyor. Yani bizim ürettiğimiz araç tamamen ortadan kayboluyor ve ortaya yepyeni sanki sıfır kilometre bir araç çıkmış oluyor.”

Bu şekilde Türkiye’de bin adet römork, 300 adet çekicinin kayıp olduğunun tahmin edildiğini açıklayan Tokatlı, “Bu uygulamanın sakıncalarının başında can ve mal güvenliği geliyor. Siz aracı alıyorsunuz eski dingillerle hiçbir tip onayında bulunulmayan fren sistemiyle piyasaya sıfır kilometre gibi sürüyorsunuz ve bunun başında da can ve mal güvenliğini tehlikeye atıyorsunuz” dedi.

TREDER’in çözüm arayışı

Konu ile ilgili olarak çok geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdiklerini ve bu sorunların hepsini dile getirdiklerini belirten TREDER Başkanı Murat Tokatlı, dernek olarak yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı: “Biz son altı ayda üreticilerden tüm yaptıkları işlemlerde fatura istemelerini talep ettik. Ekinde hangi tip onayına istinaden bunu kesmiş onu isteyin ve size alınan olaylara bu uygun mudur değil midir kontrol edin dedik. Bu gayet olumlu bir şekilde karşılandı ve bundan sonra önümüzde ki günlerde bütün yöneticilerden bu istenecek. Denetim ciddi şekilde başlayacaktır. Bu sadece Sanayi Bakanlığı rütbesinde olan bir şey değil, sonuçta bu araçlar Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak trafik tescil bürolarına kayıt ediliyor.

Tescil bürolarında görevli olan kişiler artık o aracın hangi marka araç olup olmadığını anlaması için bir şekilde bunları artık biliyor olması gerekiyor. Bunlara da gerekli eğitimi verin dedik. Hatta TREDER olarak da bu eğitimleri gerekirse üyelerimizin tesislerinde gezdirip biz de verebiliriz şeklinde kendilerine öneride bulunduk. Bu önerimiz de kabul oldu. Önümüzdeki günlerde Sanayi Bakanlığı bununla ilgili çalışmalarına başlıyor ve öncelikle Emniyet Genel Müdürlüğü trafik tescil büroları bu konuda uyarılacak. Daha sonra da eğitim faaliyetleri başlayacak. Diğer bir konu ise faturalarda yaşanan usulsüzlükler. Maliye Bakanlığı’nı bu konuda da uyarın dedik. Bu önerimiz de ciddi şekilde kabul gördü.”

ADR konusu her sektörü ilgilendiriyor

1 Ocak 2010 tarihinde ADR yönetmeliğinin uygulanmaya başlanacağını hatırlatan Tokatlı, konunun sadece treyler sektöründen ibaret olmadığını belirterek hem Sanayi hem Ulaştırma Bakanlıkları’nın çalışmalarına devam ettiklerini söyledi. ADR konusunun paketlemeden nakliyeye kadar her sektörü ilgilendirdiğini kaydeden Tokatlı, treyler sektörü olarak bu sürecin içinde bulunmak istediklerini ifade ederek şöyle devam etti: “Tehlikeli Madde Platformu ismiyle kurulmuş yeni bir platform var. Tamamen Ulaştırma Bakanlığı himayesinde kurulmuş olan bu platformun amacı ADR’ ye geçiş sürecinde karşılaşılabilecek bütün sorunları masaya yatırmak ve bu geçişi en iyi şekilde yapmayı sağlamak. Lojistikçiler, kimyacılar, paketçiler, ambalajcılar ve gümrükçülere kadar bütün ilgili taraflar bu platformda yer alıyor. TREDER olarak bu platforma davet edilmiş durumdayız. Yönetim kurulu başkanı olarak ben de danışma kurulu içerisinde yer alıyorum. Öncelikli hedef piyasada ADR ile ilgili soruları internet ortamında derleyip 100 soruda 100 cevap adı altında bir kitap yayınlanacak.”

Treyler finansmanı yok denecek kadar az!

TREDER olarak bu kişilere savaş açtıklarını ve sonuna kadar devam edeceklerini söyleyen Tokatlı, en büyük sorunlardan biri olan treyler finansmanı konusunda ise şunları söyledi: “Bugüne kadar ciddi çalışmalar yapmamıza rağmen özellikle yaşanan global kriz neticesinde treyler finansmanı neredeyse yok denecek kadar az. Müşterimiz maalesef bankadan treyler finansmanı çıkartamıyor. Üretici olarak biz finansmanı tüketici adına çıkartamıyoruz ve tüketici de kendi adına çıkartamıyor. Bunun neticesinde biz finansörlük yapmak zorunda kalıyoruz. Biz üreticiyiz ancak finansman şirketi değiliz. Bu gelişmeler neticesinde finansman şirketi hatta neredeyse hukuk bürosu haline geleceğiz. Dolayısıyla sektör olarak bu işle ilgili gerekli çalışmaları yapmamız gerekiyor ve yapıyoruz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77