• BIST 98.991
  • Altın 219,616
  • Dolar 5,5588
  • Euro 6,4154
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 23 °C

U.N RO-RO CEO’su Sedat Gümüşoğlu: “Köstence Hattı Bulgaristan Üzerinden Geçen Trafiği Rahatlatacak”

U.N RO-RO CEO’su Sedat Gümüşoğlu: “Köstence Hattı Bulgaristan Üzerinden Geçen Trafiği Rahatlatacak”
DÜNYANIN en genç RO-RO filolarından birine sahip olan, kendi limanından 13 adet RO-RO gemisiyle 4 ayrı hatta yılda 300 bin treyler taşıma kapasitesi sunan U.N RO-RO, yeni hatlar açmaya hazırlanıyor.

Bir yıldır üzerinde çalışılan Köstence hattını yakında hizmete açmayı planlayan U.N RO-RO, Bulgaristan, Romanya, Moldova, Polonya, Rusya ve Ukrayna gibi Doğu Avrupa ülkelerine giden trafiği karayolundan denizyoluna çevirecek ve taşımaları daha ekonomik hale getirecek alternatif yaratmayı hedefliyor. 

U.N RO-RO’nun yeni CEO’su Sedat Gümüşoğlu, şirketin 2010 yılı performansını, 2011 yılı hedeflerini, üzerinde çalıştıkları yeni hatlar ve projelerini anlattı.

Çok iyi başlayan 2008 yılında teslim aldıkları Karadeniz ve Akdeniz gemileriyle kapasitelerini artırdıklarını söyleyen Gümüşoğlu, “Yeni gemilerimizi teslim aldığımız 2008’in son çeyreğinde büyük ekonomik kriz oldu. Bir anda taşıma adetlerinde yüzde 30 oranında düşüş yaşandı. Bu, sektörümüz için inanılmaz bir azalmaydı” dedi.

Taşıma kapasitesini artırdıkları bir dönemde pazarın daralması karşısında kapasite fazlalığını değerlendirmek için Mersin-Trieste hattını açma projesini öne aldıklarını söyleyen Sedat Gümüşoğlu,  “Mart 2009’da Mersin-Trieste hattına bir gemiyle başladık, kısa süre içerisinde iki gemiye ulaştık.  Bu hattımıza talep artınca haftalık 400 adet olan taşıma kapasitemizi 480’e çıkardık” diye konuştu.

Gümüşoğlu, “2009 çok kötü bir yıldı. 2007 yılına göre yüzde 25 oranında daha az araç taşıdık. Bu sadece bizimle ilgili değil, genel olarak lojistik sektöründe de aynı oranda bir düşüş yaşandı. 2010 ise çıkış yılı oldu. Her çeyrek üzerine koyarak devam etti. Dördüncü çeyrekte 2008’in güzel günlerini neredeyse yakaladık. 2010 yılı toplamda 2009’a göre gayet iyi geçti ama 2007 ve 2008 seviyelerine hala ulaşamadık” dedi.

“Akaryakıt maliyetini kısmen yansıttık”
Dünyada RO-RO işi yapan çok büyük operatörler olduğunu söyleyen U.N RO-RO CEO’su Sedat Gümüşoğlu, dünyanın kilometre başına en ucuz RO-RO hizmeti veren operatörü konumunda olduklarını, akaryakıt fiyatlarını bilet fiyatlarına kısmen yansıttıklarını belirterek, şunları söyledi: “2008 yılında petrolün varilinin 150 dolara yükseldiği dönemde karayoluna göre avantajlı kalabildik. 2008 yılının üçüncü çeyreğinden bugüne kadar da neredeyse fiyat düşürdük. Akaryakıt fiyatları düştükçe biz de indirim yaptık. En son indirimimizi Mayıs 2010’da gerçekleştirdik. Hafta içi taşımalarda yaklaşık 200 Euro indirim yaptık. O dönemde petrolün varili 69 dolar seviyesine kadar düşmüştü. Ama bugün itibarıyla geldiğimiz noktada 117 dolar ve giderek tırmanıyor.

Piyasada petrolün bu düzeyde artmasını sağlayacak bir ekonomik hareket yoktu. Bütün analizleri ve raporları okuduk. Herkes, akaryakıtın varilinin olması gereken seviyeyi 80-90 dolar olarak beyan ediyordu.  Ancak Afrika ve Ortadoğu’daki son karışıklıklar, petrol fiyatlarının yeniden tırmanmasına neden oldu. Biz bu durumun geçici olacağını varsayarak bekleyelim dedik. Bu maliyeti bir süre üstlendik. Ancak maliyetlerin bir kısmını navlunlarımıza yansıtmak zorunda kaldık.”

“Yeni hatlar üzerinde çalışıyoruz”

Siyasi, konjonktürel ya da ekonomik faaliyetler ve ülkeler arasındaki anlaşmaların yeni bir RO-RO hattının kurulmasında etkili olduğunu ifade eden Sedat Gümüşoğlu, şunları söyledi: “Örneğin Pendik-Toulon hattını açarak Türk taşımacılarının Fransa geçiş belgesi sorunun çözümüne katkıda bulunduk. Bu hat ile karayolundaki belge kullanımını da rahatlatıyor. Fransa hattı zaman açısından da karayolu ile rekabet edebilecek konumda. Ayrıca bir yıldır üzerinde çalıştığımız ve yakında hizmete açmayı planladığımız Köstence hattı var. Bulgaristan, Romanya, Moldova, Polonya, Rusya ve Ukrayna gibi Doğu Avrupa ülkelerine giden trafiği karayolundan denizyoluna çevirecek ve aynı süre içinde taşımaların daha ekonomik yapılacağı bir alternatif sunmaya çalışıyoruz. Bu da Bulgaristan üzerinden gerçekleşen trafiği rahatlatacak ve Türk taşımacılarının belge sorununu çözecek bir hat olacak.”

Akdeniz havzası dışında ve Türkiye çıkışlı olmayan hatlar kurmayı düşünmediklerini belirten Gümüşoğlu, “Türkiye çıkışlı olan kuzeye, güneye ve batıya yönelik tüm hatlarla ilgileniyoruz. Köstence hattı buna örnektir. Son siyasi karışıklıklar olmasaydı Mısır’a da hat açabilirdik.  Yunanistan’a hat açmayı planlıyorduk ancak Yunanistan’daki ekonomik kriz nedeniyle erteledik. Bu yeniden gündeme gelebilir. Karadeniz’de her iki yakadaki liman problemleri çözülür ve bize görev düşerse biz orada da olmaya hazırız” diye konuştu.


Online rezervasyon ve bilet işlemi

U.N RO-RO’yu her yıl bir önceki yıldan daha iyi servis verecek şekilde yapılandırdıklarını ifade eden Gümüşoğlu, “Yönetim olarak birinci görevimiz bu. Her gün daha iyi servisi şöyle özetleyebilirim: Gemiler her gün saatinde kalkacak. Limandaki işlemler otomasyona tabi tutulacak. Araç gemiye binmeden ve gideceği yere varmadan önce limandaki işlemleri en az süre içinde tamamlanacak, nakliyeciler en son gidecekleri güzergaha varmak üzere yola çıkacaklar.

Bununla ilgili yaptığımız çalışmalara online bilet işlemi ve rezervasyon sistemi ilgili yapanlar örnek verilebilir. Online bilet ve rezervasyon sistemi için geçerli yazılım tamamlandı ve birkaç firmayla testlerini de yapıyoruz. Bugünlerde bu sistemin lansmanını yapmayı planlıyoruz. Sistem sayesinde nakliyeciler online olarak tüm araçlarının güzergah ve rezervasyon planlamasını yapabilecekler” dedi.

 

Dünden Bugüne Türkiye-Romanya RO-RO Taşımaları

TÜRKİYE ile Romanya arasındaki ilk RO-RO seferi siyasal arenada yaşanan gelişmeler sonucu gündeme geldi.

1984 yılında Bulgaristan’da yaşayan Türk azınlığa karşı yapılan baskı sonucu bu ülke ile politik gerginlik yaşandı. Bulgaristan, Türkiye’nin Avrupa çıkışlarında sınırlı geçişin yapıldığı tek alternatif konumdaydı. Avusturya ve İtalya da üzerinden çok sayıda geçiş yapılan ülkelerdi.

Politik bir dayatma ile karşılaşan Türkiye, Avrupa ülkelerine ulaşmak için başka bir seçenek aramaya başladı. En iyi seçenek olarak da Romanya bağlantılı RO-RO çıkışları seçildi. Böylece uluslararası taşımacılar bir anlamda zorunlu olarak RO-RO ile çıkış yapmaya başladılar.

Türkiye ile Romanya arasında ilk RO-RO seferi, 17 Mayıs 1985 tarihli protokol uyarınca, Köstence-Trabzon arasında başlatıldı. Romen bandralı “Paulis” gemisinin 20 Mayıs 1985 günü Trabzon Limanı’na gelmesiyle Türkiye ile Romanya arasında ilk RO-RO seferi düzenlendi.

Haydarpaşa-Köstence arasındaki ilk sefer ise 9 Haziran 1985’de başladı. Taşımacıların RO-RO hattını kullanması zorunluydu. 16 tona kadar mal taşıyan tüm Türk araçları için RO-RO ile çıkış zorunluluğu getirildi. Bu koşul, özellikle tekstil taşımalarını olumsuz etkiledi. Dış ticaret şirketleri, taşımalarında yabancı taşıt tercih etmeye başladı. Tepkiler üzerine bu uygulama frigorifik, konfeksiyon ve İtalya taşımaları için kaldırıldı.

Hattaki gemilerin yetersiz oluşu, bu nedenle sıkça arızalanmaları ve zaman zaman başka hatlarda çalıştırılmaları bu hattın taşımacılar için ekonomik olmadığını ortaya koydu.

Yolların altyapı yetersizliklerinin yanı sıra Yugoslavya iç savaşından sonra Sırbistan’dan Romanya’ya kayan trafik karşısında gümrüklerde 3-4 gün beklemeler yaşandı. Öte yandan araçların Romen kanunlarına göre dingil bazında tartılmaları birçok sorunu da beraberinde getirirken verilen kantar cezaları da taşımacılara ek yük getirdi.

Romanya gümrük makamlarının araçların RO-RO’dan indirilme işlemlerini son derece yavaş yapmaları, bunun yanında Türk araçlarından fazla para alabilmek için gümrük işlemlerini genellikle mesai sonlarına bırakmakları da önemli sorunlardan biriydi.

26 Aralık 1986 tarihinde Romen Bazias 1 gemisi fırtınaya yakalandı; 6’sı Türk, 11 araç denize düştü ve bir Türk sürücüsü kayboldu.

1986’nın ikinci yarısında Derince-Trieste seferleri gündeme geldi. Trieste Limanı’na büyük yatırımlar yapıldı. 5 Mart 1987’de İbrahim Baybora RO-RO gemisi Derince’den ilk seferini gerçekleştirdi.

Trieste seferlerinin başlamasıyla birlikte uluslararası taşımacıların açıklamaları, daha hızlı ve kapasiteli gemi taleplerine dönüşmeye başladı. Köstence hattına yönelik yakınmalar yoğunlaştı.

RO-RO ile Romanya’dan geçiş sorunları, 1991 yılında da taşımacıların gündeminden düşmedi ve Romanya’nın kantar uygulamaları, bu hattı kullananları büyük sıkıntıya soktu.

Mart 1991’de Türkiye’nin yeni RO-RO gemisi Kaptan Burhanettin Işım, Haydarpaşa-Köstence arasında deneme seferi yaptı ve Derince-Trieste hattında çalışmaya başladı.

Mayıs 1991’de yapılan 17. UND Genel Kurulu’nda Köstence hattından şikayetler dile getirildi ve hattın kapatılması istendi. Yaşanan yoğun sıkıntılar nedeniyle söz konusu hat bir süre sonra kapandı.

1993 yılında Türkiye ile İtalya arasında Haydarpaşa-Trieste hattının kurulmasıyla birlikte Romanya’ya yönelik RO-RO seferleri taşımacıların gündeminden çıktı.  

Türk taşımacılarının sürekli yaşadığı geçiş belgesi krizi başta olmak üzere diğer sorunlar karşısında Romanya’ya ya yönelik RO-RO hattını yeniden gündeme getirdi.

2010 yılı içinde Türkiye'den yaklaşık 110 bin civarında yük taşıyan aracın Romanya'ya  110 binin de Romanya'nın çevresindeki ülkelere gittiğini dikkate alan U.N RO-RO, önümüzdeki günlerde Pendik-Köstence hattını devreye sokacağını açıkladı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77