• BIST 93.466
  • Altın 211,108
  • Dolar 5,3596
  • Euro 6,1274
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 15 °C

Ulusal Lojistik Yurtdışında da Yapılanmayı Planlıyor

Ulusal Lojistik Yurtdışında da Yapılanmayı Planlıyor
Müşterilerine entegre lojistik hizmetleri sunmak adına 1999 yılında faaliyete başlayan ve 5 Şubat 2000’de yürürlüğe giren yeni Gümrük Kanunu’nda belirtilen Gümrüklü Genel Antrepoculuk hizmeti ile sundukları hizmet yelpazesini genişleten Ulusal Lojistik,

her biri kendi alanlarında uzmanlaşmış 265 kişilik personel yapısıyla, entegre lojistik hizmetleri vermenin yanında, çeşitli projeler ile ilgili müşterileri adına stratejik planlar hazırlıyor ve efektif stratejik çözümler üretiyor.

‘Atlıkarınca’ sistemi denilen;  ham maddenin üretim aşamasından, nihai tüketiciye ulaşmasında geçen tüm süreç yönetimini projenin başından sonuna kadar yürütülmesi sağlayan Ulusal Lojistik, yurtdışında da yapılanmayı planlıyor. Ulusal Lojistik’in yeni yatırımları ve hedeflerini konuştuğumuz Ulusal Lojistik ve Antrepo Hizmetleri Dış Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Emin Gürhan İskender, “Özellikle Türki Cumhuriyetleri ile yakından ilgileniyoruz ve yakın zamanda buralara bir iş seyahatimiz ve yatırımlarımız olacak” açıklamasında bulundu.

Marmara’da iki yeni depo…

Depo ve antrepo yatırımlarının yaygınlaştığı günümüzde, atım kapasite oluşturmamak adına Ulusal Lojistik’in bu alandaki yatırımlarda izlediği politikayı konuştuğumuz İskender, şuan itibariyle İstanbul Anadolu yakası, Avrupa Yakası ve Gebze Kocaeli Bölgesi’nde gümrüklü ve gümrüksüz olarak toplamda 8 depoda ve 75 bin m2 kapalı, 48 bin m2 açık alanda hizmet verdiklerini söyledi. Hizmet çeşitliliği anlamında çok fonksiyonel bir yapı ile hizmet vermeyi ana hedef olarak benimsediklerini vurgulayan İskender, “Bu anlamda sadece makine, tekstil v.s. gibi eşyaların depolanmasının yanında kimyevi madde depolama alanları, petrokimya ürünlerinin depolanması gibi hizmetleri de müşterilerimize sunmaktayız. Farklı ürünlere ve müşterilere hizmet veren/verebilecek türdeki depolama alanlarının açılması ve gündeme gelmesi halinde,  Ar-Ge departmanımızda görevli uzman personellerden alınan ‘Yeni yatırım fizibilite raporu’ndan sonra en az artı 3 aylık ikinci bir değerlendirmenin neticesinde, yatırımla ilgili bütün faktörleri (müşteri yapısı, kapasite, ulaşım olanakları, makro ve mikro ekonomik dengeler v.b.) göz önünde bulundurarak, yeni yatırımı yapıp yapmayacağımıza hep birlikte karar veriyoruz” açıklamasını yaptı.

Krizde dahi yatırım yaptıklarının altını çizerek Türk ekonomisi ve müşterilere daima güvendiklerini ifade eden İskender, özellikle son 5 yıldır Türkiye’nin, yabancı kredi derecelendirme kuruluşlarınca da tescillenmiş ekonomik performansının, doğal olarak firmalara da pozitif etki yarattığını belirterek bunun, olumsuz iç ve dış dünya şartlarında dahi asgari etkilenmeler ile sürdürülebilir halde tutulmasının çok önemli olduğunu kaydetti. “Bizler yapacağımız veya yapmak istediğimiz yatırımları, önemli derecede ekonomik göstergelere göre planlıyoruz. Dolayısıyla şuandaki mevcut durum, yatırım yapılabilir seviyede” diyen Gürhan İskender, bunun için Batı Marmara ve Güney Doğu Marmara bölgelerinde depolama anlamında yeni yatırım planları olduğunu açıkladı.  

Ulusal, spesifik ürünlerin depolanmasında da uzman

Türkiye’nin sergilediği pozitif ekonomik performans ve büyümenin, diğer yatırımcıların da doğal olarak Türkiye’ye yönelmelerine sebep olduğunu kaydeden Emin Gürhan İskender, özellikle depo yatırımlarındaki artışın atıl kapasite riski doğurma ihtimalini değerlendirmesini istediğimizde, “Türkiye’nin bu yatırımların yapılabilmesi için stratejik önemi bize göre ikinci planda gelmektedir. Kendi iç dinamiklerini harekete geçirip, istikrarlı bir ekonomiye kavuşmayan bir ülkenin, stratejik konumu hiçbir şey ifade etmez. Türkiye’nin lojistik yatırım kapasitesinin şuan da yüzde 30’lar civarında olduğunu düşünmekteyiz. Dolayısıyla Türkiye’nin mevcut durumun 3 katından fazla bir lojistik yatırım arz fazlası var ve bunun büyük ölçüde tamamlanması halinde bile dinamik yapısı ile Türkiye’de bu yatırımları karşılayacak potansiyel mevcut” yanıtını verdi.

Depolama alanında fark yaratmak adına özel depolama gerektiren spesifik ürünlerin depolanması adına çalışmalar yapan Ulusal Lojistik, kimyasal depolama alanında yanıcı ve parlayıcı eşyaların depolanması ve taşımasını da gerçekleştiriyor. Petro kimya depolama alanları ile kimya sektörünün tamamına hizmet sunar hale geldikleri bilgisini veren İskender, ‘Yüksek Teknolojik Ürünlerin Depolanması’ ile alakalı TAPA kalite belge müracaatı yaptıklarının altını çizerek, “Hali hazırda elektronik eşyaları depoladığımız Teknolojik Depolama alanımızı genişleterek yatırımızı büyütmeye devam ediyoruz.  Yaklaşık olarak kurulduğu günden beri 22 bin ayrı kurum ve müşteriye fatura kesmiş bulunan firmamızın hemen, hemen tüm sektörden müşterisi mevcut. Bu anlamda mevcut depolarımızda edindiğimiz sektörel tecrübeler ve birikimimiz sayesinde, müşterilerimizin tedarikçisi olarak faaliyet alanlarında önem arz ediyoruz” diye konuştu. 

Uçak Yedek Parça Endüstrisi ve Uçak Catering hizmetlerinin sunulması için İstanbul,  Ankara,  Adana, İzmir, Antalya, Dalaman ve Bodrum havaalanlarında depolama alanları yatırımı yaptıklarını söyleyen İskender, uçak sanayisindeki havaalanları güvenlik yönetmeliklerinin uygulanmasından, envanterin yönetilmesi, malların üretim tesislerine girişine, yerdeki uçaklar için yedek parça tedariğinden, catering mutfağından uçak kabinine yemek hizmetinin sunulması, gıdaların artı sıcaklık ve soğuk hava depolarında depolanmasına kadar birçok tedarik zincirin tüm segmentlerini içeren depo yönetim sevkiyat yatırımının devam ettiğini açıkladı. “Yaptığımız bu yatırım diğer ülkelerin havaalanları yönetiminden destek görmektedir. Modelleme yapacağımız bu yapıyı yurt dışındaki havaalanlarına kısa süre içerisinde götürmek planlarımız arasında” diyen İskender, yurtdışı yatırımları ile ilgili de bilgi aktardı.

Yurtdışı yatırımlarında, bugün den yarına hemen yatırım eylem planı yapılmadığını vurgulayarak, “Yatırım yapılması planlanan ülkelerin siyasi istikrarı ve kanunları bizim işimiz için önem arz ediyor. Yurt dışında yapılanma projelerimiz mevcut ve özellikle Türki Cumhuriyetleri ile yakından ilgileniyoruz ve yakın zamanda buralara bir iş seyahatimiz ve yatırımlarımız olacak” şeklinde konuştu.  

“2014 yılından başlamak üzere 3 yıllık iç ve dış yatırım planlarımız şimdiden hazır”

2013 yılının ilk beş ayı baz alındığında satış, nakit ve yatırım bütçelerinin hedeflenen noktalara yakın olduğunu ve yılsonu itibariyle de, iç ve dış ekonomik verilerin de şu anda olduğu gibi olumlu seyredeceği varsayımıyla bütçe hedeflerine ulaşacaklarını kaydeden Emin Gürhan İskender, orta ve kısa vadeli hedefleri ile ilgili şu açıklamalarda bulundu: “2011 ve 2012 yıllarının ilk beş aylık dönemlerine baz aldığımızda, hem satış, hem de yatırım anlamında geçtiğimiz yıllara oranla 2013 yılının olumlu seyri bu yılsonu ve ileriki yıllar için iyi geçeceğinin habercisi. Bu verilere göre, 2014 yılından başlamak üzere 3 yıllık iç ve dış yatırım planlarımız şimdiden hazır. Umuyoruz ki yapmış olduğumuz ve yapacağımız bu yatırım faaliyetleri, ülke ekonomisine ve ülke insanımızın yanında, entegre lojistik anlamında yatırım bekleyen diğer dünya ülkelerine de faydalı olur.

Bilgiye erişim, bilgiyi üretme ve bilgiyi kullanmanın öneminin artık tartışılmadığı çağımızda hızlı ve etkin organize olabilmek de bir o kadar önem taşımaktadır. Gelecek on yılın strateji ve hedeflerinin belirlenmesi konularında önemli ve sistemli adımlar atıyoruz. Ulusal Lojistik olarak, önümüzdeki süreçlerde kurumsal yönetimimizi, daha iyi ve daha etkin kullanarak, Türkiye ve dünya şartlarına uyumlu, dengeli ve uygulanabilir daha iyi bir yapıya kavuşturmak temel amacımız.

İş hayatı bisiklete binmek gibidir, ya sürekli pedal çevirirsiniz ya da düşersiniz. Sürekli pedal çevirmek ulusal rekabet gücümüzü, toplumsal refah düzeyimizi ve yaşam kalitemizin artmasına daha çok katkıda bulunacaktır.”

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın ticareti kolaylaştırmak adına yürürlüğe koyduğu ‘Yetkilendirilmiş Yükümlü’ uygulaması ile ilgili görüşlerini de aktaran İskender, Türk ekonomisini, serbest piyasa ekonomisi temeli üzerine kurulu bir sistem olarak gördüklerini belirterek, ticareti yapanların işlerini kolaylaştıracak uygulamaların yürürlüğe girmesini, yerinde atılmış adımlar olarak nitelendirdi. “Tabi burada bunu yaparken, devletin bu iş ile ilgili olan tüm birimlerinin de yeterli düzeyde denetimlerine ihtiyaç var”  diyen Emin Gürhan İskender, sistemin kolay ve anlaşılır olmasının önemi kadar sistemin denetimi varsa yaşanan aksaklıklarla ilgili düzeltici faaliyetlerin yapılmasının da büyük önem arz ettiğini vurguladı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77