Havacılıkta Bölgesel Performans Tablosu Değişiyor, Ham Petrole Bağımlılık Maliyet Baskısını Ağırlaştırıyor

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği IATA küresel havacılıkta bölgesel performansın Ortadoğu’daki savaş ortamından ve ham petrol fiyatlarındaki dalgalanmalardan derin bir şekilde etkilendiğini açıkladı.

Afrika bölgesi Ortadoğu’daki çatışmaların yarattığı iklimden pozitif yönde etkilenirken, Avrupa ve Asya-Pasifik bölgesinin ham petrol ithalatına bağımlılığı nedeniyle ciddi bir maliyet baskısı altında kaldığına dikkat çekiliyor.

IATA analistleri yaptıkları kapsamlı değerlendirmede bölgelerin 2026 yılı performansına ilişkin önemli yaklaşımlar sunuyor. Ayrıca küresel konjonktürün ve yakıt fiyatlarındaki hareketliliğin bölgelerin rekabetçi gücünü ne yönde etkileyeceğine ilişkin önemli tespitler yapılıyor.

Afrika bölgesi hava yolları öne çıktı

Afrika merkezli taşıyıcılar Orta Doğu’da hava sahası kısıtlamalarından kaçınmak amacıyla yeniden yönlendirilen trafik sayesinde en güçlü trafik büyümesini yaşayan havayolları olarak öne çıktılar. Ancak bölgenin kârlılığının, özellikle yakıt arzı ve fiyatlarıyla ilgili maliyet kaynaklı kırılganlıklar nedeniyle zayıflaması bekleniyor. Genellikle daha düşük uçak kullanım oranları ve daha zayıf bilançolarla birleşen bu faktörler, değişen trafik akışlarından kaynaklanabilecek gelir artışını sınırlayacak ve 2026 yılında beklenen net kâr marjının düşmesine neden olacak

Elde edilecek kazançların büyük ölçüde Afrika’yı Avrupa ve Asya’ya bağlayan yerleşik bağlantı ağlarına sahip sınırlı sayıdaki hub taşıyıcısında yoğunlaşması söz konusu olacak. Daha küçük ve parçalı yapıdaki operatörlerin ise zorlu faaliyet ortamının olumsuz etkilerini daha fazla hissedeceği öngörülüyor

Asya-Pasifik’te Maliyet baskıları artıyor

IATA’nın yaptığı bölgesel performans analizine göre Asya-Pasifik bölgesi, Körfez’den yapılan ham petrol ithalatına büyük ölçüde bağımlı durumda ve bu tedariklerin aksaması, rafineriler üzerinde daha ciddi baskı yaratabilir ve bunun sonucunda diğer bölgelere kıyasla daha fazla jet yakıtı kıtlığı ve daha yüksek jet yakıtı fiyatları ortaya çıkabilir. Bu ortamın hâlihazırda kapasite ayarlamalarını zorunlu kıldığı ve hava sahası kısıtlamalarının neden olduğu daha uzun uçuş rotalarının yakıt tüketimini artırdığı ve fiili kapasiteyi daraltarak birim maliyetleri yükselttiği belirtiliyor.

Bölgede hem iç hem de dış hat yolcu trafiğinin büyümeye devam etmesi nedeniyle talep dinamikleri destekleyici olmayı sürdürecek. Bazı Asya-Pasifik merkezli havayolları, özellikle Avrupa-Asya hatlarında, Orta Doğu’daki çatışmalarla bağlantılı olarak değişen trafik akışlarından fayda sağlayacak. Maliyet baskıları ise birçok Asya para biriminin değer kaybetmesi nedeniyle daha da artıyor. Bu durum, özellikle yakıt olmak üzere ABD doları üzerinden fiyatlanan giderlerin yerel para birimi cinsinden maliyetini yükseltiyor.

Orta Doğu’daki hub’larda yaşanan aksaklıklar, özellikle Avrupa-Asya ticaret koridorlarında Asya merkezli taşıyıcıların daha fazla kargo trafiği çekmesi için ek fırsatlar yaratmış durumda. Ancak Avrupa’da yürürlüğe giren daha sıkı düzenlemeler, özellikle düşük değerli gönderilere yönelik gümrük gerekliliklerinin artırılması, e-ticaret hacimleri üzerinde baskı oluşturabilecek bir gelişme olarak görülüyor. Genel olarak kargo büyümesinin yavaşlaması beklenmekle birlikte, kapasite kısıtları ve yeniden yönlendirme etkileri piyasa koşullarını nispeten sıkı tutmaya devam edecek.

Çoklu baskı altındaki Avrupa bölgesi trafik kazanımları elde etti

Jet yakıtı açısından Körfez’den yapılan ithalata yüksek derecede bağımlı olan Avrupa bölgesi havacılıkta önemli maliyet baskılarıyla karşı karşıya bulunuyor. Bunun bir kısmı, kriz öncesinde yakıt ihtiyacının yaklaşık %70’inin hedge edilmiş olması sayesinde hafifletilmiş durumda. Ancak bu koruma işlemlerinin süresi doldukça daha yüksek maliyetlerin bilançolara yansımasının kaçınılmaz olacağı öngörülüyor.

Avrupa, Körfez’deki havalimanları üzerinden gerçekleşen bazı seyahatlerin yerini alarak Avrupa ile Asya arasında doğrudan bağlantı sağlaması sayesinde belirli ölçüde trafik kazanımları elde etti. Bununla birlikte Avrupa’nın bazı bölgeleri hâlâ Rusya üzerindeki hava sahası kısıtlamalarından etkileniyor. Daha da önemlisi, yavaşlayan ekonomik büyüme ve yükselen enerji maliyetleriyle karakterize edilen zayıflayan makroekonomik ortamın, hane halklarının satın alma gücü üzerinde baskı yaratması da söz konusu.

Avrupalı bölgesi ayrıca diğer bölgelere kıyasla ekstra yükümlülüklerle karşı karşıya. Bölgedeki havayolları, AB’nin sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) zorunlulukları da dahil olmak üzere ağır düzenlemeler, yüksek havaalanı ücretleri ve hava seyrüsefer ücretleri nedeniyle ciddi maliyet baskıları altında faaliyet gösteriyor. Birçok pazarda devam eden iş bırakma eylemleri de operasyonel aksaklıklara yol açıyor. IATA analistleri bu faktörlerin piyasa koşulları normale döndüğünde bile Avrupa’nın rekabetçi konumunun daha da zayıflayabileceğine işaret ettiğini belirtiyor.

Güney Amerika bölgesinde talep cephesi çok hassas

Güney Amerika bölgesinin performansı, enerji krizinin etkisiyle bölge para birimlerinin birçoğu üzerinde oluşan değer kaybı baskısından etkileniyor.

Güney Amerika’daki talep koşulları, diğer bölgelere göre daha hassas durumda. Bunun temel nedeni olarak da daha düşük gelir seviyeleri ve hava taşımacılığı talebi içinde iş seyahatlerinin payının daha düşük olması gösteriliyor. Özellikle ihracata dayalı ekonomilerde kargo piyasalarının zayıflaması mümkün. Bununla birlikte yapısal talep unsurları varlığını sürdürdüğünden, ani bir daralma yerine kademeli bir uyum süreci bekleniyor.

Analistlere göre Güney Amerikalı havayolları genellikle sınırlı bilanço esnekliği ve daha yüksek finansman maliyetleriyle faaliyet gösteriyor. Bu durum, şokları absorbe etme veya filo ve ağ yatırımlarını artırma kabiliyetlerini sınırlanıyor. Faiz ve vergi öncesi kârın (EBIT) net kâr marjına oranı, küresel ortalamanın yaklaşık dört katı seviyesinde bulunuyor. Bu faktörlerin birleşimi, genel talep pozitif kalmaya devam etse bile bölgenin büyümede daha belirgin bir yavaşlama yaşamasının muhtemel olduğuna işaret ediyor.

Orta Doğu bölgesi havacılıkta bu yıl zarar yazacak

Orta Doğu’daki savaşın yarattığı şokun merkezinde bulunan bölgenin, 2026 yılında net zarar açıklaması bekleniyor. Kapasite azaltımları, uçuş iptalleri, operasyonel aksaklıklar ve yükselen yakıt fiyatları işletme giderlerini artırıyor. Buna karşılık transit yolcu trafiğindeki kayıplar doluluk oranlarını düşürürken, birim maliyetlerini de yükseltiyor.

Bununla birlikte bölgenin dayanıklılığını destekleyen çeşitli yapısal avantajlar bulunuyor. Bunlar arasında daha elverişli vergi ortamı, yakıt arzına görece güvenli erişim ve nispeten düşük finansal kaldıraç yer alıyor. Ayrıca coğrafi konumu, gelişmiş altyapısı ve yoğun uçuş ağı uzun vadeli başarının temeli olarak kabul ediliyor.

Bölgedeki kargo pazarları da baskı altında bulunuyor. Yaşanan aksaklıklar fiili kapasiteyi azalttı ve bu gelişme transit kargo trafiğinin diğer bölgelere kaymasına neden oldu. Bu durum finansal performans üzerinde olumsuz etki yaratıyor.

Kısa vadeli toparlanmanın, hacimlerin hızlı geri dönüşünden ziyade fiyat artışlarıyla desteklenmesi şeklinde olacak. Uzun vadede ise yapısal avantajlar trafik toparlanmasını destekleyecek bir unsur olacak. Ancak bu toparlanmanın daha düşük kâr marjlarıyla gerçekleşebileceği ve bu durumun hub merkezli iş modelinin ekonomik yapısını yeniden şekillendirebileceği belirtiliyor.

Kuzey Amerika’da fiyatları yükseltici baskı

Kuzey Amerika havayolları büyük ölçüde yakıt hedge uygulamalarından uzaklaştığı için, jet yakıtı maliyetlerindeki artışlar bölgedeki havayollarının maliyet yapısına daha doğrudan ve hızlı şekilde yansıtıyor. Bu durum, hızla yükselen maliyetleri karşılamak amacıyla fiyatların hızlı biçimde artırılması yönünde güçlü bir teşvik oluşturuyor.

Hava yollarının, iç pazardaki talep zayıflığıyla başa çıkma konusunda düşük maliyetli taşıyıcılara göre daha avantajlı bir konumda olduğu gözleniyor. Düşük maliyetli havayolları iç hat talebine daha fazla bağımlı durumda olduğu ve genellikle anlamlı bir premium hizmet sunmadıkları için, bu hava yollarının ek hizmet satışı ve ücret segmentasyonu yoluyla maliyet baskılarını dengeleme olanakları sınırlı durumda.

Kuzey Amerika merkezli havayolları son yıllarda güçlü kârlılık performansı gösterdi ve Orta Doğu’daki operasyonel şoklardan nispeten daha az etkilendi. Bununla birlikte finansal kaldıraç seviyeleri görece yüksek durumda ve bu da operasyonel performans güçlü kalmaya devam etse bile maliyet şoklarına karşı hassasiyeti artırıyor. Ayrıca son dönemdeki ücret artışlarının ardından iş gücü maliyetleri de yükseldi.

Genel olarak Kuzey Amerika’da uyum sürecinin büyük ölçüde fiyat artışlarıyla gerçekleşmesi ve düşük maliyetli taşıyıcılar arasındaki ayrışmanın belirginleşmesi bekleniyor.

IRU’nun yeni Genel Sekreteri Habib Turki Oldu
Otomotiv Yan Sanayisinde Türkiye-Polonya Trafiği Hızlanıyor
Tırsan’dan Almark Logistics’e 10 Yeni Treyler Teslimatı