Küresel Konjonktür ve Ortadoğu’daki Çatışmalar Hava Kargo İçin Ters Rüzgarlar Estiriyor

Ortadoğu’da yaşanan gerilim ve çatışmalar dünya ticareti üzerinde ve petrol fiyatlarında önemli bir etki yaparken, havayolları seferleri ve küresel ticaret açısından önem taşıyan hava kargo operasyonları da sekteye uğradı.

Uzun bir zamandır kesintisiz büyüme gösteren küresel hava kargo piyasalarının 2026’nın tümünde bu olumsuz konjonktürden etkileneceği belirtiliyor.

Ocak ayının ardından Şubat 2026 döneminde de hava kargodaki büyümenin devam edeceği açık, ancak ABD’nin İsrail ile birlikte İran’a yönelik başlattıkları saldırılar dolayısıyla Ortadoğu’da ve Körfez bölgesinde havayolu trafiğini ve kargo operasyonlarını ciddi zorluklarla karşı karşıya bıraktı. Mart ayının ilk haftasında bölgedeki havayolu şirketleri kargo operasyonlarını geçici süreyle askıya aldı. Doğal olarak bu aksamaların Martı ayı hava kargo performansına etkisi olacak. Bu etki ve bölgedeki savaş atmosferi hava kargonun 2026’daki seyrini de anlamak açısından önemli bir veri sunacak. Küresel ticaretin ve hava kargonun 2025’te itici gücü olan e-ticaretin bu konjonktürden nasıl etkileceği ise diğer bir tartışma konusu. 2026’da küresel kargo hacmindeki büyüme oranı olarak öngörülen yüzde 2.4’lük rakamın revize edilmesi de beklenir gelişmelerden biri olacak.

Öte yandan Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Ocak 2026 küresel hava kargo pazarına ilişkin verileri yayımladı. Buna göre kargo ton-kilometre (CTK) cinsinden ölçülen toplam talep, Ocak 2025 seviyelerine kıyasla yüzde 5,6 arttı. Uuluslararası operasyonlarda bu artış yüzde 7,2 düzeyinde oldu.

Mevcut kargo ton-kilometre (ACTK) cinsinden ölçülen toplam kargo kapasitesi ise Ocak 2025’e göre yüzde 3,6 artış gösterirken, uluslararası operasyonlarda bu yükseliş yüzde 5,7 düzeyinde gerçekleşti.

IATA Genel Direktörü Willie Walsh kargo piyasalarını değerlendirken şöyle dedi: “Ocak ayında yıllık bazda yüzde 5,6 büyüme kaydederek hava kargo talebi 2026’ya güçlü bir başlangıç yaptı. Bölgesel düzeyde tablo daha kutuplaşmış durumda. Afrika, Orta Doğu, Asya-Pasifik ve Avrupa’daki taşıyıcılar küresel ortalamanın üzerinde büyüme bildirirken, Amerika kıtasındaki taşıyıcılar toplamda daralma yaşadı.

Hava kargonun dayanıklılığı önümüzdeki aylarda test edilmeye devam edecek. ABD ticaret politikalarındaki süregelen belirsizliklere ek olarak, Orta Doğu’daki çatışmalar küresel tedarik zincirleri üzerinde ciddi baskı oluşturacaktır. Bu konuların ele alınması, 10–12 Mart 2026 tarihlerinde Peru’nun Lima kentinde düzenlenen Dünya Kargo Sempozyumu’ndaki tartışmalara ayrı bir önem kazandırdı. Burada hava kargonun dijitalleşme ve diğer önlemler yoluyla uyum kabiliyetinin ve verimliliğinin güçlendirilmesi temel odak noktası olarak öne çıktı”.

IATA uzmanları küresel kargo ortamını belirleyen ekonomik faktörleri de şöyle sıraladı;

* Küresel mal ticareti Aralık 2025’te yıllık bazda yüzde 4,9 büyüdü.

* Jet yakıtı fiyatları Ocak ayında yıllık bazda yüzde 6,5 düştü.

* Küresel imalat sektöründe güven Ocak ayında güçlendi; Küresel Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) 50 genişleme eşiğinin üzerine çıkarak 51,8’e yükseldi ve bir buçuk yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesine ulaştı.

* Yeni ihracat siparişleri PMI endeksi 49,9’a yükseldi; büyüme eşiğinin biraz altında kalsa da son 10 ayın en yüksek seviyesini gördü ve karma ancak temkinli iyimser bir sanayi büyümesine işaret etti.

Bölgesel Bazda En Yüksek Performans Asya-Pasifik Hattında

Asya-Pasifik bölgesi havayolları Ocak ayında hava kargo talebinde yıllık bazda yüzde 7,8 büyüme kaydetti ve bölgenin sektör genişlemesindeki temel itici güç rolünü sürdürdü. Kapasite yıllık bazda yüzde 3,3 arttı.

Kuzey Amerika merkezli taşıyıcılar ise Ocak ayında hava kargoda yıllık bazda yüzde 0,5 düşüş yaşadı. Kuzey Amerika, kapasitenin de azaldığı tek bölge oldu (yıllık -yüzde 0,2).

Turkish Cargo’nun da içinde yer aldığı Avrupalı merkezli havayollarında Ocak ayında hava kargo talebinde yıllık bazda yüzde 6,9 artış kaydedildi. Kapasite artışı da yüzde 4,9 oldu.

Orta Doğulu taşıyıcılar Ocak ayında talepte yüzde 9,3 artış gördü. Kapasite yüzde 9,9 artarak tüm bölgeler arasında en güçlü kapasite artışını kaydetti.

Latin Amerika ve Karayipler bölgesi hava kargo operatörleri ise Ocak ayında talepte yıllık bazda yüzde 2,0 düşüş yaşadı ve en zayıf performansı gösterdi. Buna karşılık kapasite yüzde 2,3 arttı.

Afrikalı bölgesi havayollarında Ocak ayında yüzde 18,2 ile tüm bölgeler arasında en güçlü talep artışı gerçekleşti. Kapasite bu bölgede yüzde 6,5 yükseldi.

Ticaret Hatlarındaki büyümeye bakıldığında Ocak 2026’da hava kargo hacimlerinin Asya–Kuzey Amerika hattı hariç olmak üzere, başlıca ticaret koridorlarının çoğunda artış kaydettiğini gösteriyor.

2025 yılı itibarıyla taşıyıcıların bölgelere göre toplam kargo trafiği pazar payı (CTK – Kargo Ton-Kilometre) dağılımı şu şekilde

Bölge Pazar Payı (yüzde )

Asya-Pasifik yüzde 35,9

Kuzey Amerika yüzde 24,5

Avrupa yüzde 21,4

Orta Doğu yüzde 13,2

Latin Amerika ve Karayipler yüzde 2,9

Afrika yüzde 2,1


Asya-Pasifik, küresel hava kargo pazarının üçte birinden fazlasını oluşturarak lider konumda bulunuyor.

Kuzey Amerika ve Avrupa bölgesi ise birlikte küresel kargo trafiğinin yaklaşık yarısını temsil ediyor.

Orta Doğu, büyük aktarma merkezleri sayesinde önemli bir paya sahip durumda.

Latin Amerika ve Karayipler ile Afrika toplam pazar içinde daha küçük paylar oluşturuyor.

Yolcu Pazarındaki Büyüme Ay Yeni Yılına Takıldı

THY ve Pegasus dahil yaklaşık 360 havayolu şirketini çatısı altında toplayan ve toplam hava trafiğinin yüzde 85’ini temsil eden IATA yolcu pazarına ilişkin yeni yılın ilk verilerini de yayınladı.

Ocak ayı talebi, 2025’te Ocak ayında kutlanan Ay Yeni Yılı’nın (Lunar New Year) 2026’da Şubat ayına kayması nedeniyle etkilendi. Ay Yeni Yılı genellikle ailelerin bir araya gelerek kutlama yapması nedeniyle talepte artışa yol açıyor. IATA bu nedenle yıllık karşılaştırmanın Ocak 2026 talebini olduğundan biraz daha zayıf gösterdiğine dikkat çekti.           

IATA verilerine göre gelir yolcu-kilometre (RPK) bazında ölçülen toplam talep, Ocak 2025’e kıyasla yüzde 3,8 arttı. Arz edilen koltuk-kilometre (ASK) bazında, toplam kapasite ise yıllık yüzde 3,5 yükseldi. Küresel ortalamada doluluk oranı yüzde 82 olurken, (bu oranla Ocak ayı için rekor seviyeye ulaşıldı.

Dış hatlarda talep, Ocak 2025’e göre yüzde 5,9 artarken, yurt içi talepteki artış yüzde 0,1 gibi sembolik bir düzeyde oldu. Uluslararası uçuşlarda kapasite yıllık yüzde 5,8 yükseldi ve doluluk oranı yüzde 82,5 oldu

IATA Genel Direktörü Willie Walsh hava yolu sektöründe yolcu pazarı verilerini şöyle değerlendirdi; “Ocak ayındaki yüzde 3,8’lik nispeten daha yavaş büyüme kısmen Ay Yeni Yılı’nın zamanlamasıyla açıklanabilir; ancak 2026’da talebin güçlü büyümeyi sürdürmesi için temel göstergeler yerinde duruyor. Örneğin tarifeli uçuş verileri, Mart ayına kadar küresel koltuk kapasitesinde yüzde 5,2’lik bir artışa işaret ediyor ki bu Nisan 2024’ten bu yana en hızlı genişleme olacak. Ancak Mart başında Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, trafik ve yakıt maliyetlerinin seyri konusunda bazı belirsizlikler yaratmış durumda. Hepimiz mevcut çatışmaların en kısa sürede barışçıl bir şekilde sona ermesini umuyoruz. Bu arada devletlerin sivilleri ve sivil havacılığı zarardan koruma yükümlülüklerine saygı göstermesi kritik önem taşımaktadır.”

Walsh sektörle ilgili kapsamlı açıklamada ise 2025 yılında yeni kurulan hava yolu sayısının azlığı ve maliyet artışları başta olmak üzere önemli noktalara dikkat çekti. “Ortalama bilet fiyatlarının 2026 boyunca reel anlamda düşmesi bekleniyor; bu da hava yolculuğunun giderek daha erişilebilir hale gelmesi yönündeki uzun süredir devam eden eğilimin sürmesi anlamına geliyor. Bu durum, artan altyapı ücretleri, ağır düzenleyici yükler ve enerji dönüşümünün yükselen maliyetlerinden kaynaklanan sürekli maliyet baskılarına rağmen gerçekleşmektedir. Bu maliyet ve düzenleyici baskılar karşısında, 2025 yılında yeni kurulan havayolu şirketi sayısının 1999’dan bu yana en düşük seviyede gerçekleşmiş olması dikkat çekicidir. Rekabete önem veren hükümetler bunu tehlike çanlarının çalması olarak görmelidir. Bağlantısallığın tüketicilere sağladığı faydaların korunması ve geliştirilmesi için bu maliyet ve düzenleyici sorunların ele alınması gerekmektedir.”

DP World Türkiye’de İlk Kontrat Lojistiği Deposunu Açtı
Ortadoğu’da Kargo Operasyonları Askıya Alındı
Tırsan’dan Semih Lojistik’e 20 Adet Multi-Ride Teslimatı
LojiDer’in 2’nci Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirdi
Sevkiyatlarda Elektronik Navigasyon Mührü Dönemi
MAN ve Akçansa İş Birliklerini 19 Yeni Araçla Güçlendirdi