UND Başkanı Şerafettin Aras, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gerilimlerin yalnızca güvenlik alanında değil, ticaret ve lojistik düzeninde de köklü değişimlere yol açtığını belirterek, Türkiye’nin bu süreçte üstlenmesi gereken role dikkat çekti. Aras, özellikle son dönemde artan bölgesel risklerin, Türkiye için stratejik bir fırsata dönüşebileceğini ifade etti.
UND Başkanı Şerafettin Aras, yayımladığı "Kriz Zamanlarında Lojistik Akıl" başlıklı makalesinde, Türkiye'nin ve bölge ülkelerinin önündeki tarihi fırsata dikkat çekti.
Kriz Sadece Güvenlik Değil, Ticaret Sorunu
Aras, küresel jeopolitik gerilimlerin yalnızca güvenliği değil, ticaret ve lojistiği de etkilediğini belirtti. “28 Şubat 2026’dan bu yana ABD-İsrail-İran eksenli çatışma, Hürmüz Boğazı çevresindeki enerji ve ticaret akışını ciddi biçimde sarsmıştır. Risk, maliyet ve belirsizlik hızla artıyor” dedi.
Aras, ülkelerin krizleri ya yük olarak taşıyabileceğini ya da hızlı reform ve bölgesel iş birliğiyle stratejik avantaja dönüştürebileceğini belirtti. Türkiye’nin önündeki fırsatın, Avrupa ile Asya arasında güvenilir ve hızlı bir lojistik merkez olma iddiasını güçlendirmek olduğunu ifade etti.
Orta Koridor: Yeni Ana Lojistik Damar
Denizyolundaki risk arttıkça, yüklerin daha güvenli ve öngörülebilir alternatiflere kayacağını söyleyen Aras, Türkiye-Orta Koridor hattına dikkat çekti. Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden geçen bu güzergâh, bazı sevkiyatlarda transit süreyi 13-21 güne kadar indirebiliyor ve Avrupa-Asya taşımalarında ciddi zaman avantajı sağlıyor. Dünya Bankası da bu koridorun doğru işletilmesi halinde yük hacminde artış ve sürelerde iyileşme potansiyeline işaret ediyor.
Avrupa Erişim Rejimi ve Sürücü Vizeleri
Aras’a göre ikinci kritik başlık, karayoluna kayacak yükü taşıyabilecek bir Avrupa erişim rejimi oluşturmak. Sürücü vizeleri, geçiş belgeleri ve sınır kotaları lojistiği ciddi şekilde sınırlıyor. “Profesyonel sürücüler turistik yolcu değil; tedarik zincirinin temel unsuru. Türkiye, AB ve ilgili ülkelerle hızlı ve veriye dayalı diplomasi yürütmeli” dedi.
Kotalar ve Geçiş Belgelerinde Esneklik
Üçüncü başlık, kotaların ve geçiş belgelerinin kriz dönemlerinde askıya alınması. Aras, Kovid döneminde uygulanan Green Lanes ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrası geliştirilen Solidarity Lanes örneklerini hatırlatarak, krizlerde taşımayı kolaylaştıran geçici rejimlerin önemine dikkat çekti.
Dijitalleşme ve Gümrük Sadelik
Dördüncü başlık, gümrük süreçlerinin sadeleştirilmesi ve dijitalleşme. Aras, e-belge, ön beyan ve ortak dijital platformlarla lojistikte hız ve öngörülebilirliğin artırılabileceğini belirtti. Azerbaycan ile Türkiye arasında başlatılan e-permit uygulamasını örnek gösterdi ve yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.
Krizler, Reformlar ve Fırsatlar
Aras, denizyolundaki riskin doğru yönetildiğinde Türkiye için tarihi bir fırsat olduğunu söyledi: “Orta Koridor’u büyütmek, Avrupa ile Asya arasında taşımayı yeniden konumlandırmak ve yıllardır çözülemeyen yapısal sorunları nihayet çözmek için tarihi bir fırsat olabilir. Çünkü krizler, normal zamanlarda ertelenen reformları zorunlu hale getirir. COVID döneminde Avrupa bunu yaptı; savaş döneminde Ukrayna için yeni lojistik hatlar kuruldu; Afrika’da ortak sınır kapısı modelleri ticareti hızlandırdı. Şimdi benzer bir iradeyi Türkiye ve bölge ülkeleri de göstermeli.”