UTİKAD, uluslararası karayolu taşımacılığının sürdürülebilirliği açısından sürücülerin çalışma koşullarına uygun vize düzenlemelerinin oluşturulması, sınır kapılarındaki kapasite ve koordinasyonun artırılması ve Türkiye ile Avrupa Birliği arasında ortak çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Uluslararası karayolu sürücülerinin çalışma koşullarına dikkat çekildi
Uluslararası taşımacılığın yalnızca yüklerin bir ülkeden diğerine ulaştırılmasından ibaret olmadığını belirten UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, "Sektörün disiplin, sorumluluk ve özveriyle çalışan sürücüler sayesinde faaliyetlerini sürdürdüğünü, Kapıkule, Hamzabeyli ve İpsala sınır kapılarında günlerce süren bekleyişlerin, belirsizliklerin ve zorlu çalışma koşullarının sürücüler üzerindeki yükü artırdığını, uluslararası karayolu sürücülerinin karşılaştıkları sorunların farkında olduklarını ve taleplerini desteklediklerini" ifade etti.
Schengen vize kısıtlamaları uluslararası taşımacılığı zorluyor
Schengen bölgesinde uygulanan 180 günde 90 gün kuralının, mesleklerini uluslararası güzergahlarda icra eden profesyonel sürücüler açısından önemli sorunlar oluşturduğuna dikkat çeken UTİKAD Başkanı Engin, "Sürücülerin kısa süreli ziyaretçilerle aynı düzenlemelere tabi tutulmasının, uluslararası taşımacılığın operasyonel gerçekleriyle örtüşmediğini, vize kapsamında izin verilen kalış süresinin birkaç gün, hatta bir gün aşılması durumunda dahi sürücülerin taşıdıkları ihracat yükleriyle birlikte geri çevrilebildiğini, bunun da taşımacılık süreçlerinde ciddi aksamalara neden olabildiğini" belirtti.
Sınır geçişlerindeki gecikmeler Türkiye ve Avrupa ticaretini etkiliyor
Bilgehan Engin, "Türkiye’nin Avrupa sanayisi açısından stratejik bir tedarik merkezi, sınır geçişlerinde yaşanan sorunlar yalnızca Türkiye’nin ihracatını değil, Avrupa’daki üretim, perakende ve tedarik süreçlerini de doğrudan etkiliyor. Türkiye’nin coğrafi yakınlığı, üretim esnekliği ve hızlı tedarik kapasitesiyle Avrupa sanayisi açısından önemli bir konumda bulunuyor ancak sınır kapılarında yaşanan gecikmeler Türkiye’nin sahip olduğu bu avantajları zayıflatıyor" diye konuştu.
Sınır kapılarında ve Balkan koridorunda yaşanan uzun bekleme sürelerinin, yüklerin alıcılara gecikmeli ulaşmasının ve araçların verimli kullanılabilmesi için birden fazla sürücü istihdam edilmesi ihtiyacının operasyonel maliyetleri artırdığını ifade eden Engin, "Bu durumun lojistik sektörünün rekabet gücünü de olumsuz etkilediğini, artan maliyetlerin yalnızca lojistik hizmet sağlayıcılarına değil, Avrupa’daki alıcılara ve nihai tüketicilere de yansıdığını, sürücü hareketliliğinin önündeki engellerin kaldırılmasının Avrupa tedarik zincirlerinin dayanıklılığı ve uluslararası ticaretin sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını" belirtti.
UTİKAD'dan Kalıcı ve Ortak Çözüm Çağrısı
UTİKAD, Ticaret Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının konuya yönelik çalışmalarını önemsediklerini belirterek, uluslararası karayolu sürücülerinin özel bir imtiyaz değil, mesleklerinin gerekliliklerine uygun ve öngörülebilir düzenlemeler talep ettiğini vurguladı.
Bu kapsamda;
• Uluslararası karayolu sürücülerinin mesleki faaliyetlerine uygun kalıcı vize düzenlemelerinin oluşturulması,
• Bulgaristan ve Yunanistan ile sınır kapılarındaki kapasite ve koordinasyonun güçlendirilmesi,
• Sınır geçişlerinin daha öngörülebilir ve planlanabilir hale getirilmesi,
• Sınır bölgelerindeki park alanları ve sürücülere yönelik sosyal tesislerin iyileştirilmesi,
• Konunun Türkiye–AB gündeminde ortak tedarik zinciri güvenliği perspektifiyle ele alınması
gerektiği ifade edildi.
“Çözüm Ancak Ortak Bir İradeyle Mümkün”
Türkiye ile Avrupa arasındaki ticaretin güçlü ve sürdürülebilir kalabilmesi için uluslararası karayolu sürücülerinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurgulayan Engin, ayrıca Türkiye ile ticari ilişkilerini sürdüren Avrupalı şirketlerin de kendi tedarik zincirlerini doğrudan etkileyen bu sorunların çözümü için sürece destek vermesinin önemine dikkat çekti veaçıklamasını şu mesajla tamamladı: “Türkiye ile Avrupa arasındaki ticaretin güçlü kalması, bu ticareti fiilen yürüten sürücülerimizin önündeki engellerin kaldırılmasına bağlı. Sınırlarda biriken her gecikme, her iki tarafın ekonomisine yansıyan ortak bir maliyete dönüşüyor. Çözüm de ancak ortak bir iradeyle mümkün.”