• BIST 12433.5
  • Altın 7355.24
  • Dolar 44.078
  • Euro 51.1256
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 17 °C

Hava Kargoda Üç Stratejik Öncelik: Dijitalleşmeye Hız, Küresel Standartlar, Emniyet ve Güvenlik

Hava Kargoda Üç Stratejik Öncelik: Dijitalleşmeye Hız, Küresel Standartlar, Emniyet ve Güvenlik
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), küresel hava kargo sektörü için üç stratejik önceliği, “Dijitalleşmenin hızlandırılması, küresel standartların güçlendirilmesi, emniyet ve güvenliğin artırılması” başlıkları altında özetledi.

IATA, Küresel Kargo Başkanı Brendan Sullivan, Peru’nun başkenti Lima’da düzenlenen IATA World Cargo Symposium’un açılışında yaptığı konuşmada şöyle dedi; “Hava kargo, faaliyet ortamı giderek daha karmaşık hale gelmesine karşın, iş dünyasının küresel pazarlara bağlanmasında ve tedarik zincirlerinin hareket halinde kalmasını sağlamada kritik bir rol oynuyor. Gümrük tarifeleri ve jeopolitik şoklar da dahil olmak üzere küresel tedarik zincirlerini etkileyen pek çok dış gelişme varken, kontrol edebildiğimiz veya etkileyebildiğimiz alanlarda dayanıklılık inşa etme çabalarımız büyük önem taşıyor. Dijitalleşmeyi, küresel standartları ve tedarik zinciri güvenliğini güçlendirmek için birlikte çalışarak ve hava kargo yoluyla ürünleri küresel pazarlara ulaştırarak ekonomik büyümeyi desteklemeye devam edebiliriz.”

Sullivan, küresel ticaretin yeniden şekillendiği bir zamanın içinden geçildiğini vurgulayarak, “Gümrük tarifeleri, jeopolitik gerilimler ve politika belirsizlikleri ticaret hatlarını değiştiriyor, tedarik zincirlerini parçalı hale getiriyor ve hız ile güvenilirliğin değerini daha da artırıyor. Bu ortamda hava kargo artık sadece bir taşıma yöntemi-modu-değil küresel ticaretin stratejik bir kolaylaştırıcısı ve destekleyicisi haline gelmiştir” dedi.

Dalgalanmaların Küresel Ticarete Etkisi
IATA, Küresel Kargo Başkanı Brendan Sullivan
Küresel konjonktüre hakim olan bu dinamiklerin geçici olmadığına dikkat çeken Brendan Sullivan şu görüşleri ifade etti; “2026 yılına baktığımızda, dalgalanmanın küresel ticaretin belirleyici bir özelliği olmaya devam etmesi muhtemeldir ve uyum sağlama yeteneği, hava kargonun en büyük gücü olmaya devam edecektir. Sektörün karşı karşıya olduğu soru, hava kargonun değişime yanıt verip veremeyeceği değildir—çünkü bunu defalarca kanıtlamıştır—asıl soru bunu nasıl daha hızlı, daha verimli ve daha sürdürülebilir şekilde yapabileceğidir. Bu zorluk, Mart 2026’da Lima’da gerçekleştirilen IATA World Cargo Symposium kapsamında yapılan tartışmaların merkezinde yer almaktadır. Bu yılki sempozyum, dinamik bir dünyada hava kargo sektörünü ileriye taşımayı ve sorunları teşhis etmekten çözümleri uygulamaya geçmeye odaklanmaktadır. Regülasyonlar, dijitalleşme ve özel kargo konularına ayrılmış oturumlar kapsamında; sektör liderleri, politika yapıcılar ve uygulayıcılar, hava kargonun baskı altında bile etkin şekilde çalışmasını sağlayan temellerin nasıl güçlendirilebileceğini inceleyecektir.”

Regülasyonların önemine değinirken Sullivan, “İyi tasarlanmış ve küresel ölçekte uyumlu kurallar ticareti kolaylaştırır; parçalı veya güncelliğini yitirmiş düzenlemeler ise ticareti sınırlar. Tedarik zincirleri daha karmaşık hale geldikçe, düzenleyici çerçevelerin de buna ayak uydurması gerekir. Özellikle ilaçlar, canlı hayvanlar, lityum piller, bozulabilir ürünler ve e-ticaret gönderileri gibi özel kargolar söz konusu olduğunda bu düzenlemeler çok daha önemlidir” dedi.

Dijitalleşme ONE Record ile Hızlanıyor

Sullivan konuşmasında hava kargonun dijitalleşmesindeki çalışmalara ve süreçlere değinirken şunları söyledi; “Hava kargo verileri hâlâ tedarik zinciri boyunca çok parçalı sistemlerde bulunuyor; bu durum veri tekrarına, gecikmelere ve mevzuata uyum risklerine yol açıyor. Bu sorunlar özellikle e-ticaret gibi yüksek hacimli segmentlerde daha da zorlayıcı bir tablo sunuyor. IATA projesi olan ONE Record sektörün tedarik zinciri boyunca veriyi paylaşma, yönetme ve güvenme biçiminde temel bir değişimi temsil etmektedir. Ocak 2026’dan itibaren, uçtan uca kargo veri paylaşımı için standart olan ONE Record kargo verilerinin değişimi için tercih edilen yöntem haline geliyor. Küresel hava konşimentosu hacminin %70’inden fazlasını temsil eden havayolları bu uygulamaya geçme yolunda olsa da, ilerlemenin daha hızlı olması için de daha fazla havayolu ve lojistik taşıyıcısının uygulamayı genişletmesini bekliyoruz. Ayrıca hükümetlerin düzenleyici bildirimlerde ONE Record verilerini kabul etmesi ve teknoloji sağlayıcılarının güvenli ve birlikte çalışabilir platformlar geliştirmesi ve devreye alması gerekiyor.”
Hava Kargoda Üç Stratejik Öncelik: Dijitalleşmeye Hız, Küresel Standartlar, Emniyet ve Güvenlik
Sullivan, tehlikeli maddelerin güvenli taşınması ve kargo güvenliği süreçlerinin gelişen operasyonel ve güvenlik risklerine uyum sağlaması için bu konulara sürekli odaklanma gerektiğine dikkat çekerek, “Emniyet ve güvenlik, tüm kargo ekosisteminin ortak sorumluluğudur. Küresel çerçevelerin modernleştirilmesi ve hükümetlerle sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel ticaretin güvenli ve emniyetli şekilde hareket etmeye devam etmesini sağlamak için önemli bir gereklilik olacaktır” diye konuştu.

Küresel Standartların Güçlendirilmesi ve Adil Slot Düzeni

Hava kargonun karşı karşıya bulunduğu sorunlara yönelik değerlendirmesinde ise Brendan Sullivan şunları söyledi; “Ne yazık ki bazı zorluklarla karşı karşıyayız.

Küresel Tehlikeli Maddeler Yönetmeliği (DGR) güçlü bir çerçeve sunuyor. Ancak bu kuralların uygulanmasında giderek artan bir farklılaşma görüyoruz.

DGR, ülkelerin ve operatörlerin çoğu zaman geçerli güvenlik nedenleriyle. bazı varyasyonlar yapmalarına izin veriyor. Ancak bu varyasyonlar çoğaldıkça operasyonel karmaşıklığı artıyor. Bugün 1.200’den fazla devlet ve operatör varyasyonu bulunuyor. Küresel ölçekte sevkiyat yapan şirketler için bu, ciddi bir uyum yükü anlamına geliyor. Örneğin bazı havayolları, lityum pil gönderileri temel DGR gerekliliklerini karşılasa bile ek onaylar veya ek belgeler talep ediyor. Diğerleri ise teknik olarak izin verilen gönderilere ilave koşullar uyguluyor veya bu gönderileri kısıtlayabiliyor. Varyasyonlar her zaman olacaktır. Ancak bunların şeffaf, gerekçelendirilmiş ve mümkün olduğunca küresel standartlarla uyumlu olması gerekir. Amaç, güvenliği güçlendirirken gereksiz karmaşıklık yaratmamaktır.”

Yaşanan sorunların aynı zamanda kargonun hareket etmesini sağlayan altyapıya erişim konusunda da olduğunu belirten Sullivan, şunları dile getirdi; “Bazı büyük merkezlerde kargo taşıyıcılarına tarihsel slot tahsisleri yerine yalnızca geçici veya ad hoc slotlar verilmektedir — buna Bogotá ve Dubai gibi örnekler dahildir. Bazı pazarlarda ise kargo uçuşları gece operasyonlarıyla sınırlandırılmaktadır; örneğin Asya’nın bazı bölgelerinde uçuşlara yalnızca gece yarısından sabahın erken saatlerine kadar izin verilmektedir.

Hatta Heathrow ve Gatwick gibi büyük küresel merkezlerde bile kargo operatörleri genellikle kalıcı slot tahsisi alamamaktadır. Bu durum operasyonel esnekliği sınırlıyor ve uzun vadeli planlamayı zorlaştırıyor.
Operasyonel kısıtlamalar bununla da sınırlı değildir. Daha kısa park süreleri, sokağa çıkma yasakları (curfew) ve yerel operasyon kuralları da kargo operasyonlarına ek karmaşıklık getirebilmektedir.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
MAİL BÜLTENİ ABONELİĞİ
Güvenlik Resmi
Mail adresinizi kaydederek en güncel haberlere kolayca ulaşabilirsiniz
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2026 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77