• BIST 10479.16
  • Altın 2423.576
  • Dolar 32.2305
  • Euro 34.8286
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

Afetlerde Deniz Ulaştırması Önemli Rol Oynuyor

Afetlerde Deniz Ulaştırması Önemli Rol Oynuyor
10 ili etkileyen deprem felaketinde bölgede yaraları sarmak için tüm Türkiye seferber oldu. Depremde hasar gören karayolları yardımların bölgeye ulaşımını zorlaştırırken devreye dev RO-RO gemileri girdi.

Başta Marmara ve Ege bölgesindeki limanlardan bölgedeki limanlara RO-RO ve diğer gemilerle yardımlar (iş makineleri, konteynerler, cankurtaranlar, TIR’lar, ilaç, giyecek ve gıda maddeleri vb.) ulaştırıldı.

Depremin ilk saatlerinden itibaren TÜRKLİM olarak Mersin Deniz Ticaret Odası ile İMEAK İskenderun Deniz Ticaret odasının da olduğu bir “Kriz ve Destek Masası” kurduklarını belirten Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erdemir, “Limanlar aynı zamanda tehlikeli yükleri de elleçleyen lojistik üslerimizdir. Konteynerler içinde de tehlikeli yükler taşınabilmektedir. Yaşanan afetler limanlarımız da etkileyebilmektedir. 2017 yılı Temmuz ayında İstanbul'da etkili olan şiddetli fırtına nedeniyle TCDD Haydarpaşa Limanı’ndaki tonlarca ağırlığındaki 5 vinç devrilmiş, bir vincin yağ varillerinin üzerine devrilmesi sonucu yangın çıkmıştır. Ocak 2023 ayında İspanya’nın güneyindeki Marbella limanında bulunan bakım-onarım tesisinde çıkan yangında limandaki 80'e yakın tekne de yanmıştır. 11 ili etkileyen iki büyük depremde İskenderun limanımızın geri sahasında konteynerlerden kaynaklı yangının söndürülüp kontrol altına alınması birkaç gün sürmüştür. Yangının kontrol alınmasıyla beraber limandaki destek ve yardım gemilerinin operasyonları başlamıştır. Yani son derece kritik konumdaki limanımız hemen devreye alınarak hizmete başlamıştır.

Depremin ilk saatlerinden itibaren TÜRKLİM olarak içinde Taşucu’dan İskenderun’a kadar olan bölgede yer alan tüm Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erdemirliman işletmelerimizin, Ceyhan ve İskenderun liman başkanlıklarımızın, Mersin Deniz Ticaret Odası ile İMEAK İskenderun Deniz Ticaret odasının da olduğu bir “Kriz ve Destek Masası” kurduk. Bu operasyonların içinde yer alan UTİKAD, UND, Demiryolu Taşımacıları Derneği (DTD) gibi sektörel kuruluşları, Ege ve Marmara’daki limanlardan bölgeye RO-RO ve gemi seferleri düzenleyen RO-RO operatörü şirketlerimizle RO-RO yanaşan limanlarımızı da masaya aldık. Başta Marmara ve Ege bölgesindeki limanlarımızdan İskenderun Körfezi’ne denizyoluyla yardımların ulaştırılması için gemi organizasyonları yapılmaya başlanıldığı için bu masa aracılığıyla gemilerle yapılan afet destek operasyonlarının kesintisiz ve sıkıntısız yapılmasını sağlamak oldu. Ayrıca bölge limanlarının kendi aralarındaki ekipman, malzeme ve personel desteğini, limanların mevcut imkanlarını birleştirip birbirlerine desteğini de organize etmeye, başta AFAD ve Denizcilik Genel Müdürlüğü olmak üzere lojistik sektörünün birçok kuruluşuyla etkin bir iş birliği ve koordinasyon kurmaya çalıştık. Aslında yapılan tam anlamıyla bir afet lojistiğidir ve denizyolu ulaştırması ve limanlar bu afet lojistiğinde kritik roller üstlenmiştir. Süreç sıkıntısız ve kesintisiz olarak devam etmektedir. Gemi sayıları her geçen gün artmaktadır” dedi.

“Denizyolu ulaştırması sadece en çevreci ve en ekonomik bir ulaştırma şekli değil aynı zamanda en sürdürülebilir, aynı anda çok büyük ölçekte taşımalar yapılabilmesi açısından da en stratejik bir ulaşım şeklidir.” diyen Erdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaşanan pandemide de ülkeler arasında karayolu, havayolu ve demiryolu ulaştırmasının uzun süreli olarak durdurulması ya da birçok nedenden dolayı kapanmasına karşın denizyolu ulaştırması ve limanlar hem insani ve hem de ticari açıdan küresel ölçekte kesintisiz olarak çalışarak hem Asya-Afrika-Avrupa-Amerika arasındaki uzak yol hatlarında hem aynı coğrafi bölgelerde (mesela Akdeniz ve Karadeniz içi ülkeler, Kuzey ve Güney Amerika, Pasifik ve Avrupa bölgesindeki ülkeler arası) taşımaları sağlamıştır.

Dış Ticarette Taşıma Türlerine ve Rejimlere Göre Bedel (USD) Payları (%)

 

Denizyolu

Karayolu

Havayolu

Demiryolu

 

İthalat

İhracat

İthalat

İhracat

İthalat

İhracat

İthalat

İhracat

2017

58,1

56,8

16,9

31

14,4

10,5

0,5

0,4

2018

59,2

61,4

16,9

29,5

12,4

8,0

0,6

0,4

2019

53,7

60,3

17,7

30,1

13,9

8,2

0,7

0,5

2020

52,3

59,5

19,1

31,3

17,0

7,5

1,0

0,8

2021

58,0

59,4

18,0

30,5

9,60

8,3

1,1

0,7


Üç yanı denizlerle çevrili Türkiye’de adalar dahil sahil uzunluğu 8 bin 333 kilometredir. TÜİK’nin konuyla ilgili istatistiklerinden de görüldüğü üzere 2021 yılında dış ticaretimizin değer (USD) olarak ortalama yüzde 60’ı, tonaj (TON) olarak ta yüzde 95’i denizyoluyla yapılmaktadır. Dünyada da pandemiyle birlikte tonaj olarak denizyolunun oranı yüzde 95’lere gelmiştir. Diğer ulaşım türlerine göre denizyolunun olağanüstü bir payı bulunmaktadır. Bu açıdan denizyolunun başlangıç ve bitiş noktası olan limanlarımız ülkemizin dış ticaretteki ana üsleri değil yaşanan büyük afetlerde de bir hayat ve can kapılarıdır. Yaşanan bu durum bir kez daha denizyolunun önemini göstermiştir.”

Dış Ticarette Taşıma Türlerine ve Rejimlere Göre Tonaj Payları (%)

 

Denizyolu

Karayolu

Havayolu

Demiryolu

 

İthalat

İhracat

İthalat

İhracat

İthalat

İhracat

İthalat

İhracat

2017

95,6

76,5

4,0

22,1

0,1

0,8

0,4

0,6

2018

95,5

78,3

4,1

20,4

0,1

0,8

0,4

0,5

2019

95,1

81,1

4,4

17,6

0,1

0,9

0,4

0,5

2020

95,3

82,8

4,0

16,2

0

0,4

0,6

0,6

2021

95,3

82,8

4,0

16,2

0

0,4

0,6

0,6


Deprem sonrası devam eden çalışmalarda denizyolu ulaştırması ve limanların kritik rol oynamaya devam edeceğinin altını çizen Erdemir, “Depremden etkilenen ve afet bölgesi ilan edilen illerde Türkiye’deki toplam nüfusun yüzde 15,7’si (13,3 milyon) insan yaşamaktadır. Bu bölgedeki iller 2022 yılında gerçekleşen toplam ihracatın yüzde 8,7’sini (19,76 milyar USD) yaparken bu ihracatın yarısından fazlasını (10,52 milyar USD) Gaziantep’te gerçekleştirmiştir. Bölge sanayi ve tarımsal üretim açısından da oldukça önemli olduğu gibi çalışan nüfusun bölgedeki varlığı sanayi ve tarımsal üretimin devamlılığı açısından da önem arz etmektedir. Bu açıdan bölgedeki yaraların sarılması, nüfusun bölgede hızlı bir şekilde yerleştirilerek yaşam alanlarının ve devamında da konutların inşa edilmesi çalışmalarının ve taşımaların lojistiğinde de denizyolu ulaştırması ve limanlarımız kritik rol oynamaya devam edeceklerdir” dedi.

Denizyolunun ve limanların bu tip afetlerdeki rolü hakkında bilgi veren Erdemir şöyle devam etti: “Ayrıca yaşadığımız en şiddetli ve en yıkıcı deprem hepimizi derinden üzmüş, etkilenen il, ilçe ve yerleşim bölgelerinin sayısı ile afet alanın büyüklüğü dikkate alındığında, çok sayıda insanımızın hayatına mal olmuş, yıkılan binalar, hasar gören karayolları, havaalanları, demiryolları, limanlar, üretim ve hizmet tesisleri ve yaşam alanları ile ülkemiz ekonomisine büyük zarar vermiştir. Bu felaketin ilk saatlerinden itibaren tüm vatandaşlarımız, şirketlerimiz ve kurumlarımız yurdun her tarafından deprem bölgesine yardımlar ve destekler vermeye başlamıştır. Ortaya çıkan durumda “Afet Lojistiğinin Yönetimi”nin de başlı başına bir stratejik planlama ve yönetim olduğu da görülmektedir ki Türkiye bu konuda olağanüstü deneyimli kuruluşlara, şirketlere ve kamu kurumlarına sahiptir. Lojistik sektörünün temsilcileri olarak başta AFAD olmak üzere ilgili kamu kurumlarımızın yönetiminde sektörlerimizin birikimi, tecrübesi ve ortak aklı ile ülke ve toplum yararına bu afet lojistiğinin çok daha etkin yönetileceğine inanıyoruz. Her yaşanan afet devamında önemli eksiklikleri ortaya çıkarmaktadır maalesef ama buradan alınacak derslerle sektör kuruluşları olarak önemli adımları atacağız ve planlayacağız. İlgili kamu kurumlarımızın ve sektörel kuruluşlarımızın birlikte çalışmasının gereği ve önemi daha da fazla anlaşılmaktadır.”

Yaşanan afet sonrası ortaya çıkan sonuçlar ve riskler mevzuatlarda, teknik şartnamelerde neler yapılması gerektiğine ilişkin yol gösterici bilgilerin ortaya çıktığını söyleyen Erdemir, “1999 yılında yaşanan Marmara depreminde İzmit Körfezi’ndeki limanlarımız bugün yaşanan depreme göre daha fazla zarar görmüştü. İki limanda iskeleler çökmüş, ciddi yapısal hasarlar meydana gelmişti. Yaşanan bu depremden sonra 18.08.2007 tarihli Resmi Gazete'de "KIYI YAPILARI, DEMİRYOLLARI, HAVAMEYDANLARI İNŞAATLARI DEPREM TEKNİK YÖNETMELİĞİ" ile daha sonra yenilenerek 06.10.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “TÜRKİYE KIYI VE LİMAN YAPILARI DEPREM YÖNETMELİĞİ” ile liman ve kıyı yapıları inşaatları yapılabilmektedir. İskenderun Körfezi’ndeki liman yatırımlarının çok daha genç olması ve yönetmeliklere göre inşa edilmelerinin önemi görülmüştür. Her yaşanan deprem ile ortaya çıkan sonuçlar ve riskler mevzuatlarda, teknik şartnamelerde neler yapılması gerektiğine ilişkin yol gösterici bilginin de ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Başta Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü, denizcilik Genel Müdürlüğü olmak üzere ilgili kurumlarımızın da çıkaracağı çok sayıda konu olacaktır” diye konuştu.

Türkiye’nin güncellenen deprem risk haritalarına bakıldığında Karadeniz hariç limanların toplu bulunduğu tüm bölgelerin birinci derece deprem bölgesi olduğunu vurgulayan Aydın Erdemir sözlerini şöyle tamamladı: “Bu açıdan TÜRKLİM olarak idaremizin ilgili birimleriyle de koordinasyon halinde limanlarımızın deprem riskine göre hazırlığıyla ilgili teknik çalışmalar yapılacaktır. Yine başta arama, kurtarma ve afete karşı hızlı ve etkili müdahale yapabilmek adına limanlarımızın personel açısından güçlendirilmesi, afete uğrayan limanlarımıza destek verecek limanların eşleştirilmesi dahil önümüzde çok sayıda ödevimiz vardır.

Afetler aynı zamanda denizyolu ulaştırmasının ve limanlarımızın ne kadar önemli hayati olduğunu da göstermiştir ki bugün İskenderun Körfezi’ndeki limanlarımız bu hizmetleri kesintisiz vermektedir. Yani limanlarımız sadece denizyoluyla yapılan dış ticaretimizin değil, afetlerde ülkemizin can ve hayat kapılarıdır.”


Bölgedeki limanların durumu

Afetlerde Deniz Ulaştırması Önemli Rol Oynuyor

Türkiye’de denizyoluyla yükleme ve tahliye yapılabilen 219 adede yakın kıyı tesisi (liman, iskele, dolfen, şamandıra) bulunmaktadır. İskenderun Körfezi ise liman yatırımları ve altyapıları açısından Türkiye’nin son 20 yılda en fazla liman yatırımının yapıldığı, büyük gemilere hizmet edecek şekilde inşa edilmiş modern, ayrıca da ekipman açısından hızlı ve kapasitesi yüksek limanlara sahiptir. İskenderun Limakport’taki yangının söndürülesine müteakip liman çok hızlı bir şekilde yardım gemilerine ve RO-RO’lara açılmıştır. Gemilerin yanaşması açısından Limakport, İsdemir, Atakaş, Tosyalı, Yazıcı, Assan, Ekinciler, Gübretaş, MMK, Torosport Ceyhan, Sanko, EMBA hatta Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi içinde bulunan Sönmez Çimento gibi limanlar mevcut iken Mersin’deki Mersin Uluslararası (MIP) Limanı, Mersin Serbest Bölgesi Limanı, Yeşilovacık Limanı ve Ceyport Taşucu limanlarımız da destek operasyonlarına hazır durumdadır ki halihazırda MIP Mersin limanımız da kullanılmaktadır. İskenderun-Taşucu arasında sadece RO-RO gemilerinin yanaşmasına uygun RO-RO iskelesi olan 7-8 limanımız mevcuttur. Yine bölgenin akaryakıt ihtiyaçları açısından baktığımızda İskenderun’dan Mersin’de Türkiye’nin en büyük LPG, petrol ürünleri depolayan depolama terminallerimiz ve limanlarımız da bu bölgelerdedir.

Ayrıca depreme müteakip Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin TCG Bayraktar ve TCG Sancaktar gemileri de düzenli olarak yaralı ve insan taşımalarında, hastane hizmetlerinde bölge limanlarından diğer sahil kentlerindeki limanlara taşımalar yapmaktadır. Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi de (İBB) İDO’dan ayarladığı iki gemiyle bölgede destek operasyonları yapmaktadır. Yine insani yardımının daha genişletilmesi amacıyla Adana’daki Karataş, Mersin’deki Erdemli gibi balıkçı barınaklarından büyük balıkçı tekneleriyle Hatay, Samandağ’daki Çevlik balıkçı barınağına ve Arsuz, Mağdenli’deki HADO iskelesine yiyecek ve su ağırlıklı taşımalar başlamış, bu teknelerimizin dönüşlerinde yaralı ve yolcu taşımaları yapmıştır. Burada balıkçılarımızın desteği son derece değerlidir ve balıkçı tekneleriyle seferber olmuşlardır.

Başta Marmara ve Ege bölgesindeki limanlarımızdan bölgedeki limanlara RO-RO ve diğer gemilerle yardımlar (iş makineleri, konteynerler, cankurtaranlar, TIR’lar, ilaç, giyecek ve gıda maddeleri vb.) ulaştırılmaktadır, gelen tüm gemiler bölgedeki limanlarımızda sorunsuz ve hızlı bir şekilde tahliye edilmektedir. Önümüzdeki günlerde geçici hastane ve konaklama görevlerini de yapacak yolcu gemilerinin de organizasyonları yapılmaktadır. Kısaca bölge limanlarımız var güçleriyle ve imkanlarıyla hizmet vermeye devam etmektedir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
MAİL BÜLTENİ ABONELİĞİ
Güvenlik Resmi
Mail adresinizi kaydederek en güncel haberlere kolayca ulaşabilirsiniz
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2023 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77