• BIST 1.460
  • Altın 501,981
  • Dolar 8,3513
  • Euro 10,1937
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 13 °C

Değişmeyen Durumlar

Değişmeyen Durumlar

Uluslararası karayolu taşımacılığından lojistiğe uzanan serüvende en çok haksız rekabet sözü edildi. Halen de taşımacılık ve lojistiğin temel oyuncuları, gerçek yatırımcı ve akil adamları, sektörde yaşanan sıkıntıların temelinde haksız rekabet ortamı yattığını savunuyor. Pek çok girişim de yapıldı aslında. Bir zamanlar sektörde üretilen hizmet toplamı açısından önemli bir bölümü temsil edenler, zaman zaman birlikte hareket ederek en çok da kendilerinin yakındıkları haksız rekabetle mücadele etme adımı attılar. Ancak işin doğası gereği, en büyük kesimi temsil edenler aslında zaten yakınma nedeninin de en büyük kaynağı oldukları için yol almak mümkün olmadı.

Her zaman kibarca yazıldı, çizildi, söylendi. Kısmen geleneksel terbiye anlayışı nedeniyle kısmen ticari kaygılarla kimse açık seçik gördüğünü, aynı açıklıkla dillendiremedi. Eğer bir sektörde hizmetin sunumuna, satışına, yapılışına dair artık kronikleşmiş bir problem varsa, bunun kaynağı en çok faaliyette bulunanlardır. Hem ağlarım hem giderim anlayışı taşımacıları 30 yıldır yavaşlatıyor.

Haksız rekabeti önlemek için, koca koca firmalar ve onları yöneten koca koca adamlar, oturup hesap ettiler; ‘40 firma’ dediler, ‘50 firma’ dediler, ‘birlikte hareket edersek haksız rekabeti önleriz, bir taban fiyatı uygulayalım, herkes buna uysun, zaten küçük firmalara da biz iş veriyoruz, sorunu çözeriz’…

Benim de tanık olduğum ve ‘haksız rekabeti önlemeye yönelik’ en azından bu niyeti taşıyan pek çok toplantı yapıldı, kararlar alındı. Taban fiyat vb kararların hukukiliği ayrı bir yana zaten hayata geçmesi de mümkün olmadı. Ya alınan kararlar yanlıştı ya da karar alanların iş anlayışı…

Gerekçeleri ne olursa olsun, sonuçları tüm sektörü olumsuz etkileyen haksız rekabetin bir yan yol, bir geçici an değil, kalıcı durum halini aldığını ve iş yapma biçimine dönüştüğünü düşünmek istemiyorum. Kaldı ki neredeyse kutsal sayılan rekabette, haksızlığının nerede başlayıp nerede bittiği ayrı bir değerlendirme istiyor.

Tanımı konusunda bile ortak bir düşünce olmayan haksız rekabet, çoğu zaman tembelliğin kılıfı da olabiliyor. İş yapma biçimleri arasındaki farklılıkları ve bu sayede elde edilen üstünlükleri haksızlık olarak değerlendirmek, özellikle de bunu bilmeden yapanları hiçbir yere götürmez.  Fakat tartışma götürmeyen haksızlıklar doğuran rüşvet, satın alma, ahlak dışı çıkarlar sağlamaya dayalı iş görme yolları kadar kanunen suç sayılan diğer başka yolları işin esası olarak kullanmak da dengeleri alt üst etmektedir.

Haksız rekabet diye yakınılanlar bunlarla sınırlı olsa anlaşılır ve taraftar bulabilir. Fakat aksi halde beceriksizliğin adını haksız rekabet koyarak bir yere varmak zor.

İlker ALTUN
ilker@aysberg.com

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrupa Trenlerini Türkler mi Doldurdu?02 Kasım 2020 Pazartesi 13:42
  • ‘Yüzyılın Misyonu’ Aşıyı Taşımak!01 Ekim 2020 Perşembe 16:29
  • ‘Yeni Normal’28 Ağustos 2020 Cuma 19:21
  • Virüpolitik20 Temmuz 2020 Pazartesi 16:27
  • Virüs Karşısında Dünya Başsız Kaldı24 Haziran 2020 Çarşamba 13:00
  • Yapılar Parçalanıyor14 Mayıs 2020 Perşembe 21:06
  • Salgın İle Gelen Değişim Dalgası21 Nisan 2020 Salı 14:53
  • ‘Korona Günlerinde’ Lojistik23 Mart 2020 Pazartesi 16:49
  • Türkiye Krizlerden Fırsat Yaratır mı?03 Mart 2020 Salı 16:22
  • 2020’ye Kalanlar03 Şubat 2020 Pazartesi 15:31
  • MAİL BÜLTENİ ABONELİĞİ
    Güvenlik Resmi
    Mail adresinizi kaydederek en güncel haberlere kolayca ulaşabilirsiniz
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2021 Kargo Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (+90-212) 217 49 59 (Pbx) Faks : (+90-212) 211 62 77